Yazar: Çeviri

Çiçeği burnunda annelere tavsiyeler

Nihayet heyecanla beklediğiniz yavrunuzu kucağınıza aldınız. Mutlusunuz ama şaşkınlık ve endişe de peşinizi bırakmıyor. Haklısınız hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, ama yeni hayatınız yoluna girdiğinde eskisi gibi olmasına gerek de kalmayacak zaten. Bütün mesele, işleri yoluna koyup bu yeni durumun normallerini oluşturmakta. Yapabileceğiniz pek çok şey var. Tabii ki bunların en başında kendinize zaman tanımak geliyor. Bırakın, yardım etsinler: Aileden bebekler ve ebeveynlik konusunda tecrübeli birileri etrafınızda beliriverecek. Muhtemelen birkaç arkadaş da olacak civarda. Yardım etmek isteyecekler. Kimseye yük olduğunuzu düşünmeyin. Bırakın insanlar size yardım etsinler. Merak etmeyin, bu taptaze hayata bakmak, onun dünyaya alışmasına yardımcı olmak onlara da...

Devamı…

Anne olunca arayacağınız 8 şey

Yanlış anlaşılmasın, anne olmaktan hiç şikayetçi değilim. Ama anne olmanın hayatımda çok radikal bir takım değişiklikler anlamına geldiğinin de farkındayım. Anne olmak birçok konuda beni olumlu yönde değiştirdi. Çocuklarım hayatı daha çok sevmemi sağladılar. Bana hayatın gerçeklerini bilmenin, hayal kurmaya mani olmadığını öğrettiler. Ama gene de anne olarak hayatımda meydana gelen değişikliklerin tamamını sevdiğimi söylersem yalan söylemiş olurum. Üstlendiğim bu annelik rolüyle, gündelik hayatın daha önce farkına bile varmadığım kimi sıradan etkinlikleri birer lüks haline geldi. Banyoda mahremiyet Banyoda en çok ihtiyaç duyduğunuz şey mahremiyettir. Öyle ki kimse bunun aksini iddia edemez. Hatta bunun bir gereklilik olduğunu da düşünmez....

Devamı…

Çocuklar iyi değil

Genellikle endişenin zaman ve enerji israfı olduğunu düşünürüm. 20 yıldır teşhis edilmemiş bir endişe bozukluğuyla yaşadığım için, endişe denilen şeyin nasıl bir mutluluk katili olduğunu da bilirim. Dolayısıyla nadiren anne-babaları endişelendirecek şeyler yazarım. Fakat şunu da söylemem lazım, çocuklarım ve onların arkadaşları hakkında sahiden endişeliyim. Çocuklar iyi değil. Pek çok çocuk sahiden kötü durumda. Az önce son derece seçici bir hazırlık okulunun toplantısından çıkıp geldim. Yüksek öğretimi belirleyen “uzmanlaşma ethosu”na fazlasıyla inanmış görünüyorlar. Çünkü bu sayede benzerleri arasından sıyrılıyor ve eğitim pazarında rekabet edebiliyorlar. Daha çok rekabet edebilmek için de çocukları kendi özelleştikleri alanda uzmanlaştırarak rekabete sokuyorlar. Böylece çocuklarımız...

Devamı…

Neden oynamalı?

Oyun, çocuğunuzun entelektüel, sosyal ve duygusal gelişiminin en önemli parçalarından biri. Aynı zamanda eğlenmenin en doğal yolu. Hiç oyun oynamayan bir çocuğun doğru düzgün bir gelişim çizgisi göstermesi imkansız. Öte yandan hiçbir çocuk daha akıllı, daha başarılı olacak diye herhangi bir oyuna ya da sürekli oynamaya da zorlanmamalı… Oyunun neden gerekli olduğunu bilmek, oyun tanımlarımızı ve oyunlara bakışımızı netleştirmeye yardımcı olabilir. Oyun oynamak çocukların yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini beslemekle kalmaz, aynı zamanda fiziksel, zihinsel ve duygusal anlamda güçlenmelerini de sağlar. Oyun, bir çocuğun sağlıklı büyümesi için ihtiyaç duyduğu etkinliklerden biridir. Hayatla karşı karşıya kalmayı, kendine güvenmeyi, kendini anlamayı, sınırlarını...

Devamı…

Anneniz yokken anne olmak

Monica Beyer, anne olmak üzereyken kendi annesini kaybeden kadınların deneyimlerini aktarmış. Kendi çocuğunuz olduğu zaman, ebeveynlerinizle, özellikle de annenizle ilişkiniz değişmeye başlar. Onları daha iyi anlamaya, aranızdaki ilişkiyi onların perspektifinden görmeye başlarsınız. Bu evrede eğer aranızda iletişim de varsa annenizin desteğini ve rehberliğini almak size çok iyi gelebilir. Ama elbette hayattaysa ve onunla konuşabiliyorsanız… Anneniz bebeğiniz doğmadan önce ölmüşse, aranızdaki ilişkiyi yoluna sokacak bir fırsattan yararlanamıyor olduğunuz gelir aklınıza. Onun yokluğunu hamileliğiniz ve doğum esnasında da hissetmişsinizdir, sırtınızı okşayan, alnınıza dokunan elleri yoktur civarda. Avustralyalı iki çocuk annesi Liz kendi deneyimini anlatıyor: “İki çocuğum var, ilki doğmadan hemen önce...

