Yazar: Uzunçorap

Gezi, müzik ve bizim çocuklar

Yazın Gezi’den kalanında, o günlerde ağır yaralananların iyileşmesini dileyerek, Berkin Elvan’ın iyi haberlerini beklerken, Gezi direnişçilerinin gözaltı ve tutuklanma durumlarını takip edip, kendisi de adı kadar kötü bir fikir olan şu üçüncü köprü ihtimaline karşı ne yapsak derken, müziğimiz, Gezi yazının müziği… Express’in kaçırılmaz Gezi sayısında listelenen ve listelenmeyen #çapulcuşarkıları’nın bazılarını youtube’dan bilgisayara indirirken linkleri UzunÇorap’a da not alalım:   Hüseyin Badıllı – Kim Sevmedi Söyle Seni Sayın Başkan Sen Çocukken     Ayşe Deniz Gökşin – We Don’t Need No Gas Bombs   Angara’nın Gazları     Çağlayan Yıldız – Chapulation Song / We’ll Be Watching You     New Yorklu Çapulcular – Şimdi İstanbul’da Olmak Vardı   Marsis – Oy Oy Recebum   Kardeş Türküler – Tencere Tava Havası   ODTÜ Klasik Türk Müziği Topluluğu – TOMA’dan su atarlar   Serhad Raşa – Çapulcunun Şarkısı   Duman – Eyvallah   Hakan Vreskala – Dağılın Lan/ Barikat   Boğaziçi Caz Korosu – Çapulcu Musun Vay Vay     Boğaziçi Caz Korosu – Çapulcular Oldu Mu   Dinar Bandosu – The Chapullers     Demir Sert – Bu Gaz Bir Harika Dostum     Beyoğlu Kumpanya – Bu Daha Başlangıç     Alpay – Ethem’in Sessiz Çığlığı   Agire Jiyan – Çapulci   Nazan Öncel ve Çapulcu Orkestra – Güya     Müge Zeren – La Chapulita     Metruk Roll Bando – Sence Polis Nedir?   Kızçeler –...

Devamı…

Türkçe şarkı ve türkü ile büyümek…

Şimdi 2,5 yaşına yaklaşan Ali, küçücükken çok kolay uyurdu. Hatta ilk haftalarında meme emerken uyuyakaldığı için emzirmek çok uzun sürüyor; çocuk pek kilo da almıyor, ben de emzirirken çenesini gıdıklayarak uyandırmaya çalışıyordum sürekli. Emzirdikten sonra gaz çıkarmak gerektiği için o şekilde uyumaya bırakamadığımız dönemde, onu kucağımızda hafif hafif sallayarak dolaşmaya, ninniler söylemeye alıştık ailecek. O zamana kadar başka insanların yanında şarkı söylemekten rahatsız olan ben, annesinin sesini duyunca büyülenmiş gibi uyuyan melek hayranıma keyifle ninni söyler oldum. Babası da kendi sevdiği şarkıları CD’den çalıp bebek kucağında dans ederek uyuturdu oğlunu. O günlerde çıkan, Suzanne Vega’nın “Caramel” şarkısı Kerem ile...

Devamı…

Nedir bu paraben?

Günlük hayatımıza pompalanan yapay şeylerin çoğu zaman faydasından çok zararı var, bunu öğrendik. Bebek yerlerde sürünüyor, silip süpürmek lazım ama çamaşır sularıyla ya da güzel kokan kimyasallarla (konuyla ilgili bir yazı) değil, tamam (biz suya arap sabunu, karbonat, bazen de sirke katarak yapıyoruz temizliği). Bebek ürünleri dâhil her şey zararlı ya da şüpheli kimyasallar içerebiliyor, satır satır okuyoruz… Uzak durulması gereken maddelerden birinin paraben olduğunu ilk bebeğim Ali beş aylıkken (Temmuz 2011) tesadüfen gördüğüm bir yazıdan öğrenmiştim. Yazıyı okuduktan sonra bizim evde ne var diye bir baktım, bir akrabamızın mothercare’den alıp getirdiği pişik kremi (ve henüz açmadığımız şampuan, köpük...

Devamı…

İtiraf ediyorum: Çocuğum bilgisayar seyrediyor

Evet, biliyorum, televizyon ve bilgisayar gibi iki boyutlu şeyler çocuklarımızın tazecik görüntü algısını bozuyor. Ayrıca merakla dolu, hareket etmeye, etrafı karıştırmaya, dünyayı tanımaya can atan çocukları bir şeyin karşısında böyle boş boş oturması onlara çok büyük haksızlık. En güzeli, çocuktan uslu ve sessiz durmasını beklemeyelim, onun hızına ayak uyduralım, yuvarlanıp gidelim beraber. Ama öyle olmuyor işte. Her zaman her şeye yetişemiyorsun. Yemek yapabilmek veya kırılan camları süpürmek için çocuğu “iptal” etmek gerekiyor bazen. Kendi kendine bir köşede oynayarak da sana zaman tanıyabiliyor çocuk; ama birden çok çocuğu olanlar için sessizlik daha bir önemli. Cemo’yu uyuturken veya emzirirken Ali bir...

Devamı…

İşimize Yarayan Bir Kitap: Tracy Hogg’un Mucize Çözümler’i

Şubat 2011 doğumlu ilk bebeğim Ali’ye hamileyken onun gelişimini takip etmek için internetten bir şeyler okuyor, doğum normal ve rahat olsun diye yine internetten okuduğum hamile yogalarını yapıp insanlara nasıl doğurduklarını soruyordum. Pek kaygılı değildim. “Kedi köpek nasıl doğuruyorsa ben de bir şekilde doğururum nasılolsa.” diyordum. Özenli ama rahattım. Hamilelik ve doğum konusunda bunun çok faydasını gördüm. Ama bu çocuk doğduktan sonra ne olacak diye hiç düşünmemişim galiba. Çocuğumu seveceğimi biliyordum ve bu da ona iyi bakmama yetecek zannediyordum. Tabii ki yeter aslında. “Mükemmel annelik” diye bir şey yok, öyle olmaya çalışanların çok fena durumlar yarattıklarını görüyoruz. Çocuğunu seven bütün anneler iyidir işte. Ama bazı şeyleri bilmek işi kolaylaştırıyormuş herkes açısından, bunu da gördüm deneyerek. Kendi çocuğum olmadan önce tanıdığım çocuklar, anneanne, babaanne ve dedelerin tecrübeleri, komşu teyzeler ve arkadaş önerileri iyi de, bu yine de sınırlı bir mecra. Yüzlerce çocuk gördüğünü söyleyen ve kendine güvenerek konuşan birinden fikir alabilmek önemli bir nimet. Tracy Hogg tam da böyle biri ve fikirlerinin bazıları da gerçekten çok işe yarıyor. Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler kitabını okumaya başladığımda Aralık 2012 doğumlu küçük oğlum Cemo dört aylıktı. Hogg’un bazı gözlemlerini, önerilerini yersiz, fazla ukalaca, kasıntı ve mükemmeliyetçi buldum, evet. Ayrıca bana yabancı bir kültürden ve çok farklı fiziksel şartlardan bahsediyordu: nerede çocuğun ayrı odası olmasının çok normal olduğu, çocuğu rahat rahat bahçeye salabildiğin ama başka çocuk görsün diye oyun gruplarına yazıldığın Amerika ve...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.