Yazar: Dr. Demet Ilıkkan

3-4 Yaş Arası Çocuk Aşıları

3-4 Yaş Arası Üç yaşına kadar aşı aralıkları önerildiği şekilde yapılmak kaydı ile dört doz Difteri-Tetanoz-Boğmaca-Çocuk Felci-HiB, üç doz Hepatit B, bir doz verem aşısı, bir yaş sonrası bir doz Pnömokok, bir doz Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak, bir doz Suçiçeği, iki doz Hepatit A aşısı uygulanmış olmalıdır. Eksik aşılar, eksik dozlara göre tamamlanmalıdır.               Dört- altı yaş arasında 2. doz Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısı uygulanır. Bazı ülkelerde bu ikinci doz 10-12 yaşında önerilir. Dört-altı yaş arasında 5. doz Difteri-Tetanoz- Boğmaca- Çocuk Felci aşısı...

Devamı…

2-3 Yaş Arası Çocuk Aşıları

İki yaşına kadar dört doz Difteri-Tetanoz-Boğmaca-Çocuk Felci-HiB aşısı, 3 doz Hepatit B aşısı tamamlanmış, bir doz verem aşısı, bir yaş sonrası bir doz Pnömokok aşısı uygulanmış, birinci doz Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak ve Suçiçeği aşısı yapılmış olmalıdır. Aşı takviminde değişik nedenlerle eksikler varsa tamamlanır.               Hepatit A aşısı iki dozu arasında en az 6 ay olacak şekilde uygulanır. Polisakkarid Pnömokok aşısı uygulanacak ise 2 yaşında sonra, gerekirse 5 yıllık aralarla tekralanarak yapılır. Polisakkarid aşılar 2 yaş altında yeterli koruyuculuk geliştirmediklerinden...

Devamı…

1-2 Yaş Arası Çocuk Aşıları

Bir yaşını tamamlamış bir bebeğin Hepatit B ve rotavirüs aşılanması tamamlanmış, üçer doz difteri-tetanoz- boğmaca- çocuk felci- HiB ve pnömokok aşıları ve bir doz verem aşısı uygulanmıştır. Değişik nedenlerle bu aşılamalar tamamlanamadı ise en erken zamanda tamanlanmaya çalışılır. Pnömokok aşısı 1 yaşından sonra uygulanacaksa tek doz yeterlidir. Rotavirüs aşısı bebeğin 8. ayına kadar tamamlanmış olmalıdır. Bir yaşını tamamlayan bebeğe kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı yapılması yaygın uygulamadır. Riskli dönemler yaşandığında kızamık aşısının 1 yaş altındaki bebeğe 9 aylıktan itibaren bir doz daha yapılması önerilir. Ancak bu uygulama yeterli koruyuculuk sağlamadığından 1 yaş sonrasındaki kızamık aşılaması aynı şekilde devam etmelidir. Suçiçeği aşısı da...

Devamı…

Süt çocuğunda aşı uygulamaları

Aşı uygulamaları, aşı olanın minimum dozla en kısa sürede maksimum koruyuculuk kazanacağı bilimsel olarak bilinen takvimlere uygun olarak yapılır. Aşıların çoğunluğu enjeksiyon şeklinde, az bir kısmı ağız yolu ile yapılır. Burun yolu ile ve yiyecekler ile aşılama çalışmaları yapılmaktadır. Her ülke kendi risklerine göre aşı takviminde bazı düzenlemeler yapmaktadır. Bu düzenlemeler o ülke için öncelikli olan ve olmayan hastalıklara göre belirlenir. Bu düzenlemelere göre bazı aşılar hiç uygulanmazken, diğer ülkelerde uygulanmayan bazı aşılar yapılır veya aşı uygulama dozları risklere göre değişebilir. Örneğin; bazı ülkelerde verem aşısı rutin aşılama takviminde yer almazken, bazı ülkelerde rutin olarak uygulanmaktadır. Bu konudaki örneklerden bazıları Hepatit A aşısı,  Meningokok C aşısı, Tifo aşısı, Japon ensefaliti aşısı, kene-kaynaklı ensefalit aşısıdır. Bazı aşılar, hastalığın bulunduğu ülkelerde yaşamamasına rağmen o bölgeleri ziyaret edeceklere de önerilir. Bir grup aşı, anneden geçen koruyucu proteinler nedeniyle bebekte yeterli koruyuculuk sağlayamadıklarından belli yaştan sonra uygulanır. Bir yaş altında uygulanan aşıların tamamı büyük çoğunluğu tek doz ile koruyuculuk vermezken, bazı aşılar hangi yaşta uygulanırsa uygulansın, birkaç doz uygulandığında istenen düzeyde koruyuculuk ancak elde edilir. Bir yaş sonrasında uygulanan bazı aşılarda tek doz uygulama yeterli iken,  bazı aşıların yeterli koruyuculuğu devam ettirebilmek için her 5-10 senede bir tekrarlanması gerekir. Genel itibarı ile gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yeni doğan bebekler, doğumu takip eden birkaç gün içinde Hepatit B virüsüne karşı aşılanarak aşı uygulamaları başlamış olur. Bazı ülkelerde verem aşısı da doğumu takip eden...

