Advertisement

Yazar: Uzunçorap

Çocuğunuz televizyonu nasıl izliyor?

Küçük çocuklarımızın her gün izlediği programlarda akıllarının almadığı ve tartamadığı uygunsuz içerikler yer alabiliyor. Gençler de risk grubu dışında değil. Onlar da kişilik gelişimlerinin en hararetli çarpışmalarını yaşadıkları bir dönemde, işlerini sadece daha da zorlaştırıcı tuhaf örnekler yağmuruna tutuluyorlar. Dolayısıyla, anne babaların çocuklarının televizyon izleme alışkanlıkları hakkında bilinçli olmaları ve zihnen sağlıklı bireyler yetiştirmek adına çocuklarına rehberlik etmesi şart.                 Şimdi nelere dikkat etmek gerek ona bir bakalım: Televizyonu çocuklarınızla birlikte izleyin ve programda gördükleriniz üzerine onlarla sohbet edin. Çocuklarınızın fikirlerini önyargısız bir tutumla dinleyin ve kendi değerlerinizi onlarla paylaşın. Çocuklarınızı söz...

Devamı…

Akut romatizmal ateş nedir? Kimlerde, nasıl görülür? Prof. Dr. Ayşe Güler Eroğlu cevapladı.

Akut romatizmal ateş nedir? Akut romatizmal ateş, genetik yatkınlığı olan kişilerde A grubu ß-hemolitik streptokok denilen mikroplar ile oluşan üst solunum yolu enfeksiyonunundan sonra ortaya çıkan; kalp, eklemler, beyin, kan damarları, deri ve deri altı dokusunu tutan iltihabi bir hastalıktır. 1884 yılında Laseque tarafından hastalığın vücuda verdiği zarar şöyle açıklanmış: “Eklemleri yalar, kalbi ısırır”. Hastalık en sık eklemleri tutmakla birlikte eklemlerde hasar bırakmaz, ancak kalp tutulumunda kalp kapaklarında hasar bırakır.         Akut romatizmal ateş kimlerde görülür? Genetik yatkınlığı olan bireylerde A grubu ß-hemolitik streptokokların romatizma yapan tipleri ile oluşan üst solunum yolu enfeksiyonundan 1-5 hafta (ortalama...

Devamı…

Panda, panda, paanndaaa, içimiz dışımız panda!

Daha önce de sözünü etmiştim, bebelerime masal anlatmaya pek bir meraklıyım. Belki böyle biraz oyalanırlar, kolay uykuya dalarlar diye hevesleniyordum. Son birkaç aydır bu hevesimi de giderdim. Artık bebelerim masal dinliyor. Ama henüz bilmedikleri bir şeyi kafalarında canlandıramıyorlar. O yüzden onlara okuduğumuz kitapları anlatıyorum. Konuyu bildikleri için gayet rahat takip ediyorlar. Hattâ sanırım ben anlatırken kitabın resimleri gözlerinin önüne geliyor. Bazen pat diye atlayıp resimde ne olduğunu falan söylüyorlar. Bu masal işi gayet güzel başlamıştı. Ama elbette söz konusu benim bebelerim ve kör talihim olunca onun da suyu çıktı. Büyük bacım bir dizi masal kitabı getirmişti. Timaş’ın mini masalları....

Devamı…

Evde kedi ile yaşamak…

Güzel kızım Şeker, bana geldiğinde uçaktan yeni inmişti. Kutusunun içerisinde tüyleri diken diken, ağzını açabildiği kadar açarak miyavlayan, elimden az küçük, bembeyaz, bir gözü mavi bir gözü yeşil bir Ankara kedisiydi. İlk an aşkıydı benimkisi. Bu aşk 18,5 yıldır keyifle sürüyor. Bu aralar biraz hasta ama iyileşecek diye umuyorum. 18,5 yıl bir kediyle yaşayınca ve kedimin çiftleşip doğurmasına izin verince, kısaca evden 12 tane yavru kedi yıllar içinde doğup, büyüyüp, gidince, kedilerin her birinin ayrı bir kişiliği olduğunu anladım. Kızım, tümüyle başına buyruk, bağımsız, özgüvenli, ukala, dediğim dedik ama sevgi dolu, sokulmayı seven, pati atarken tırnaklarını çıkarmayan, seven, sevdiren...

Devamı…

Hayvanlar, deliler ve çocuklar

Birkaç ay önce yolda yürürken çok acıklı bir âna şahitlik ettim. Bir sokak köpeği onun doğal yaşamı olan sokakta çişini yaparken -belki de yapmaya çalışırken demek daha doğru!- trafiğin genel akışında en doğal halini gerçekleştiremedi. Acelesi vardı insanların… Pozisyonunu yitirmemeye çalışarak, uğradığı tacize rağmen kenara çekilip işeyebildi… Peki ben bunu neden anlatıyorum? Kendini gezegenin zekâ sahibi tek canlısı olarak gören türümüzün en büyük inançlarından birisi -burada inanç genel doğruluğuna inanılan düşünceyi temsil etmekte- yeryüzündeki en özgür canlıların çocuklar, deliler ve hayvanlar olması. Daha önce Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesinde deliler için hissettiğim duygular o an’la beraber geri...

Devamı…

Mahir Güven: "Sonsuz hayallerim yok artık."

