Advertisement

Yazar: Uzunçorap

Televizyon izleyen çocuklar: Hem uykusuz hem obez!

Amerikan Pediyatri Akademisi (AAP)’nin yaptığı bir araştırma çocuklarda obezite ve televizyon izleme alışkanlığı arasında belirgin bir orantı olduğunu ortaya koyuyor. Bunun en önemli nedeni ise uzun süre televizyon izleyen çocuklarda, hareket etme alışkanlığının giderek azalması ve reklamların yeme alışkanlığı üzerindeki olumsuz etkileri. Televizyonun özellikle ergen yaşlardaki çocuklar üzerindeki bir diğer olumsuz etkisi ise uykusuzluk problemi. Araştırmalar uzun süreli televizyon izleme alışkanlığına sahip çocukların giderek hareketsizleştiğini ve yüksek kalorili, fastfood tarzı yiyecek ve içeceklere daha fazla yöneldiklerini gösteriyor. Bu yönelim ise çocukların meyve ve sebze yeme alışkanlıklarının giderek azalmasına neden oluyor. Televizyonlarda çocuklara yönelik reklamı yapılan yiyecek içeceklerin ağırlıklı olarak...

Devamı…

NTV Yayınları'ndan annelere iki yeni kitap

NTV Yayınları geçtiğimiz günlerde anneleri ve anne adaylarını yakından ilgilendiren iki ayrı kitap yayınladı. Kitaplardan ilki, “Anne adaylarına gerekli tavsiyeler” üstbaşlığıyla yayınlanan “Günbegün Hamilelik”. Kitap, anne adaylarına hamileliğin tüm aşamalarında yaşayacakları yeni deneyimler konusunda bilgi veriyor. Uzmanlar tarafından hafta hafta hazırlanan bu günlükte sağlık, beslenme, egzersiz, cinsel hayat ve uyku üzerine pek çok özel tavsiye bulunuyor. Kitap ayrıca hamilelik süresince bebeğin ve annenin vücudunda meydana gelen değişikliklere, hamilelik süresince satın alınması ve gözardı edilmesi gereken eşyalara ayrıntılı bir biçimde yer veriyor. NTV Yayınları’nın diğer kitabı ise anneleri ilgilendiriyor.  “Bebek ve Çocuk Yemekleri – Hayata sağlıklı bir başlangıç için taze ev...

Devamı…

Kasık fıtığı nedir? Neden çocuğumda kasık fıtığı oluştu?

Gebeliğin son üç ayı süresinde, böbreklere komşu olan testis, normal yeri olan skrotuma inmek için yolculuğuna başlar. Kasıktan skrotuma inmek için gerekli kılavuzlardan birisi peritondur (karın iç yüzeyini sararak barsakları çevreleyen ince doku zarı). Bu yolculuk esnasında peritonun bir kısmı testise yapışır ve onunla beraber skrotum içerisine girerken, karın içerisi ile ilişkili bir kese, poş oluşturur. Benzer olay kızlarda rahim bağlarından bir tanesinin kasık kanalı içerisinden geçip, labialara ulaşması esnasında olur.Her iki durumda da oluşan, uzantı şeklindeki keseye “Processus Vaginalis” denir. Processus vaginalis normalde doğumla beraber kapanır, böylece karın içerisiyle kasık arasında bağlantı kalmaz. Kapanmanın tam olmadığı durumlarda, barsakların,...

Devamı…

5 aylık bebekle bir kamp macerası

Çocuklar ve hele de bebeklerle gezmek çok keyifli. Aslında ilk 6 ay yol yapmak için ideal bence. Henüz yemek derdi olmadığından ve hareket kabiliyeti pek sınırlı olduğundan, 0-6 ay bebekleri ile maceraya atılmamak için geçerli bir sebebiniz yok. Özellikle bahar aylarında, yaz sonu veya yaz başı, kendimizce bir tatil planlayıp, şöyle bir rota belirledik 5 aylık kızımızla; Bodrum’dan, Antalya’ya, Dalyan ve Kaş üzerinden araba ile gitmek, Dalyan ve Kaş arasında Patara’da ziyaret edilesi bir yer. Öncelikle, yanımıza her zaman az eşya alma ilkesi ile hareket edip, çok eşya ile yola çıkarız. Bu konuda erkeklerin pek suçu yok, zira onlar...

Devamı…

Neden cumartesinin gelmesi bir hafta, pazartesinin gelmesi ise iki gün sürüyor?

Bu işte kesin bir yanlışlık var. Cumartesinin gelmesi koskoca bir haftayı alıyor. Hem o haftanın da çok eğlenceli olduğu söylenemez. Sabah yedide çalan saatler, her daim kızmaya hazır öğretmenler, sıkıcı dersler, sınavlar, testler… Böyle geçiyor o hafta. Ve anca geliyor cumartesi. Ama pazartesi desen iki gün içinde geliveriyor. Sen daha ne olduğunu anlamamışken kendini sınıfta buluyorsun. Sanki üç saat sürmüş gibi gelen hafta sonu bitmiş oluyor. Biz babamla kararlaştırdık, haftalar şöyle beş günden oluşmalı: Pazartesi, salı, cuma, cumartesi ve pazar. Ne zamandan beri çarşamba ve perşembe bu kadar gerekli ki? İşin kolayı var, atalım gitsin. O kadar da önemli...

Devamı…

Belli başlı inme nedenleri nelerdir? Doç. Dr. İhsan Kafadar cevapladı.

