Advertisement

Yazar: Uzunçorap

Çocuklar konuşuyor!

Mersin’de, Akdeniz Belediyesi şiddete maruz kalan ve travma yaşayan çocukların kendi görüşlerini ifade etmelerine olanak sağlayan bir çalışma başlattı. Proje çocukların katılım hakkını güçlendirmeyi amaçlıyor. Akdeniz Belediyesi Çocuk ve Gençlik Sağlık Danışma Merkezi şiddete maruz kalan ve travma yaşayan çocuklara yönelik olarak bir proje başlattı. Proje çerçevesinde başlayan etkinlikte, çoğunluğu cezaevinde hak ihlaline uğrayan çocuklar yaşadıkları travmaları anlattı, TBMM’ye yansımasını istedikleri taleplerini sıraladı Şimdi Barış ve Özgürlük İçin Oyun Zamanı: Çocuklar Konuşuyor başlığı altında düzenlenen etkinlik katılımcıların risk altında olan, hak ihlaline uğrayan, sokakta çalışan, gözaltı ve cezaevi deneyimi olan, kamusal yaşam ve aile içinde şiddet gören çocuk ve...

Devamı…

Yok artık dedirten çocuk ürünleri

Biliyorsunuz çocuk ürünleri giderek büyüyen bir pazar. Özellikle acemi anneleri baştan çıkartmak, olmadık harcamalar yaptırmak için kapıda bekliyor şirketler. Kimi ürünler var ki insana “yok artık” dedirtiyor. Aşağıda onlardan bazılarını görebilirsiniz…           Ebeveynlerin en büyük korkularından biri çocukların evde geçirebilecekleri kazalar. Gördüğünüz bu kask, bu son derece haklı korkuyu çocuk için hayli rahatsız olabilecek bir kaskın pazarlama aracına dönüştürüyor.               Duvara monte edilen bu oturak, çocuğa haşlanmış yumurtasını yiyebileceği bir olanak sunuyormuş. Sadece yumurta yemek için, üstelik duvarda rahatsız bir şekilde oturacağı bir gerece ihtiyacınız varsa, hiç durmayın alın....

Devamı…

Diğer liseler doldu, haydi imam hatibe!

Umay Aktaş Salman, Radikal‘deki haberinde kimi kalabalık semtlerde genel liselerin kapasite yetersizliği nedeniyle öğrenci ve velilerin imam-hatip liselerine yönlendirildiğini yazıyor. Genel liselerin Anadolu liselerine dönüştürülme süreci kalabalık öğrenci nüfusu olan ilçelerin lise kayıtlarında krize neden oldu. Sultangazi’de bir tek genel lise kalınca, buraya ve üç meslek lisesine yığılma oldu. Kontenjan yetmeyince bu okullara yerleştirilemeyen öğrenciler ilçe milli eğitim müdürlüğünde yeniden tercih yaptı. Ancak iddiaya göre öğrencilerin pek çoğu ilçedeki imam hatip lisesine verilmişti. 2010 yılında genel liselerin Anadolu liselerine dönüşmesi kararı alınmıştı. Buna göre gelecek yıl genel lise diye bir okul türü kalamayacak. Liseler meslek lisesi, Anadolu lisesi ve...

Devamı…

Çocuğa parayı nasıl öğretmeli?

Evliliklerin en büyük problemleri nelerdir? Çocuklar? Para? Cinsellik? İletişim? Yoksa hepsi mi? Peki ya ebeveynliğin en zor problemi nedir? Cinsellik hariç hepsi tabii ki, çünkü ebeveynlik söz konusu olduğunda cinsellik hakkında düşünmeyi bile reddederiz çoğu zaman. Çocuklarımıza para hakkında söylediklerimiz ve öğrettiklerimiz onları hayatları boyunca etkileyecektir. Ayrıca, onların bu konuda bildikleri ya da bilmedikleri de bizim hayatlarımız etkiler. Aslına bakarsanız çocuklarımızla konuşmaktan çekindiğimiz her problem için aynısını söylemek mümkün. Bu problemlerin her biri ilerde onların eşleriyle, işleriyle, arkadaşlarıyla ve yine kendi çocuklarıyla ilişkilerinin bir parçası olacak. Hem de hayatları boyunca. Kötü iletişimle, para hakkında kötü bilgi ve alışkanlıkları yan...

Devamı…

Soyanın karanlık yüzü

Beslenme Bülteni editörü Prof. Dr. Ahmet Aydın, son yıllarda gıda piyasasında giderek daha çok reklamı yapılan soyanı düşünüldüğü kadar güvenilir olmayabileceğini yazıyor. Soya sağlıklı bir yiyecek mi? Son yıllarda medyada çıkan “kırmızı etten daha ucuz ve sağlıklı et”, “alerji yapmayan süt”, “kanserden koruyan yiyecek”, “ucuz protein kaynağı”, “anne sütünden daha iyi bebek maması” gibi haberlere bakarsak soya sütü, soya yağı, soya protein tozu, soya peyniri, soya fıstığı, velhasıl soyalı tüm ürünler çok faydalıymış. Hatta taklit soya et, sucuk, sosis gibi şarküteri ürünleri bile yapıldı. Üstelik çok da ucuz. Uzakdoğuluların uzun ömürlü olmalarını da soyaya bağlıyorlar. Siz ise soyaya karşı...