Mahir Güven, 1958’de İstanbul’da, bir bakteriyolog veterinerin oğlu olarak dünyaya geldi. Ortaokuldayken Hikmet Onat’ın öğrencisi oldu. 1976-1981 yılları arasında İDGSA’da, Neşet Günal Atölyesi’nde öğrenim gördü. Yağlıboya tablolarında ekseriyetle insanın sorunları, çelişkileri ve bedeni arkasındaki hikâyeleri anlatan Güven, ressamlığının yanı sıra, Türkiye’ye pek çok resim tutkunu ve genç sanatçı yetiştirmiş, 27 senelik bir eğitmen. Halen aynı aşkla sanat okullarına yüzlerce öğrenciyi hazırlayan Güven, yakında Erenköy’deki atölyesini devredip Bodrum’da çalışmalarını devam ettirmeyi planlıyor. Mahir Güven ve eşi Aynur Güven’in 13 yaşında Can Deniz adında bir oğulları var. Kaç yaşında baba oldunuz? Planlı mıydı? 40 yaşında baba oldum. Evet istiyorduk. Öğrendiğinizde ne...

Devamı…

Allah devletimize 'zihin' açıklığı versin!

MPS, yani “mukopolisakkaridoz” nadir görülen ancak, yakaladığı vücudu bırakmayan, vücuttaki tüm organların durmaksızın büyümesine neden olan bir hastalık. Eyüp Can Özkaya ise bu hastalıktan mustarip, adını devlet sağlık masraflarını karşılamıyor diye Facebook üzerinde açılan bir dayanışma etkinliğinden öğrendiğimiz, daha 4 yaşında bir çocuk. Eyüp Can’ın asgari ücretle geçim savaşı veren ailesi, ne yazık ki, yıllık 800 bin TL’yi aşan ilaç ve tedavi masraflarını karşılayamadığından, şu an çocuklarının yaşam hakkı elinden alınmış durumda. Sebep ise geçtiğimiz yıl Resmi Gazete‘de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurulu Sağlık Uygulama Tebliğ (27532 sayılı Resmi Gazete) ile değişen akıl almaz mevzuat. Mevzuata göre, ileri düzeyde zekâ geriliği tespit edilen,...

Devamı…

Kırım Kongo kanamalı ateşi

Kırım kongo ateşi ve kanamalı hastalığı çoğunlukla hayvanları etkileyen ve insanlarda da görülen ve ölümcül olabilen viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Afrika, Asya, Ortadoğu ve Doğu Avrupa sık görüldüğü yerlerdir. Ülkemizin coğrafi yapısı ve iklimi kenelerin yaşaması ve çoğalması için uygun bir ortamdır.  Hayvancılığın yoğun olduğu bölgeler ve buna uygun doğal alanlar kenelerin yaşaması, çoğalması için ideal alanlardır.  Yaz aylarında doğada hayat canlanınca hastalığın görülme sıklığı artmaktadır. Hastalığa yakalanma riski olanlar çoğunlukla tarlalarda ve kırlık alanlarda çalışan ve yaşayanlar, veterinerler, yeşil alanlarda kamp ve piknik yapanlardır. Doğal olarak sağlık personeli ve mezbahada çalışanlar da risk gurubunda yer alır. Virüs doğada...

Devamı…

Çocuk gelişiminde atın önemi – Bölüm 2

Bir önceki yazımızda çocuk eğitiminde atın yeri ile ilgili küçük bilgilerle konuya girmiştik. Bugün “atlı terapiler” üzerine konuşacağız. Günümüzün en yaygın sorunlarından olan hiperaktivite ve öğrenme güçlüğü, ADD, ADHD birçok aile için hayatı hayli zorlaştırıyor. Son yıllarda binicilik sporunun bu konularda bir umut ışığı olmaya başladığını birçok farklı kaynaktan gelen onaylamalarla görmekteyiz. Bunun son örneği olarak Amerikan Binicilik Birliği (American Equestrian Alliance)’nin son yayınlarında bu tip fiziki problemler yaşayan çocukların denge, kas kuvveti ve esnekliğinin binicilik sayesinde hızla geliştiğinin onaylandığını biliyoruz. Tabii ki bu daha çok otizm, beyin veya omurilik yaralanmaları, serebral palsı, down sendromu gibi daha ağır sorunlarda...

Devamı…

Suyla bulaşan hastalıklar hangileridir? Prof. Dr. Haluk Çokuğraş cevapladı.

Basilli Dizanteri Şigellalar, basilli dizanteriye yol açan mikroorganizmalardır. Bulaşma, enfekte olmuş el ve eşyalar ile veya bulaşık besinler ve su ile olur. Karasinekler de hastalığın yayılmasında rol oynarlar. Basilli dizanteri sıcak iklimli yörelerde ve yaz aylarında, özellikle 1-4 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Çok az sayıda mikroorganizma bile hastalığa yol açabilir. Genelllikle 1-3 gün kadar süren bir kuluçka döneminden sonra, ateş ve kramp şeklinde karın ağrısının ardından, günde 10-30 arasında değişen, sulu yeşilimsi, giderek kanlı mukuslu bir görünüm kazanan dışkılar görülür. Küçük çocuklarda havaleler de olabilir. Kimi zaman ağır su ve tuz kaybına bağlı şok tablosu görülebilir. Hastalık belirtileri genelllikle...

Devamı…