Advertisement

Yazar: Uzunçorap

Küçük ve kara bir balık

Bir çocuğa evden gitmeyi öğretmek. Herhalde bir anne-babanın yapmayı en son isteyeceği şey. O kadar üzerine titrediği, binbir zahmetle büyüttüğü, kendi geleceğini onunkiyle eşlediği ve evet bütün bunları severek (kimi zaman sevgi kılıfına bürüyerek) yaptığı çocuğa bir gün yuvadan uçup kendi yoluna gitmesini söylemeyi düşünmek. O kadar eğitim, ihtimam vs. ile geleceğe hazırlanan çocuğun, evden gittiği günü hayal etmek hangi ebeveynin kalbini endişeyle ve hüzünle doldurmaz ki?.. Pek çok ebeveynin aklına ancak kâbus formunda düşürdüğü bir başka mesele daha var. Ya çocuğum içinde yaşadığım toplumun kurallarını, öğretilerini hiçe sayan biri olursa… Öyle ya çocuk büyüyecek, ana-babasının gururu olacak, yüzünü...

Devamı…

Bebek kanalları izleyen ebeveyn sendromu

Bebeklerin televizyon izlemesinin ne denli zararlı olduğuna dair yapılmış pek çok araştırma halihazırda bulunmakta ve yavrucaklarımızın televizyon saatini maksimum 40 dakika ile sınırlandırmamız gerektiği söylenmekte. Ne var ki, pek çok kişi zavallı ebeveynlerin bebek kanallarına maruz kalmasıyla yaşadığı olumsuz etkilerden bi haber. İşte bebek kanalı izleyen ebeveyn sendromunun bazı belirtileri. Dikkatli okuyun ve çevrenizde bu sendromu yaşayan bahtsız ana babalara yardım eli uzatın. Birinci Evre: Ebeveynler bu kanalları ilk izledikleri esnada göğüste yanma hissi yaşarlar. Nefes alamıyormuş gibi hissedip gömleklerinin iliklerini açma, sanki üstünde bir ağırlık varmış da onu atmak istiyormuşçasına hızla yerinden kalkma gibi tepkilerde bulunabilirler. Size sıklıkla...

Devamı…

4+4+4 anketinden çıkan sonuç: "Kaygılıyız!"

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Eğitimcilerimiz yeni sistem ile ilgili ciddi kaygılar taşımaktadır” dedi. Türk Eğitim-Sen tarafından internet üzerinden 4+4+4 sistemi ile ilgili yapılan anket sonuçları açıklandı. Türk Eğitim-Sen 4+4+4 sistemini mercek altına almak amacıyla 25 Nisan-09 Mayıs tarihleri arasında internet üzerinden bir anket çalışması gerçekleştirdi. 3 bin 923 eğitimcinin katıldığı anket çarpıcı sonuçlar içeriyor. Katılımcıların yüzde 68,4’ü ilköğretimde, yüzde 17,9’u ortaöğretimde, yüzde 8,3’ü okul öncesinde, yüzde 1,2’si Bakanlık taşra teşkilatında, yüzde 1,2’si üniversitelerde görev yapmakta. Ankete katılanların yüzde 41,9’u 4+4+4 sisteminin içeriği hakkında bilgi sahibi, yüzde 34,6’sı kısmen bilgi sahibi olduğunu ve yüzde 23,5’i...

Devamı…

6 yaşında çocuk İstanbul’un göbeğinde kanalizasyona düştü.

Türkiye’deki şehirlerde üç şeyin yaşadığı unutulur: Çocuklar, hayvanlar ve engelliler. Öyle bir unutulur ki bu üçü, ölmedikleri günlerde sürünürler. Aynı alışveriş merkezinde birden fazla çocuğun basit bir plastik parçası yüzünden ölmüş olması misal, dünyada kaç ülkede olabilir? Şimdi de İstanbul’un göbeği Şişli’de 6 yaşında bir çocuk yürümek suçunu işlerken rögara düşmüş. Şişli’de annesi Şahinde Kap ile birlikte eve dönen 6 yaşındaki Deniz Kap, yol yenileme çalışmaları nedeniyle sabitlenmeyen rögar kapağına basarak kanalizasyona düştü. Kanalizasyondan çıkartılan küçük çocuk, ambulansla Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Neyse ki hayati tehlikesi bulunmayan Deniz Kap’ın sol ayağı kırıldı. Ailesi şikâyetçi olacak Deniz...

Devamı…

Öğretmenlere verilen ve verilmesi gereken cevaplar

Genç ve gizemli yazarımız Zıplayan Zürafa 10 yaşındadır. Gururla belirtiriz ki yazılarına editör eli değmemektedir. Durum: İki öğrenci derste konuşup gülüşürler. Öğretmen: Ooo, keyfiniz yerinde bakıyorum. Çay, kahve de ister misiniz? Verilmesi gereken cevap: Aaa, teşekkürler. Kahve değil ama zahmet olmayacaksa bol şekerli bir çay alabilirim. Çok naziksiniz. Verilen cevap: Üzgünüm öğretmenim, bir daha olmayacak. Durum: Öğretmen yorgundur. Öğretmen: Ne olur yormayın beni, bu bugün girdiğim yedinci sınıf. Verilmesi gereken cevap: Ciddi misiniz? Vah yazıııık. Biz sabahtan beri piknik yapıp güneşleniyorduk. Acıdım size şimdi. Verilen cevap: Üzgünüm öğretmenim, bir daha olmayacak. Durum: Çocuk ödevini evde unuttuğunu söyler. Öğretmen: Kendini de...

