Darfurlu çocuklara mülteci kampında pedagoglar eşliğinde yaşadıkları travmaları anlatmaları istendi.

Ortaya şiddetin boyularını gözler önüne seren bu resimler ve çocukların yıkık dökük yaşantılarını az da olsa anlatan bu sözcükler çıktı.

Abd al-Rahman (13)

“Ben vadide koyunları güderken silahlı süvariler geliyor. Ateş ederek “şu kara köleleri öldürün” diye bağırıyorlar. Bir sürü insan ve hayvan öldü. Kanla içinde kalmışlardı. Çocukların peşine düştüler. Bazılarını bir daha hiç görmedik. Hayvanlarımızı aldılar. Bütün develeri, keçileri, koyunları, her şeyi… Sonra uçaklar geldi ve köyü bombaladı. Sayfanın alt kısmında gördüğünüz kırmızı şey bir roket.”

Taha (13)

“Öğleden sonra eve dönerken uçakları gördük ama aklımıza bir şey gelmedi. Bahçeye bir bomba düştü. Sonra dört tane daha… Toplam altı kişi öldü. Bir oğlan çocuğu, kucağında oğlunu taşıyan bir anne, bir de kız sanki… Bahçenin bir köşesinde kucağında bebeğini taşıyan bir anne var, biraz sonra o da ölecek… Gecelerim çok zor geçiyor, çünkü bir evimiz bile yok. Geceleyin kaçarken yanan evlerin görüntüsünü unutamıyorum.”

Doa (12)

Burada develer üzerinde silahlı adamlar. Bir adam bir kadını zorla alıkoymaya çalışıyor. Kadının başının hemen yanında bir telefon var. Çünkü yardım çağırmak istiyor.

Musa (15)

Bu resmi tüm ailesini kaybeden Musa çizmiş ama hikayeyi amcası anlatıyor.

“Sabahın altısında askerler geldi. Bizim civarda 3-4 köy vardır. Ortalama 1200 kişi yaşardı. Bomaba ve tüfekle ölüm yağmuruna tutulduk. Neyimiz varsa yağmalandı. Köy yakıldı. Akşama doğru köyü bir de uçaklar bombaladı. Askerler evlerin içinde kalan, hasta ve yaşlı insanları teker toplayıp öldürdü. Biz zor kaçtık”

Leyla (9)

-Burada ne oluyor?

-Bombalanan evimiz yanıyor.

-Ya bu kadın?

-Ölü bir kadın.

-Yüzü neden kırmızı?

-Yüzünden vurulmuş.

-Bu yeşil şey ne? İçinde ne var?

-O bir tank. İçinde de asker var.

Mustafa(8)

“Askerlerden kaçıyoruz. Uçaklar ve süvariler peşimizde. Şunlar kadınlar, bunlar da erkekler. Vadiye doğru kaçtık. Oradan da Çad’a geçtik.”

Nur (9)

-Bu Sudan’daki kardeşim. Şimdi orada saklanıyor ama çok mutsuz.

-Neden?

-Çünkü okumak istiyor ama gidemiyor. Okul yandı.

Magda(9)

“Yanan evlerden kaçıyoruz. Tüfekler ve bombalarla peşimizden geliyorlar. Ateş ediyorlar. Amcam vuruldu. Kızları alıkoyduklarını gördüm. Ailecek el ele tutuşarak –ve çığlıklar atarak” vadiye kaçtık. Birbirimizi kaybetmemek için ele ele tutuştuk. Burada güvendeyiz ama babamı kaybettik.

Magda (9)

“Bir de uçak vardı. İşte bu yanan köyümüz. Yanımıza biraz su alıp kaçtık. Silahlı adamlar devemizi götürdü. Vadiye kaçıp, bir ağaca tırmandık”

Cemil (12)

“Develer ve atlar üzerinde silahlı adamlar geldi. Bazı develerin üzerinde silahlı iki adam birden vardı. Buradaki makineli tüfekli olan. “ Defterin başka bir sayfasına Cemil telsiz çizmiş. “Yardıma ihtiyacımız vardı. Bizi koruyan kimse yoktu.”

Ala (13)

Ala canlı çatışmaya tanık olan çocuklardan. Ala değil öğretmeni anlatıyor. “ Askerler çatışmada yaralanan isyancıları aşağılamak için bacak aralarına ateş ederek öldürüyorlar”

Salih (13)

“Sudanlı askerler, uçaklar ve bombalar… Silahlı süvariler kızları alıkoyuyorlardı. Özellikle de güzel olanları… Küçük kızları bile götürdüler. 5 yaş, 7 yaş, 14 yaş… Bazılar 4-5 saat sonra geri döndü. Bazılarını bir daha görmedik.”

Mahmut (13)

-Burada ne oluyor?

-Yeşil adamlar kadınları götürüyor.

-Ne yapıyorlar?

-Zorla evleniyorlar.

-Evlere ne olmuş?

-Yanıyorlar.

-Ya bu uçak?

-O bir Antonov. Önünde de helikopter var. Sayfanın altında yatanlar ölmüş olanlar.

Cemal (12) ve Enver (10)

“Ben hala korkuyorum. Uçakları ve bombaları unutamadım.”

“Eve dönmek istiyorum”

 

Haber, egitimpedia.com adlı siteden alınmıştır.