Advertisement

Yazar: Uzunçorap

İyi Cüceler Kitabevi, genç sinemacılarını bekliyor!

İyi Cüceler Kitabevi, 24 Mart – 09 Haziran tarihleri arasında 10-16 yaş aralığındaki öğrenciler için sinema atölyesi kuruyor. İyi Cüceler Sinema Atölyesi’ne katılacak olan öğrenciler sinemanın ilk keşfinden günümüze kadar olan tarihi gibi konuların yanı sıra sinemanın pratiğini öğrenerek “bir film nasıl yapılır?” sorusunun cevabını arayacaklar. Üç ay sürecek olan İyi Cüceler Sinema Atölyesi’nin sonunda atölye katılımcıları, öykü ve senaryosunu da kendi yaratıcılıkları ve özgün fikirleri doğrultusunda geliştirilip yazacakları, ön prodüksiyon ve prodüksiyon aşamalarında bizzat çalışacakları, kısa bir film çekecekler. Genç sinemacı adayları, film hazırlık ve çekim aşamasında, ekip çalışmasında bulunacaklar, ayrıca olaylara bakış açıları oluşturmayı, eleştiri kabiliyetlerini olumlu...

Devamı…

Bir GDO devinin DNA'sı: Monsanto

Gıda amaçlı genetiği değiştirilmiş (GD) ürünlerin ithalatı için yapılan başvurulara son olarak Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği’nin (TÜGİDER) üç çeşit GD soya ithalat başvurusu da eklenince hepimiz nefeslerimizi tuttuk, Biyogüvenlik Kurulu’nun kararını bekliyoruz. Onaylandığı takdirde, etiketlerde de belirtilmeyeceğini düşünmek gerçekten tüyler ürpertici. Ne ile karşı karşıya olduğumuzu iyice kavrayabilmek için GDO’nun ne olduğunu bilmek kadar, bunun arkasında yatan ekonomik ve politik gerçekleri öğrenmek de gerekli. GDO’nun gerçek amacı küresel gıda tedarikini kontrol altına alabilmek, yani bu bir ekonomik ve politik hakimiyet meselesi. En büyük biyoteknoloji şirketleri Monsanto, DuPont, Syngenta -bir Novartis şirketi- ve Bayer genetiği değiştirilmiş tohum pazarının neredeyse...

Devamı…

Kardiyolojik tanı yöntemleri

Kalp hastalıklarında sık kullanılan tanı yöntemleri: Göğüs filmi ( telekardiyografi-kalp röntgeni) Elektrokardiyogram Yirmidört saatlik elektrokardiyografi (Holter) Ekokardiyografi Egzersiz testi Kalp kateterizasyonu Tomografi/MRI Elektrofizyolojik çalışma EKG (Elektrokardiyogram) : Kalbin elektrik aktivitesini gösteren en kolay uygulanabilen tanı yöntemlerinden biridir. Kalp atımlarının sayısını, kalbin ritmini, kalp atımlarındaki düzensizlikleri (aritmi) araştırmak için kullanılır. Holter monitorizasyon: 24 saatlik ritm takibi yapmak için takılır. Aritmilerin tanısında ve izleminde kullanılır. Ekokardiyografi: Kalbin yapısının ve hareketlerinin “ultrasonografik yöntemle” incelenmesidir. Çocuk için herhangi bir zararı yoktur, acı vermez ve incelemenin sonunda tanı kesinleştirilebilir. Kalp kateterizasyonu ve anjiyografi: Ekokardiografınin yeterli bilgi sağlayamadığı bazı seyrek durumlarda daha  ileri bilgi edinmek ve tanı koymak amaçlı veya bazı kalp deliklerinin kapatılması, kapaklardaki darlıkların giderilmesi için tedavi amaçlı kullanılabilir. Tomografi/MRI: Gerek yapısal anomalileri, gerekse damarları,  koroner arterleri göstermek için kullanılan ileri tetkiklerdir. Elektrofizyolojik çalışma: Önemli ritm problemleri olan çocuklarda aritminin nedenini belirleme veya tedavi amaçlı kullanılabilir. Çocuklarda kullanımı erişkinlere göre göre daha sınırlıdır. Egzersiz testi: Kalp damar hastalıklarını araştırmada kullanılan testlerden biridir. Hasta, dönen bir bant üzerinde yürütülerek (treadmill) veya sabit bir bisiklette pedal çevirtilerek kalp hızı artırılır. Bu sırada hastadan alınan EKG kayıtlarının bilgisayarda analizi yapılır. Aynı zamanda egzersizle kan basıncı ve nabız değişiklikleri, hastanın göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetlerinin olup olmadığı da kaydedilir. Normal EKG’de görülmeyen bozukluklar bu test sayesinde ortaya çıkarılabilir. Bu test: Efor kapasitesinin ölçülmesinde, eforla ortaya çıkan ritim bozukluklarının tanısında, kalp damarlarında darlık olan hastaları ortaya...

Devamı…

Mükemmel anne olmak

Neden anneliğin meslek yanı ile bir çocuğa canından can vermenin duygusal yanı birbiriyle aynıymış gibi gösteriliyor? Neden ben o mesleğin gerektirdiklerini çok sevmek, şahane yapmak ve hiç şikayet etmemek zorundayım? Neden bunu yaptığımda sanki çocuğumdan şikayet ediyorum, onu sevmiyor, onu istemiyorum gibi davranılıyor? Neden mama hazırlamaktan, belli rutine sahip olmaktan, erken kalkmaktan, alt değiştirmekten, bebeği dışarı çıkarmaktan, emzirmekten, elini tutup gezdirmekten, uyku, ilaç saatini takip etmekten çok hoşlanıyormuş gibi, en azından bir şikayetim yokmuş gibi davranmak zorundayım? Tüm bunlardan nefret ediyorum ve neden bundan utanmam gerekiyor? Neden açıkça söylemekten ve daha az anne bulunmaktan korkuyorum? Neden bebekten önceki alışkanlıklarımı...