Devamı…

Oğlumu kaybettikten sonra geçirdiğim bir yıl ve Anneler Günü

Geçen yıl Anneler Günü’nde, yatağımda oturmuş, çocuklarımdan gelecek sürpriz hediyeleri bekliyordum. Kızım o gün bana, üzerinde çiçeklerin bulunduğu harika bir seramik armağan etti. Nefesimi tutmuş altı yaşındaki oğlum Michael’ın hediyesini bekliyordum. Okulda öğretmeni ile yaptığı bir elişi ve Sevimli Canavarlar Üniversitesi filmine ait afişler ve üzerine iliştirdiği bir not ile karşıladı beni: “Anneler günün kutlu olsun: Senin küçük canavarın.” Eşim oğlumun bu afişleri aylar öncesinden beni mutlu edeceğini düşünerek seçtiğini anlattı. Çocuklarımı kucaklarken göz yaşlarına boğuldum ve düşünceli hediyelerini ne kadar çok sevdiğimi söylemeyi ihmal etmedim. Bir hafta sonra oğlum hayatını kaybetti. Vefatından önceki sekiz ay boyunca, Michael DIPG...

Devamı…

Otizmli Carly Fleischmann’dan “sessiz” röportajlar – 1: Channing Tatum

2012 yılında bir iletişim aygıtı kullanarak hayatı hakkında bilinmeyenleri anlattığı bir video ile dikkatleri çeken, oral apraksi nedeniyle konuşamayan otizmli Carly Fleischmann dört yıl sonra, ilginç bir röportaj serisinin yaratıcısı oldu. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan serinin ilk bölümünde oyuncu Channing Tatum ile yetişkinlik, evlilik ve korkular üzerine bir iletişim aygıtı vasıtasıyla konuşan Fleischmann, alternatif iletişim metodları kullanan insanlara farkındalık kazandırmak amacıyla röportajlarına devam edeceğini söylüyor. “O bir striptizci, bir polis memuru, bir gizli ajan, bir muhabir, herkesin sevgilisi ve kısa bir süre sonra da benimle birlikte olabilmek için eşini terk edecek.” diyerek Channing Tatum’u programına davet eden Fleischmann röportaj boyunca esprileriyle herkesi güldürüyor. Siz...

Devamı…

Herkesin “her şeyi” olmak isteyen kadınlara öneriler

Diğer ebeveynlerin birbirlerine anlattıkları uykusuzluğa dair hikayeleri duyduğumda araya girmemek için kendimi zor tutarım. Bu deneyimler bazen komik, bazen de biraz garip olabiliyor. Benim uykusuzluk hikayelerim ise diğerlerinin aksine oldukça acı verici. Gün içerisinde çoğu zaman sabırsız olmama, fazla tepki vermeme ve sesimi yükseltmeme neden oluyor. Birkaç sayfadan oluşan yapılacaklar listesi ile uğraşıp hepsini gerçekleştirmeye çalışarak kendimi uykudan mahrum bıraktığım zamanlar hayatımın en mutsuz dönemiydi. Herkesin “her şeyi” olmak ve her şeyi başarmak uğruna aldığım sorumluluklarla ve kendime yaptığım baskılarla hayatımı çoktan toprağa vermiştim. Günde sadece dört veya beş saatlik uyku, hayatımda çok büyük değişikliklere neden oldu. Uyku ile ilgili...

Devamı…

Bekâr bir anneye söylememeniz gereken 5 şey

New York’ta iki çocuğumla birlikte yaşayan bekar bir anneyim. Çocuklarım çok kültürlü bir okulda eğitim almasına rağmen hala göze batıyorum. Oyun buluşmalarına gittiğimde, zamanımın yarısı annelerin beni tanıdıkları biriyle buluşturma çabalarıyla geçiyor. Diğer yarısında ise, bekar bir anne olmanın ne kadar zor olduğu üzerine sorular sorup duruyorlar. Bunun zor olduğunun farkındayım, çünkü merhaba ama ben bekar bir ebeveynim. Bunun sürekli hatırlatılmasına da ihtiyacım yok. Bekar bir ebeveyn olmak üzerine yapılan pasif-agresif yorumlar ise her geçen gün beni daha çok şaşırtıyor. İşte, duymaktan yorulduğum beş şey: 1. Çok zor olmalı! Gerçekten mi? Olamaz. Ben ebeveynliğin zor olduğunu henüz fark etmemiştim....

Devamı…

Çocukları özgür bırakın!

Dünyada her iki çocuktan birinin açık havada geçirdiği sürenin bir mahkumun gün içerisinde dışarıda geçirdiği süreden daha az olduğu ortaya çıktı. 10 ülkeden 12.000 ebeveyn ve yaşları beş ila 12 arasında değişen çocuklar ile yapılan ir araştırma, çocukların neredeyse üçte birinin günde sadece 30 dakika ve daha az bir süre açık havada vakit geçirdiğini gösterdi. Araştırmanın sonuçları, Amerika’da “Çocukları Özgür Bırakın” adlı bir projeye de ilham oldu. Çocuk gelişiminde serbest oyunun önemini vurgulayan projenin kısa filminde Amerika’nın Indiana eyaletindeki bir cezaevinde proje için gönüllü olan mahkumlar açık havada geçirdikleri her anın kendileri için ne kadar değerli olduğundan bahsediyor. Gününün...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.