Yazar: Çeviri

Ekvador’da bir dayanışma hikâyesi: Nueva Esperanza Okulu

Ekvador’un eski sakinlerinden Puerto Cabuyal Topluluğu geçimlerini balıkçılık ve tarım faaliyetleriyle sağlıyor. “Dört yıl öncesine kadar içimizde okuma yazma bilen kimse olmadığı için okulumuz yoktu. İlk okulumuz küçük bir kulübedeydi, fakat zaman geçtikçe öğrenci sayısı arttığı için kulübe yetersiz gelmeye başladı. Biz de yeni bir yapı inşa etmeye karar verdik. Okul inşa edildikten sonra çocukların öğrenme sürecinde büyük değişiklik gözlemledim. Bizim toplumumuzda, çocukların her gün içine atlayıp denize açılarak yeteneklerle dolu yeni dünyalar keşfedebileceği tekne şeklinde bir okula sahip olması harika bir şey.” diye anlatıyor öğretmenleri. Topluluğun bulunduğu alanın yakınlarındaki okulların çoğu dikdörtgen şekilli betonarme binalar olarak göze çarpıyor....

Devamı…

Eşcinsel ebeveynlerin çocukları anlatıyor

Gabriela Herman beş yıl boyunca Amerika’yı dolaştı. LGBTQ ebeveynlerin çocuklarını fotoğraflayarak ilginç bir projenin yaratıcısı oldu. “Annem eşcinsel, bu gerçeği açıkça dile getirmek epey zamanımı aldı.” diyen Herman için annesinin kimliğini kabul etmek oldukça zor olmuş. “Kardeşlerim de aynı duyguları hissediyordu.” Herman, eşcinsel ebeveynlerin çocuklarının oluşturduğu COLAGE adlı bir topluluk ile iletişime geçti. Benzer çocukluk hikayeleriyle karşılaştı. Hope, New York’ta iki babasıyla birlikte geçirmiş çocukluğunu. “Arkadaşlarımın ailelerini, teyzelerimi ve amcalarımı görürdüm ve insanların anne diye adlandırdığı ve benim sahip olmadığım bir şeye sahip olduklarını bilirdim. Öz annemi ve ailemi merak ediyordum ama çok fazla üzüldüğümü hatırlamıyorum. Ebeveynlerimin benim güçlü bir...

Devamı…

Selfie çubuğuyla bir annenin bir günü

– Yoruldum, çok zorlanıyorum. – Bebeğine göz kulak olmaktan başka bir şey yapmıyorsun, nasıl yorgun olabilirsin ki? Aramızdaki konuşma böyle sonlanmıştı. Arkadaşım haklı sayılırdı, hiçbir şey yapmıyordum. Haftanın beş günü erken uyanmak ve işe gitmek için sıkış tıkış bir metroda yolculuk yapmak zorunda değildim. Bitmek bilmeyen trafik çilesine de katlanmıyordum. Ofis işleriyle uğraşmam da gerekmiyordu. Evdeydim, evet ve hiçbir şey yapmıyordum! Ne büyük bir zevk! Öyle mi? Gerçekten öyle mi? Belki de sadece sıkılmaktan yorgun düştüm. Doğum iznimi kullanıyorum. Hemen hemen her günüm birbirinin aynı. Gerçekten hiçbir şey yapmıyorum, öyle mi? Peki, bütün gün ne yapıyorum? İşte, bir selfie...

Devamı…

Kaybolan çocukluğu geri getirmek için ne yapabiliriz?

Çocuklarımın, çocuklukları olsun istiyorum. Çocuk gibi yaşadıkları, nefes aldıkları, ağaçlar arasında koşup oynadıkları, gökyüzünü seyre daldıkları bir çocuklukları olsun. Çünkü biliyorum ki gelecek ancak böylesi sağlam bir temelle onlara sağlam bir hayat sunabilir. Çocuklarımı evde eğitiyorum. Her gün dünyanın onLar için hazırladığı paketi yavaş yavaş açmalarını izliyorum. Ama elbette hayatın başka alanlarından da etkileniyorlar. Medyadan, toplumdan… Çocukluğun yavaş yavaş ortadan kaybolduğunu izlediğimiz bütün o alanlardan… Peki bu gerçekten istediğimiz bir şey mi? Hayır, ben çocukluk fikri ortadan kalksın istemiyorum. Çocukların iyiliği için, çocukluğu muhafaza etmek durumundayız. Ayrıca çocukluk toplumun ve dünyanın iyiliği için de gerekli. Çocukluğu yeniden talep etmek...

Devamı…

Bir trans çocuğun annesi anlatıyor: “Ben de sizin gibiyim”

Bilmenizi istediğim tek şey: Ben de sizin gibiyim. Hikayemizin sizlere tuhaf geldiğinin farkındayım. Akşam yemeğinde, oyun alanında, ofiste yüzlerinizi gördüm. Dört yaşındaki oğlumun kız olduğunu söylediğimi duyduğunuzda suskunlaşıp konuşmanızı kestiniz. Sizi suçlamıyorum. Sadece birkaç yıl önce, kaçımız bir çocuğun transseksüel olabileceğini düşünebilirdi ki? Sormak istediğiniz ve merak ettiğiniz her şeyi ben de sordum. “Bu kadar küçük bir çocuk kendisi hakkında böyle bir şeyi nasıl bilebilir?” “Ya bu sadece bir aşama ise?” Bu soruları enine boyuna düşünürken feminist arkadaşlarım bana şu soruları yöneltti: “Cinsiyet neden bu kadar önemseniyor?” “Neden çocuğun sadece çocuk olmasına izin verilmiyor?” Günlerce bu harika sorulara boşu boşuna...