Devamı…

Darwin bunu kastetmemişti!

Bilim, yaşamın olağanüstü karmaşıklığını, uzun bir süre açıklanamaz bir sır olarak gördü. Darwin’in evrimi ‘doğal seleksiyon’un bir süreci olarak açıklaması, bilim adamlarına dünyayı daha anlaşılır kılmak için çok geniş bir çalışma alanı sundu. Darwin’in fikirleri dünyanın hemen her yerinde yayılmaya ve tartışma yaratmaya devam ederken, bu fikirlerin ülkemizde tartışmaya bile gerek duyulmadan yorumlandığını ve geçerlilik kazandığını görmekteyiz. Örneğin Darwin’in doğal seçme teorisine bakalım: “Bir tür, onun hayatta kalmasını ve çiftleşecek bir eş bulmasını daha olası hale getirecek bir değişkene sahip iken, farklı türler hayatta kalmalarını daha az olası hale getirecek farklı değişkenlere sahip iseler bu türlerden biri hayatta kalır...

Devamı…

Tost makinesindeki hayatlar

Her sabah işe giderken, apartmanın önünde, aynı saatlerde karşılaşıyoruz onlarla. Biri küçücük daha, ağır okul çantası daha da belirginleştiriyor bu halini. Diğeri büyük, ortaokul öğrencisi olmalı. Küçük olan duygularını yabancılara göstermenin bir zayıflık olduğunu öğrenmemiş henüz. “Her şey yolunda” maskesini takmayı beceremiyor yüzüne, beni görünce hemen çeviriyor başını. Sabahın kör karanlığında evden sokağa fırlatılmış gelmesini hiç de istemediği bir okul servisini bekliyor zaten, bir de komşu teyzeyle mi uğraşacak? Avucunu yalasın bütün teyzeler; mademki uyku yok ona, nazlana nazlana yapacağı bir kahvaltı yok, mademki oyun olasılığı alınmış elinden, o da hiç kimseye iyi davranmayacak işte. Bana bakacağına sokak köpeklerine,...

Devamı…

Semt pazarlarını kapatmak cinayettir!

Demin Prof. Ahmet Aydın ile söyleşi yaptım. İlk sorum şuydu: “Binlerce sayfa yazıyor, detaylı tarifler veriyorsunuz. Beslenme olayının bu kadar akademik olması şart mıdır? Yaptığımız şey altı üstü yemek yemek. Bunun için hepimiz uzman olmak zorunda mıyız?” Yaklaşık olarak şöyle cevap verdi: “Ne yazık ki evet. Çünkü sizi de geçtim, anneannenizin annenizi beslediği gibi beslenmiyoruz. Süpermarketlerde her şey rafine edilmiş, rafta uzun yaşasın diye bozulmuş, zararlı hale getirilmiş şeyler. Ve sürekli bunlar tüketiliyor yiyecek diye.” Ahmet Aydın, tıpkı bizim gibi semt pazarlarından alış veriş yapan birisi. Hatta biz, kendisiyle rekabet edebiliriz. Geçen sene suyunu çıkarmıştık, her hafta başka bir...

Devamı…

Sinema Dobişko 2: Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak

IMDB linki: http://www.imdb.com/title/tt0325675/ IMDB puanı: 7.6 Ahmet Uluçay’la ilk tanışmamız, 1992 yılında çöpte bulduğum Aktüel dergisi ile oldu. Henüz ilk kısa filmlerini yapmışlardı ve Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinin Tepecik köyünde yaşayan bu köylü adamlar dergicilerin ilgisini çekmişti. Kendi başlarına projeksiyon makinesi icat etmişler, pause-play-record yoluyla Beta’dan VHS’ye kısa film kurgulamışlardı. Ve bu kısa video ödüller kazanıyordu. Bir mektup yazdım Uluçay’a “Siz uzaylı mısınız acaba” diye başlayan. Sonra Uluçay bize geldi, Ankara’daki evimize, bütün naifliği, köyünün kokusu ve hiç susmayan hayalgücü ile. Ve sonra hep geldi; Ankara’da festivale, bakanlıkta işi olduğunda, uyuz TRT’cilerin kıçını kovalarken; sonra biz ona gitmeye başladık. Sonra...

Devamı…

Copyleft nedir? Niyedir?

Uzunçorap’taki yazımda merak konusu olmuş, açıklama yazayım dedim. Copyleft’in Türkçe’ye çevrilmesi mümkün değil. Copyright, kavramı bilindiği üzere, telif hakkı demek. Yani, yazarın, müzisyenin, yaratıcının ve daha çok yapımcının, tüccarın eser üzerindeki maddi haklarını tanımlar. Copyright, kopyalama hakkıdır ve “all rights reserved” ile tamamlanır; yani, “tüm hakları saklıdır” der. Buna karşılık, copyleft eserlerin kamuya açık olması prensibini savunur. Copyleft 1976’daki ilk kullanımlarından birinde “all wrongs reserved” olarak tamamlanır. Ben burada, kendimce işin etik yanını tartışacağım. Esasen copyleft kavramı, 70’li yılların ortasında bilgisayar yazılımları konusunda gündeme gelir. Yazılımların özgürce geliştirilebilmeleri, paylaşılabilmeleri ve şirketlerin kontrolünden çıkarılması için devrimci bir öneridir. 1983 yılında...

Devamı…