Advertisement

Yazar: Uzunçorap

Diyarbakır'da çocuk hakları sineması

Diyarbakır’da Sivil Toplumla İnsan Hakları ve Sinema programında iki gün boyunca çocuk hakları gündeme oturacak. Etkinlikte kısa filmler, yuvarlak masa tartışmaları, Arap ve Yahudi ailelerin ortak okul kurma çabasını ve iki dilli eğitimi anlatan belgesel de yer alıyor. “Diyarbakır’da Sivil Toplumla İnsan Hakları ve Sinema” programında sıra çocuk haklarına geldi. 21-22 Eylül’de gerçekleşecek iki günlük program Barak & Tomer Heymann’ın Vadinin Üzerindeki Köprü adlı belgesel filminin gösterimiyle başlayacak. Film İsrail’de ilk defa Arap ve Yahudi ailelerin bir köyde ortak bir okul kurmasının hikâyesini anlatıyor. İsrail yapımı belgeselde farklı kimliklere sahip yüz kadar çocuğun birlikte okula gittiği çift dilli bir...

Devamı…

Tecavüz bebeklerinin babası devlet

Türkiye’nin gündemini uzun süre meşgul eden ‘ kürtaj ‘ tartışmasında, en çok konuşulan konulardan biri hamile kalan tecavüz mağdurlarının akıbetiydi. Tartışmaya ilk örnek Trabzon ‘dan geldi… 17 yaşındaki B.A. iddiaya göre kendisinden 20 yaş büyük komşusunun tecavüzüne uğradı. Korkudan başına gelenleri kimseye anlatamayan genç kız hamile kaldığını fark edince durumu ailesine bildirdi. Aile de tecavüzcü komşudan korkup olayı sakladı. İlk akla gelen kürtaj yaptırmak oldu. Ancak ‘günah olur. Bebeğe kıyamayız’ düşüncesiyle kürtajdan vazgeçildi. Geçen hafta B.A.’nın sancısı tutunca aile kızlarını Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi’ne getirdi ancak kayıt yaptırmak istemedi. Yetkililer ‘buna mecburuz’ deyince B.A.’nın ailesi gerçeği polise anlatmak zorunda kaldı. Polis tecavüzcünün...

Devamı…

Toksin nedir, nasıl zehirler?

beslenmebulteni.com editörü Prof. Dr. Ahmet Aydın, toksinlerin erişkinler ve çocuklar üzerinde ne tür etkileri olduğuna dikkat çekiyor. Aydın yazısında ayrıca gıdalarda bulunan güvenilir olan ve olmayan katkı maddelerini de sınıflandırarak gündelik hayatımızı zorlaştıran önemli bir sorunda da rehberlik ediyor. İnsanlık için büyük tehlike: Toksinler Üzerinde yaşadığımız gezegeni yaşanamaz hale getirmek için elimizden geleni ardımıza koymuyoruz. Daha fazla kar için her şeyin sentetiğine yönelerek doğal ürünlerden uzaklaşmak, üzerinde yaşadığımız dünyayı geleceğimizin umutları çocuklarımız için daha da yaşanmaz duruma getirmektedir. Bugün, 1940’larda olmayan/bilinmeyen, yaklaşık 80.000 sentetik kimyasal madde dünyada bulunmakta/kullanılmaktadır. Her yıl 1.500 kadar yani kimyasal madde piyasaya sürülmektedir. Bugün vücudumuzda...

Devamı…

Kırmızı başlıklı kızlar ağlıyor

on8kitap.com blog yazarlarından gazeteci Burcu Arman, içinden çocuk geçen taciz ve tecavüz hikayelerinin ne anlama geliyor olabileceğini yazmış… Alıntılıyoruz… Saatlerdir boş bir word sayfasına bakıyorum. Raporları açıyorum. 14, 34, 19… %16.6, %37.8, % 10.8… Midem bulanıyor, tekrar kapatıyorum… Baktığım şeyler sadece rakam. Gördüklerim? 14 yaşındaki Ö.Ç’ye tecavüzden yargılanan 34 kişiden, tutuklu 19’unun tahliye edildiği. Yüzde 16.6’sı fiziksel, yüzde 37.8’i duygusal, yüzde 10.8’iyse cinsel istismara uğramış 202 öğrenci. Gördüklerim; anlattıkları dinlenmeyen çocuklar, başkaları duymasın diye susturulan, yaşadıkları travmaların suçunu kendinde arayan, hayal gücü kuvvetli olmakla ya da iftira atmakla suçlanan, bir daha asla sokağa çıkacak cesareti bulamayacak, kimseye güvenemeyecek, hayata...

Devamı…

Pipi benim, karar mahallenin: Sünnet

Ali İlyas’ın erkek olduğunu belirleyen ve (o boydayken) pipi olarak anılan uzantısı ultrason cihazında göründüğünde düşündüğüm ilk şey şuydu: Ucundan kesecek miyiz? O vakte kadar kararım çok basit ve haklı bir soruya dayanıyordu: “Oğlumun çükü üzerinde ben nasıl inisiyatif sahibi olabilirim ki?” Eh, okulda birbirlerine gösterecekler.  Bir gün yaptırmaya karar verebilirdi. Hatta ürkmüş bebeleri iyice zavallı gösteren kral/padişah kostümlerinden dahi isteyebilirdi. (E, hafazanallah kızım olsa da tütü isteyebilirdi.) Fakat kazın ayağı öyle olmadı. Doğum doktorumuzun konu üzerine attığı tiradla birlikte kara kara düşünmeye başladık. Alman ekolünden gelen, donukluk mertebesinde analitik doktorumuz sinirle şöyle dedi: “Yahu gereksiz olsa o parça orada...