İnme nedenleri, ön planda atardamar tıkanıklığına veya atardamarda pıhtı oluşmasına yol açan nedenler ile toplardamar kökenli nedenler olarak iki ana grupta sınıflandırılmaktadır. Atardamar tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkan inmelerde doğumsal siyanotik kalp hastalıkları çocuklardaki serebrovasküler olayların en sık nedenidir. Ancak bununla birlikte birçok farklı neden daha vardır. Bu nedenleri şöyle özetlemek mümkündür: Hiperviskozite (polisitemi, hiperlökositoz, trombositoz sonucu gelişir), aşırı pıhtılaşma yapabilen kalıtsal durumlar (faktör V leiden mutasyonu, protein C eksikliği, protein S eksikliği, antitrombin III eksikliği, protrombin gen 2010 mutasyonu vb), boyun ve servikal vertebra travması (karotis trombozuna neden olarak), otoimmün hastalıklar sonucu oluşan arteritler (SLE, Henoch-Schönlein purpurası, Kawasaki has.,PAN vb), hiperkoagülopati (antifosfolipid antikorları,lupus antikoagulanı,antikardiyolipin antikorları sonucu), doğumsal metabolizma hastalıkları (homosistinüri, hiperkolesterolemi), Moyamoya hastalığı . Birçok nedene bağlı olarak gelişen inmede tedavi etyolojik nedene yönelik tedavi, kan sulandırıcı antikoagulan tedavi ve destek tedavi olarak üç ana grupta toplanır. Bazı vakalarda cerrahi onarım da yardımcı...

Devamı…

2 yaşındaki kızımın pabuçlarını deniyorum: Ben Ela olsaydım!

Zordur ya başkasının pabuçlarını giymek… 38 yaşındayım, 2 yaşındaki kızım Ela’nın pabuçlarını deniyorum şimdi: Ben Ela olsaydım;  bulduğum her fırsatta uyurdum, horlaya horlaya, gece/gündüz uyurdum. Uyutmayacaklar sonradan kızım, hep dürtecekler. Uyu. Ben Ela olsaydım; pancar mancar yemezdim. Zaten ilerde şişkoyum /vejetaryen oldum/selülitim var/ hiper GDO vs gibi mevzular olacak, ne bulursan ye yahu! Ben Ela olsaydım; ota boka ağlamazdım. Ağlayacak ne mühim şeylerin olacak kızım: manitalar, anne baba itişmeleri, depremler/depreme sevinenler, okullar/sınavlar, ezilenler/ölenler/doğanlar… Saydırtma şimdi bana… Ben Ela olsaydım; herkese habire sarılırdım. Bigün ‘Free Hug’ diye bi reklam filmi gördüğünde, bunun senin yaşındakilerin aklıyla yapıldığını bilmeni ve şaşırmamanı isterim....

Devamı…

Eroğlu ailesinde rekabet kızışıyor(!)

Bilmem hatırlar mısınız Cenk Eroğlu’nu ama 90’larda yaptığı hit şarkısı “Ben Yağmurda Doğdum” u bir dinleseniz “aaa, o muydu?” diyeceğinize eminim. Amerikalı Hard Rock grubu Winger’ın gitaristliğini yapmış, 90’larda “Ben Yağmur da Doğdum” ve “Son Rüya” gibi hitler içeren “Yolculuk Rüzgara” isimli albümüyle bir dönem ortalığı kasıp kavurmuş, Tarkan, Özlem Tekin, Aylin Livaneli, Oya-Bora gibi türlü yerli sanatçıya  bestelerini vermiş, birçok müzisyene eşlik etmiş gitarist Cenk Eroğlu’nun şimdilerde en büyük hayali 5 yaşındaki oğlu Ali ve 13 yaşındaki oğlu Efe ile aynı sahneyi paylaşmak, birlikte bir şeyler üretmek. Eroğlu’nun evde kaydettiği videolara bakılırsa, muradına ermesi çok uzun sürmez. Ali Eroğlu...

Devamı…

Blogger anne babalar kansere iyi geliyor!

Takip edenler bilir. Blogger anne babalar, bir süredir her ayın ilk cuması bir araya gelip, sanal alemde başlayan muhabbetlerini kanlı canlı ortamlara taşıyorlar. Nedendir bilinmez muhabbet dönüp dolaşıp, insanlığa faydalı işler yapma konusunda takılıyor. Blogger anne babalar, Van depremi sonrasında dört koldan eşya toplayıp Şişli Belediyesi kanalıyla Van’a göndermişlerdi. Ardından da “Van için örüyoruz” başlıklı bir kampanya başlatıp, harıl harıl örgü örmeye başlamışlardı. Önümüzdeki hafta bloggerlar yeni bir etkinlik daha gerçekleştirecek. 9 Mart’ta kanseri konu edinen bir buluşma gerçekleştirip Kansersiz Yaşam Derneği’yle birlikte 50 kadına 50 mamografi hediye edecekler. Blogger anne babaların bu ayki gündemi bu, bakalım kahramanlarımızı önümüzdeki...

Devamı…

Her yıl 3 bin çocuk kansere yakalanıyor

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Atila Tanyeli, Türkiyede her yıl ortalama 3 bin çocuğa kanser tanısı konulduğunu, erken tanının tedavide büyük önem taşıdığını söyledi. Ailelerin çocuklarını yılda en az bir kez sağlık kontrolünden geçirmesinin çok yararlı olacağını vurgulayan Prof.Dr. Atila Tanyeli, “Maalesef ülkemizde kansere yakalanan çocukların sayısı yılda 3 bini buluyor. Erken tanıda ortalama 100 hastanın 60’ını kurtarıyoruz. Löseminin bazı türlerinde ve böbrek tümörlerinin bazılarında bu oran yüzde 80-90’a çıkıyor. Geç konulan tanıda ise tedavinin başarı oranı yüzde 30’larda kalıyor. Bu nedenle aileler uyarıları dikkate almalı” dedi. Prof.Dr. Tanyeli, kanser ve...

Devamı…