Advertisement

Yazar: Ayşenur Karabacak

Bebek ihtiyaç listesi

Bugün, bebek ürünleri satılan bir mağazaya girdiğimde gördüklerim bana şunları düşündürüyor: 20 sene öncesine kadar, bu ürünler piyasada yokken yeni doğan bebeklere nasıl bakılıyordu? Bebek bakmak bu kadar komplike bir şeyse insanoğlu bugünlere nasıl geldi? Peki, bunların hepsine gerçekten ihtiyaç var mıydı?… Bu konuları uzun zamandır düşünmüş bir anne olarak aklımdakileri paylaşayım dedim. Tuhaf yahut para tuzağı detayları atlarsak yeni doğan bir bebeğin temel ihtiyaçları aslında basit şeylerdir. Giysi Tüm giysilerin % 100 pamuk olması gerekir. Bu, genellikle böyledir zaten ama yine de alırken etiketlerine bakmakta fayda var. Genelde üzerinde baskı olan giysilerin, baskısının altında polyester bir kumaş bulunur,...

Devamı…

2 yaş sendromu, şehir efsanesi değil!

Literatürde ‘negativizm’, ‘erken ergenlik’, ‘terrible twos’ olarak olarak adlandırılan 2 yaş sendromunu uzmanlar ‘Çocukların, davranış olarak genellikle olumsuz, ısrarcı ve ters tavırlar sergilediği, ancak çocuğun gelişim süreçlerinden biri olduğu için normal kabul edilmesi gereken bir dönem’ olarak açıklıyorlar. Ben bu dönemi kızımda yaşadıklarıma ve gözlemlerime dayanarak terrible değil ‘horrible twos’ olarak adlandırıyorum. Ve şöyle açıklıyorum: Çocuğun uyku düzeninin oturduğu, kendi kendine daha fazla vakit geçirmeye başladığı, ortamına göre uyumlu davrandığı bir dönemde -tam olarak 0-24 aylar bitti, işler kolaylaşacak derken- bir sabah çocuğunuzun sanki geceleyin uyurken beynine format atılmış gibi bambaşka bir karakterde uyanmasıyla başlayan ve sizin de her günü ‘yaa sabırr’ diyerek geçirmenize neden olan dönemdir 2 yaş sendromu....

Devamı…

Çilli Begonya

Çilleriniz mi var? Öyleyse şunları bir deneyin: 1) Yıkanın. Gerçi ovalamak işe yaramayabilir. 2) Üzerlerini örtün. Tabii anneniz keçeli kalem kullandığınız için küplere binebilir. 3) Ortadan kaybolun. Yapabileceğiniz bir şey daha var: 4) ONLARLA YAŞAYIN! Çünkü sonuçta sizi farklı yapan şeyler aynı zamanda sizi siz yapan şeylerdir. Ünlü aktrist Julianne Moore, kendi çocukluk deneyimlerinden ilham alarak yazdığı Çilli Begonya ile bizi biz yapan şeyleri sevmek üzerine evrensel bir hikâye anlatıyor. (Kitabın arka sayfasından alıntıdır.) Kitap Amerika’da müzikal olarak da sahnelenmiş. Yaş grubu: 3+ Yayınevi: Bilge kültür Sanat Amazon: 4.5 (30 okuyucu tarafından 5 üzerinden yapılan...

Devamı…

Çocukların AVM’de ne işi var?

İstanbul’da özellikle hafta sonları alışveriş merkezleri, ‘ana baba günü’ tabirinin mecazi anlamını kaybettiği yerler haline geldi. Çünkü anne-babalar hava nasıl olursa olsun, çocuklarını kaptıkları gibi alışveriş merkezlerine hücum ediyorlar. Alışveriş yapılsa da yapılmasa da, AVM tozu yutmadan hafta sonu geçirilmiyor artık, iyi bir şeymiş gibi… Tamam, 90’larla birlikte pek çok yerde sokakta yahut “arsa”da oynama devri sona erdi. Değişen çevre koşulları, kentsel yapılaşma, toplu konutlar, siteler, değişen dünyadaki güvenlik kaygıları… Hepsine tamam. Evet, çocuk büyütürken, bazı dönemlerde vakit geçirmek gerçekten çok zor oluyor. Her an her yere gitmek çocuksuz dönem gibi kolay olmuyor. Arkadaşlarla istenildiği zaman görüşülemiyor ve AVM’ye...

Devamı…

"Saklambaç oynayanlar elime mum diksinnn!!!"