Devamı…

Pozantı'dan intihara

Pozantı Cezaevi tecavüz ve taciz mağdurlarından B.E. 4’üncü kattan atlayarak intihara teşebbüs etti. Tedavi altına alınan E.’nin, hayati tehlikesi bulunuyor. Pozantı Cezaevi’ndeki taciz ve tecavüz uygulamalarının mağdurlarından B.E. 4. kattan atlayarak intihara teşebbüs etti. Adana Numune Hastanesi’ne kaldırılan E’nin, hayati tehlikesi bulunuyor. Yaklaşık 2 ay önce Pozantı Cezaevi’nden tahliye olan 24 yaşındaki B.E., Adana ‘nın Şakirpaşa Semti Obalar Mahallesi’nde bulunan amcasının evinin 4. katından atlayarak intihar girişiminde bulundu. E’nin kuzeni Murat E.’nin verdiği bilgilere göre, kuzeni yakalandığında 7 ayı aşkın Kürkçüler F Tipi Cezaevi’nde tutuldu. Sonra götürüldüğü Pozantı Cezaevi’nde 15 gün kaldıktan sonra tecavüz skandalının ortaya çıkması ile serbest...

Devamı…

Şehir çocuğa dost mu, düşman mı?

UNICEF’in de katkısıyla giderek yaygınlaşmaya başlayan bir kavram var. Tıpkı “yavaş şehir” gibi, yaşanabilir bir şehri sahip olduğu ya da potansiyel taşıdığı zenginlik değil de, sakinlerine yaşattığı hayatın “huzur” endeksine göre tanımlama girişiminin bir sonucu. Bu tür kavramlaştırmalar şehirlerin “pazarlama” süreçlerinde etkin olarak kullanıldıkları için tam da aksi istikamette sonuçlar yaratma riski her zaman taşıyorlar. Ama gene de en azından şehir denilen devasa meseleyi bir başka açıdan ele almayı gerektirdikleri için bir müddet iş görebileceklerini söylemek mümkün. Çocuk dostu şehir kriterleri şöyle özetlenmiş childfriendlycities.com adresinde (Bu adreste UNICEF’in de desteklediği konsepte ilişkin araştırma ve uygulamalarla ilgili geniş bir database...

Devamı…

Başka Bir Okul Mümkün!

İlkokula başladığım günü hatırlıyorum. Kolalanmış bir dantel yaka. Akşamdan koltuğun üzerine konmuş… Ponponlu çoraplarım, siyah bantlı ayakkabılarımın kösele kokusu. Çok ama çok mutlu olduğumu hatırlıyorum. Okul mahallemizde. İlk gün annem babam götürüyor. Sonra kendim gidiyorum hep. Yakın zaten evimize. Servis yok, kokulu silgiler yok, en renkli şey yalnızca birkaç çeşit olan kaplama kâğıtları. Çok mutluyum çünkü bütün arkadaşlarım orada. Her sabah henüz kendi varlığım hakkında pek de bir fikrim yokken, hiç bilmediğim bir başka varlığa “armağan olsun” diyerek and içmeye başlıyoruz hep birlikte. Üniversiteye gidene kadar olan eğitim sürecime baktığımda, bir dizi hırpalanmışlık sayabilirim ben olma hikâyemde ayrı yerleri...

Devamı…

Bebekler/çocuklar hangi yaşta ne kadar uykuya ihtiyaç duyar? Dr. Demet Ilıkkan cevapladı.

Yenidoğan bebek günün büyük kısmınını uykuda geçirir. Bu ilk bir-iki hafta boyunca beslenmeler vediğer ihtiyaçları için uyanık olmadığı bütün zamanları kapsar.Haftalar ilerledikçe uyanık kalma süresiartarken uykuda geçirdiği süre kısalır. Birinci ayın sonunda günde uykuda geçirdiği süre 14-18 saattir.Aylar ilerledikçe gündüz uykuları kısalıp uykuda geçirdiği zaman gecede yoğunlaşmaya başlar. Bebekbir yaşını tamamladığında günde 10-14 saati uykuda geçirir. Bu sürenin yaklaşık üçte ikisini gece...

Devamı…

İyi yuva nasıl olur?

Ntvmsnbc’deki “Acemi Anne” blogunun yazarı Esra Sert, kızı Ladin’le birlikte yaşadığı yuva tecrübesini aktarıyor… İki yaşındayken, düşündüğümüzden daha erken bir dönemde Ladin’i bir yuvaya başlatmaya karar veriyoruz. Daha önce 6 ay başka bir okulda oyun grubuna gitmiş, ama okuldan hiç memnun kalmamıştık. Yuvanın yöneticisiyle konuşmaya gidiyorum. Bana okulda ‘uygulamaya çalıştıkları’ yaklaşımı anlatıyor. Program odaklı değil, çocuk odaklı bir yaklaşım. Dışarıdaki güneşin/karın, çocuğun gözündeki hüznün/uykunun farkında olan bir anlayış. Onlara bir şeyler öğreten değil, öğrenmeleri ve serpilmeleri için alan açan ortam yaratan bir okul. Okulun yöneticisi sonra da diyor ki ‘’tüm bunları, yüzde yüz başarmak çok zor. Çünkü ne siz,...

Devamı…