Devamı…

Kucağa almak ya da almamak

O’nu çok seviyorsunuz. O’nu o kadar çok seviyorsunuz ki hiçbir şey daha önemli, daha öncelikli değil. Ne isterse yaparsınız, neyiniz varsa ona verirsiniz: zamanınız, sevginiz, para ile alınabilen her şey. Gerçi ilk gördüğünüz anda O’nu bu kadar çok seveceğinizi hissetmemiştiniz. Ama bundan sonra, hayatınız boyunca sizinle beraber olacağını, bu mucizevi küçük şeyin, bebeğinizin, sizden bir yansıma olduğunu hemen kavramıştınız. Gövdesini gövdenize değdirip kucağınıza aldığınızda kendini nasıl da güvende hissederek uykuya bıraktığını, düzenli nefes alışlarının ona dokunuşlarınızla nasıl devam ettiğini, hatta söylenirmiş gibi olduğunda ona fısıldamalarınız, dokunmalarınız sayesinde nasıl da rahatlayıp, sakinleştiğini biraz şaşırarak, biraz hayran olarak ama en çok...

Devamı…

Konjenital Hipotiroidizm

Tiroid hormonları anne karnındaki bebek de dahil her yaştaki bebek ve çocuk için erişkin için olduğundan çok daha büyük öneme sahiptir. Yaş ne kadar küçükse tiroid hormonu eksikliği sonuçları çok daha belirgin ve geri dönüşümsüzdür. Tiroid hormonları öncelikle anne karnındaki bebeğin ve süt çocuğunun büyümesi ve nörolojik gelişimi üzerinde etkilidir.   Hamileliğin ilk yarısında fetüsün tiroid hormon düzeyleri düşük olup, bu dönemde düzeyler annenin tiroid hormon düzeylerine bağlıdır. Annenin tiroid hormon düzeylerindeki tedavi edilmemiş eksiklikler fetüsü etkiler. Tedavi almakta olan ve tiroid hormon düzeyleri normal sınırda olan hipotiroidli gebelerin bebekleri normal gelişim gösterirler. Hamileliğin ikinci yarısında tiroid hormonları açısından fötal işlev gelişmeye başlar ve bebek doğduğunda...

Devamı…

Uyku hakkında çok sorulan sorular

Bebekler/çocuklar hangi yaşta ne kadar uykuya ihtiyaç duyar? Yenidoğan bebek günün büyük kısmınını uykuda geçirir. Bu ilk bir-iki hafta boyunca beslenmeler ve diğer ihtiyaçları için uyanık olmadığı bütün zamanları kapsar. Haftalar ilerledikçe uyanık kalma süresi artarken uykuda geçirdiği süre kısalır. Birinci ayın sonunda günde uykuda geçirdiği süre 14-18 saattir. Aylar ilerledikçe gündüz uykuları kısalıp uykuda geçirdiği zaman gecede yoğunlaşmaya başlar. Bebek bir yaşını tamamladığında günde 10-14 saati uykuda geçirir. Bu sürenin yaklaşık üçte ikisini gece uyur. Öğlen uykusu gerekli midir? Bebekler ilk doğduklarında gece-gündüz ayırımı olmaksızın günü ihtiyaçlarına göre bir döngü içinde geçirirler. Bebekler gece de gündüz de acıkır-beslenir,...

Devamı…

Geçmişte bir “hastalık”, günümüzde fizyolojik bir süreç olarak “Diş Sürmesi”

Süt dişlerinin sürmesi tıbbın eski çağlardan beri ilgisini çekmiştir. Bu süreçle pek çok önemli sağlık sorunu ilişkilendirilmiş, çoğu zaman “hastalık” diye kabul edilmiş, tedavi edilmeye çalışılmıştır. Diş sürmesi bütün çocukların yaşadığı fizyolojik bir süreç olmakla beraber, eşlik ettiği varsayılan bulgulardaki çeşitlilik ve sürecin beraberinde getirdiği farklılıklar kafa karıştırıcı olabilmektedir. Diş sürmesi zamanlaması, dişlerin sürme sırası ve diş sürmesi sırasında yaşanabilen bulgular oldukça fazla bireysel değişkenlik gösterir. Bebeklerin çoğunluğu ilk dişlerini genellikle hayatlarının 6. ayı civarında çıkartmaya başlayıp 30 aylığa kadar da tamamlarlar. Ebeveynler pek çok çocuğun diş sürmesi sırasında pek çok sorun yaşadığını yaygın olarak ifade etmektedir. Diş sürmesine...

Devamı…

5-6 yaş

Yemeğini kendi başına başarıyla yer. “Alışveriş için para gereklidir”i anlar, para biriktirmeyi dener. Para üstünü bekler. Gece korkuları, yalnız kalma kaygısı azalmıştır, kendi başına odada oynar. Oyun kurar, diğer oyunculara roller verir, oyunu yönetir. Basit birkaç kelimeyi okuyabilir, adını yazar, birkaç rakam yazar, okur. İki basamaklı sayıları on, yirmilileri okuyabilir. Tek ayağı üzerinde zıplayarak ilerler. Renkleri tanır. Resimlerde karakterler anlaşılır, perspektif yoktur, figürler benzer büyüklüktedir. Düğme ilikler, fermuar çeker. Giyinir-...

Devamı…

4-5 yaş

Makas kullanır, sınırlara dikkat ederek kesmeye çalışır. Resimlerde kompozisyon başlar, renk kullanmaktan hoşlanır. Tek başına tuvalete gider, tuvalet temizliğini başarmaya çalışır. Adını yazılı görünce tanır, yazmayı dener. Anne- baba isimlerini yazılı görünce tanıyabilir. Yaşını yazar, 10’a kadar rakamları görünce tanır, yazmayı dener. Kendi başına oynar, grup oyunlarında aktiftir. Sevdiği- sevmediği arkadaşları vardır. Hızlı, dengeli koşar, daha az düşer. Alışveriş için para gerektiğini bilir, para ile alışveriş yapabilir. Ancak her zaman para şart değildir. Tek ayağı üzerinde durur, zıplar. Topu ileri hedefe atar, ayağı ile vurur. Düğme iliklemeye çalışır, bazen başarır. Fermuar...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.