Devamı…

Yenidoğanlarda burun damlası ne zaman kullanılır? Dr. Demet Ilıkkan cevapladı.

Yeni doğan bebek ilk nefeslerini ağlayarak, bağırarak ağız yoluyla alır, ardından kısa sürede sakinleşip burundan nefes almaya başlar. Erişkinden çok daha belirgin olarak, bebekler nefes almak için burun deliklerinin açık, rahat nefes alınır şekilde olmalarına muhtaçtır. Burnu tıkalı olduğunda, burnundan rahat nefes alamadığında ancak ağlayarak ağız yolu ile nefes alır. Tıbbi bir sorun olmadıkça yeni doğan bebek müdahale edilmeksizin, burun deliklerinden ihtiyacı olan nefesi rahatlıkla alır. Sağlıklı bir yenidoğanda burun tıkanıklığının en büyük nedeni oda ısısının gereğinden yüksek olması nedeniyle soluduğu havanın neminin azalması, burun deliklerini döşeyen mukozanın nemsizleşmesidir. Bu nedenle burnunda hapşırıp temzileyemediği tıkaçlar oluşur. Bebekler için serum...

Devamı…

Pratik eğlencelikler

Renkli buz küpleri Serinletici ve rengârenk bir öneri. Suluboyayla renklendirilmiş suları buzlukta donduruyor, tercihen beyaz bir örtüyle beraber çocukların önüne koyuyor ve eğlencelerini seyrediyoruz. Sonra kalan küpleri örtüde bırakıp renklerin iyice kumaşa yerleşmesini bekliyoruz. Asarak kurutuyoruz. Ve sonunda renkli bir örtümüz oluyor.               Kumsalda neşeli ayaklar Sanırım biz de aynısını bir marangozla ortak calışma sonucu elde edebiliriz.               Kurdeleden şirin sandaletler Tuhafiyeden alınacak kumaş bir gül (ya da ne isterseniz), o güle dikilecek kurdele ya da lastik ve 5 dakika bu sevimli bebek sandaletlerini bebeğinizin ayağına geçirmek...

Devamı…

"Enee, seviyorum kız seni!"

Yıllar önce devlet tiyatrolarında sahnelenen bir oyun seyretmiştim. Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı. Mükemmel bir oyundu. 1941 yılında Bertolt Brecht tarafından yazılan eserde, I. Dünya Savaşı’nın ardından, büyük şirketlerin çıkar savaşında oyuna gelerek suçlu durumuna düşen ve yargılanan bir belediye başkanının, kendini aklamak için çete lideri Arturo Ui ile işbirliği yapması ve bunun sonucunda Arturo Ui’nin hızla gelişen büyümesi, bir sömürü çarkı oluşturması ve karanlık işlerin karanlık ilişkilerle bir ülkenin kaderini nasıl değiştirebildiği anlatılıyordu. Bugüne kadar izlediğim en iyi oyunlardan biriydi. Brecht bu oyunu yazarken Hitler’in iktidar öyküsünden esinlenmişti. Aradan geçen yetmiş bir yılın ardından bu oyunu Anna Jarvis’in masumane...

Devamı…

Annelerimizin soyadını alalım!

Neden babamızın soyadını taşıyoruz? Çağrı merkezlerinin “Anne kızlık soyadınız?” güvenlik klişesini bir kenara bırakırsak bu basit sorunun rasyonel bir cevabı yok. Kadınların soyadı yok. Babasının, kocasının ya da ikisinin birden soyadını taşır. Bunun tam tersini öneriyoruz. Annelerimizin soyadını almalıyız. Çünkü: Soyağacı tespitinde en güvenilir sonuç mitokondrial DNA ile alınır. Mitokondrial DNA annelerden geçer ve sadece kızları bir sonraki nesle geçirir. Annesi belli olmayan çocuk yoktur. Nesebi kimseye dert olmaz. Sperm bankası gibi durumlarda sorun çıkmaz. Spermin kutsallığı azalır. Dolayısıyla namus cinayetleri de. Erkek egemenliği kestirmeden ve derin bir darbe almış olur. Piç kelimesi önemini yitirir. Oğlu, oğulları soyadlarından kurtuluruz...

Devamı…

Kardiyolojik tanı yöntemleri nelerdir? Prof. Dr. Funda Öztunç cevapladı.

Kalp hastalıklarında sık kullanılan tanı yöntemleri: Göğüs filmi (telekardiyografi-kalp röntgeni) Elektrokardiyogram Yirmidört saatlik elektrokardiyografi (Holter) Ekokardiyografi Egzersiz testi Kalp kateterizasyonu ve anjiyografi Tomografi/MRI Elektrofizyolojik çalışma EKG (Elektrokardiyogram): Kalbin elektrik aktivitesini gösteren ve en kolay uygulanabilen tanı yöntemlerinden biridir. Kalp atımlarının sayısını, kalbin ritmini, kalp atımlarındaki düzensizlikleri (aritmi) araştırmak için kullanılır. Holter monitorizasyon: 24 saatlik ritm takibi yapmak için takılır. Aritmilerin tanısında ve izleminde kullanılır. Ekokardiyografi: Kalbin yapısının ve hareketlerinin “ultrasonografik yöntemle” incelenmesidir. Çocuk için herhangi bir zararı yoktur, acı vermez ve incelemenin sonunda tanı kesinleştirilebilir. Kalp kateterizasyonu ve anjiyografi: Ekokardiografınin yeterli bilgi sağlayamadığı bazı seyrek durumlarda daha ileri bilgi...

Devamı…