Bir zamanlar, sokakta oyun oynamak, çocukların en büyük mutluluğuydu. Bu mutluluğun nedeni günümüze göre başka seçenek olmaması mıydı acaba? Yoksa sokakta tek başına oyun oynayan çocuğun, kontrolün elinde olduğunu ve başının çaresine bakması gerektiğini bilmesinden mi kaynaklanıyordu? Sokakta oyun oynanan dönemlerde, erken çocukluk dönemi daha kısa sürüyordu sanki. Çünkü sokaklarda çocukları olgunlaştıran, hayatı öğreten bir şeyler vardı. Adı üstünde oyun değil mi? Yenmek de var, yenilmek de. Büyükler tarafından ezilmek, yerine göre kendinden küçüğü ezmek, icabında diğer mahallenin çocuklarıyla kavga etmek de vardı. 80’lerin sonu 90’ların başında, İzmir’de bahar mevsimi, 6-10 yaş arası çocuklar için sokakta daha çok oyun...

Devamı…

Bahçeden tezgaha: Sarıyer Köy Pazarı

Sarıyer Merkez Mahallesi’nde  Hüseyin Kalkavan Lisesi’nin yanında her pazartesi kurulan pazarda, sadece civar köylerde yetiştirilen ürünler satılıyor. Tezgahların %90‘nını Sarıyer’e bağlı Gümüşdere Köylüleri’nin  oluşturduğu pazar sabah 6.30-7.00 gibi kuruluyor. Köylüler sadece kendi bahçelerinde yetişen mevsim sebzelerini sattıkları için, tezgâhlar öğle saatlerine varmadan boşalmaya başlıyor. Bazı tezgah sahipleri Gümüşdere Köyü’ndeki bahçelerine davet edebilir sizi. Davet etmezlerse de siz teklif edebilirsiniz. Bu sayede direkt olarak bahçelerden alışveriş...

Devamı…

Aslında fedakarlık diye bir şey yok

Bazı babalar vardır; çocuğun bakımıyla falan ilgilenmezler. Aile düzenindeki tek sorumluluklarının eve ekmek getirmek olduğuna inanırlar. Belki babalarından öyle görmüşlerdir. Belki de, kafa olarak evrimlerini tamamlamadıklarından kendilerini avcı, kadını toplayıcı görürler. Bu nedenle yavruya bakmak da, annenin görevidir mesela. Eee o zaman kafa olarak evrimlerini tamamlamamış olmaları muhtemel. Çünkü imparator penguenlerinde bile baba penguen, Antartika’nın dondurucu soğuğunda aylarca, neredeyse hiç kıpırdamadan ve hiçbir şey yemeden yumurtayı taşır da, bu canına yandığımın adamı bir gece kalkıp da bakmaz yavrusuna. Yavrusunu sevmesine sever, ama uzaktan sever. Yakınlaşması için keyfinin gelmesi, yavrunun da gıkını çıkarmadan, uslu uslu durması gerekir, çünkü yavru ağladığı...

Devamı…

Gözleme (el açması tam buğday unu yufkasıyla)

Malzemeler : 3-4 su bardağı tam buğday unu 1.5 çay bardağı su 1 çorba kaşığı sızma zeytinyağı 1 yumurta 1.5 çay kaşığı deniz tuzu ya da kaya tuzu Tam buğday unuyla çalışmak çok kolay. Neredeyse hiç topaklanmıyor. Hamur işi tariflerinde hep derler ya ‘özlü bir hamur elde edin’ diye… İşte size ne yaparsanız yapın özlü olacak bir hamur tarifi… Un-su miktarını ayarlamak size kalıyor biraz, ama unu eklerken de suyu eklerken de hiç korkmayın, çünkü tam buğday ununun taneli yapısı  gereken kıvamı sağlıyor. Derin bir kabın içinde unu ve tuzu harmanladıktan sonra, ortasını havuz gibi açıp su, yumurta ve...

Devamı…

Oyun oyun oyun

Kimin Çorabı? Hangisi Eşi? (12 ay +): Bu oyunu bebeğinizin ay dönemine ve gelişimine göre, sadece bebeğinizin çoraplarıyla ya da tüm aile bireylerinin çoraplarıyla oynayabilirsiniz. 12-18 ay arası dönemde sadece bebeğinize ait olan, canlı renklerdeki 2-3 çift çorapla başlayıp, ilerleyen aylarda daha çok çorapla oynayabilirsiniz. Meyve Arama (18 ay +): Bu oyun için 1 paket köftelik bulgura, bir de mevsimine göre meyvelere ihtiyaç var. Derince bir kaba  bir paket köftelik  bulguru boşaltıp içine mevsimine göre (çekirdeksiz) bebeğinizin yiyebildiği büyüklükte meyve parçaları atıyorsunuz. Bebeğiniz de minicik elleriyle karıştırıp bulduğu meyveleri afiyetle yiyor. Karton Ev Boyama (18 ay +): İhtiyacınız olan şey büyük...

Devamı…