Devamı…

Tenten, ayrımcılık konuşulsun diye raflarda kalacak

Çizgi roman kahramanı Tenten kitaplarında, Afrikalılara, Araplara, Türklere karşı ırkçı ve ön yargılı yaklaşımları nedeniyle Stockholm Kütüphanesi’nin raflarından kaldırılacağı yönündeki kararın geri çekildiği bildirildi. İsveç gazetesi Dagens Nyheter’e, Tenten kitaplarının çocuk ve gençlik bölümündeki raflardan kaldırılacağı yönünde açıklama yapan Kütüphane Sanat Yönetmeni Behrang Miri, daha sonra sözlerini “Tenten kitapları okuyucusuyla buluşmaya devam edecek” diyerek düzeltti.  Ayrımcılığa dikkat Miri, yaptığı açıklamada, ayrımcılık konusuna dikkati çekmek ve tartışmaya açmak için katkıda bulunmak istediğini belirterek, “Ancak edebiyat eserlerinin toplatılmasının yanlış olduğunu gördüm” dedi. Kütüphanenin Kültür Müdürü Eric Sjöström de Tenten kitaplarının kütüphanede kalmasına, varılan ortak kararla ulaşıldığını, “eşitlik, ayrımcılık” sorularının ise tartışılmasına...

Devamı…

Neşet Ertaş'ın yazılı ilk söyleşisi

Neşet Ertaş yazısının Anne Baba sitesinde ne işi var diyenlere ne diyeceğiz dedim Ayşe Çavdar’a. Cevabı çok şıktı: “Türk Halk Müziği’nin babası o da.” Neşet Ertaş’ın kudretini tasavvur edebilmek zordur. 1996’da Murat Meriç’le Siyah Beyaz gazetesi maceramız sırasında odamıza insanları çağırmak için bir yol bulmuştuk. Seslenmek zahmetli oluyordu. “Bir dakika”lar bitmiyordu. Biz de onları toplamak istediğimizde Neşet Ertaş koyardık teybe. Hop, bir dakika içinde oda tıklım tıklım olurdu. Hakikaten. Aynı yıl Alper Fidaner, Murat Meriç ve Cem Öz ile beraber Müzük dergisini çıkarırken bütün söyleşilerimizde ve basın bültenlerimizde şu laf muhakkak geçiyordu: “AC/DC’den Neşet Ertaş’a her türlü iyi müzik”....

Devamı…

Kendi el yazısıyla Neşet Ertaş'ın hayat hikâyesi

Neşet Ertaş kendini ve hayatını anlatıyor… Fazla söze hacet yok. Kendisini rahmetle anıyor, onu sevenlere başsağlığı diliyoruz… Babam Kırşehir’den çıkmış, Keskin’e gelmiş. Anamınan evlenmiş. Çiçekdağı’nın Gırtıllar eski adıyla Abdallar Köyü denilen küçük bir köy, 20 haneli bir yere gelmiş. Ben o Abdallar yeni adıyla Gırtıllar Köyü’nde dünyaya gelmişim. 5-6 yaşımda babam beni yanına aldı. Gittiği yerlere beni de götürürdü. Bazı türkü söyletirdi. Babam saz çalardı, bana da Kemanı verdi. Gülik’de sekiz yıl, Yozgat, Kayseri, Niğde, Nevşehir, Kırıkkale, Keskin, Yerköy köyleriyle beraber gezdik. Düğün çalardık. Babamı bilenler, çağırırlardı. Geçimimiz verilen bahşişlerden olurdu. 14 yaşımda aldım sazımı, İstanbul’a gittim. Aç kaldım,...

Devamı…

Batı'da gebelik modasının tarihi

Huffingtonpost yazarlarından Lindsay Mannering, Batı’da gebelik kıyafetlerinin gelişimini özetlemiş… Birkaç yüzyıl öncesinde kadınlar “hamilelik modası” diye bir şeyden söz etmeyi akıllarından bile geçirmezlerdi. Önemli olan örtünmek ve özellikle Avrupa’da anneyi ve doğacak bebeği sıcak tutmaktı. Bugün anne adaylarının önündeki seçenekler bir miktar daha geniş. Özellikle çalışan anneler, bebekleriyle yapacakları bu uzun yolculuğa kendilerince çözümler bulabiliyorlar. Onüçüncü yüzyılda yaşıyor olsaydınız, hamile kaldığınızda muhtemelen dolabınızda bulunan giysilere küçük ilaveler yaparak günü idare ediyor olurdunuz. Herşeyden önce hamilelik dünyanın en doğal süreçlerinden biir olarak görüldüğü için bugünkü kadar özel bir ihtimamla karşılanmıyordu. Ayrıca dikiş denilen şey de henüz o kadar yaygın değildi,...

Devamı…

Depremden sonra bir Çocuk Evi

Van’da yaşanan depremden sonra Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından Van Çarşı Merkezi’ndeki Çocuk Evi’ne yerleştirilen çocuklardan 12 yaşındaki Nurullah Alagöz ve Ramazan Çakan, yaşadıkları gündelik hayatı fotoğrafladılar. Anadolu Kültür’ün, Açık Toplum Vakfı ve Chrest Foundation desteğiyle gerçekleştirdiği “Fotoğrafla Hatırlamak: Çocuk ve Gençlerle Fotoğraf Atölyeleri” programına katılan Nurullah ve Ramazan, okul dışındaki zamanlarının çoğunu geçirdikleri evi anlatmak istediler. Fotoğraflar, bir yanıyla hepimizin aşina olduğu bir ev hayatını, diğer yanıyla ise bir grup oğlan çocuğunun kendilerini o büyük zelzelenin sonuçlarından nasıl korumaya çalıştıklarını anlatıyor. Anadolu Kültür’ün 2002’den beri kültür ve sanatın sivil alanların oluşmasına destek sağlayacağına ve çatışmalı ortamlarda...

Devamı…