Devamı…

Parmak emme ile ilgili bilmeniz gereken 10 şey

Bir arkadaşım büyük bir endişeyle “Altı yaşındaki kızım parmak emmekten vazgeçmeyecek.” demişti. Bu kelimelerle daha önce çok karşılaştım. Aslında, destek grubumda, bazı endişeli ebeveynlerce ayda en az bir kez dile getirilen şeylerden sadece biriydi bu konu. Genellikle beni ilk çare olarak görmezlerdi, çoğu zaman kendi araştırmalarını yapmış, doktorlara sorup soruşturmuş ve bazı şeyleri denemiş olurlardı. Ben de genellikle bu tür konuşmaların dışında kalmaya çalışırdım; çünkü asıl cevap, hızlıca verilmiş birkaç cümleden daha fazlasıydı. Daha doğrusu, her ebeveynin parmak emme ile ilgili daha önce hiçbir yerde okumadığı ve bilmesi gereken şeyler olduğunu düşünüyordum. Kendi çocuklarım parmaklarını hiç emmediği için, bu...

Devamı…

Kenara çekil, Hogwarts! Kalap Köyü’nün çocukları geliyor!

Kenara çekil, Hogwarts! Kuzey Hindistan’ın dağlarındaki bir okul Quidditch dünyasında fırtına gibi esmeye başlıyor! Her şey, 25 yaşındaki seyahat fotoğrafçısı Anshu Agarwal’ın bölgenin çocuklarına eğitim vermek için ıssız bir Himalaya köyü olan Kalap’a gelmesiyle başladı. Agarwal, öğretmesi gereken bilgilerin yanı sıra, çocukların dünyasına renk katmak istiyordu. Agarwal için, öğrencileri yaratıcı ve eğlenceli bir şekilde eğitmenin ve İngilizcelerini geliştirmelerini sağlamanın bir diğer yolu da Pazar günleri Harry Potter filmleri gösterimi yapmaktı. Herkes gibi, çocuklar da J.K.Rowling’in büyülü dünyasından çok etkilendi. Çocuklar sürekli cadı ve büyücü olmak istediklerini söylüyorlardı. Sonunda, Agarwal’ın aklına çocukların bu dileklerini gerçekleştirebileceği parlak bir fikir geldi: Büyücülük dünyasının en...

Devamı…

Oyuncaksız, özgür ve yaratıcı çocuklar yetiştirmenin yolları

Çocuklar doymak bilmez tüketicilerdir, özellikle oyuncaklar konusunda onlarla yarışabilecek kimse yoktur. Çocukları oyuncaklardan mahrum bırakmak her ne kadar ceza niteliğine sahip görünse de Almanya’da sayıları giderek artan bir grup anaokulu bu uygulamayla dikkatleri çekiyor. Yılın üç ayı boyunca, kendilerinden uzaklaştırılan oyuncakları, kalemleri, kağıtları, boyaları, kitapları ile çocuklara oynamaları için sadece masa, sandalye ve birkaç battaniye bırakılıyor. Böylece, çocuklara kendi oyunlarını icat edebilecekleri ve ne yapacaklarına karar verebilecekleri bir alan yaratılıyor. “Der Spielzeug Freie Kindergarten”, yani oyuncaksız anaokulu olarak adlandırılan bu proje, çeşitli bağımlılıklardan muzdarip yetişkinler ile çalışan Rainer Strack ve Elke Schubert tarafından oluşturulmuş. Bağımlılık alışkanlıklarının erken çocukluk döneminde başladığını,...

Devamı…

2016 Doğum Fotoğrafları Yarışması’ndan tüm gerçekliğiyle nefes kesen doğum anları

“Yeni bir hayatın başlangıcında sevinç gözyaşlarıyla birlikte bütün aileyi de kapsayan çekimler oldukça duygusal anlar yaşatabildiği için doğum fotoğrafçılığı son derece uzmanlık gerektiren bir alan ve bu alanda uzmanlaşmış fotoğrafçılar doğum hikayelerini anlatırken sanatla bütünleştirebiliyorlar.” Uluslararası Profesyonel Doğum Fotoğrafçıları Birliği beşinci yılında doğum fotoğrafçılarının bu becerilerini üç kategoride değerlendiren yarışmanın kazananlarını açıkladı. Biz de 2016 senesinin bu duygusal ama bir o kadar da gerçek anlarını bir araya getiren yarışmanın en dikkat çekici fotoğraflarını derledik....

Devamı…

Bir çocuğun çizimlerinden esinlenerek tasarlanan anaokulu: Frederiksvej

Kopenhag’daki Frederiksvej Anaokulu’nun ilginç bir hikayesi var. Silüeti bir çocuğun ev çiziminden esinlenilerek Danimarkalı mimarlık firması COBE tarafından inşa edilen anaokulu çok binalı bir kompleks. Bir çocuğun hayal dünyasına ait bu çizim dış cephesinde koyu bir renk paletiyle bütünleştiğinde ürkütücü görünümüyle dikkat çekiyor. Anaokulu, çocukların geleneksel ve kurumsal bakım ortamlarından uzaklaşmalarını sağlamak için tasarlanmış küçük bir köy görünümünde. Frederiksvej Anaokulu’nun küçük ölçekli köy atmosferine, bir binanın 11 küçük eve bölünmesiyle ulaşılmış. İki kış bahçesi etrafında çocuklara kendi oyunlarını yaratabilecekleri özel alanlar oluşturmalarını sağlayan anaokulu, içerisinde çocuklara parlak beyaz duvarları ve tavandaki geniş pencereleri ile bol bol gün ışığı sunuyor. “Biz...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.