Advertisement

Yazar: Uzunçorap

Hazır değilsiniz

Hazır değilsiniz Anlaşılan bahaneye ihtiyacınız var… Korkuyor musunuz yoksa sadece endişeli misiniz? Kendinizi hazır hissetmiyorsunuz ebeveyn olmaya. Peki ama neden? Şu anda sahip olduğunuz özgürlüklerin bir kısmından vazgeçmek size zor mu geliyor? Haklısınız, hiç kolay olmayacak. Kolay olsa her gün milyonlarca bebek gelir miydi hiç dünyaya? Mesele hazırlık değil biliyorsunuz değil mi? Gerçek soru şu: Ebeveyn olmayı sahiden istiyor...

Devamı…

Hazırsınız

Hazırsınız Ebeveyn olmak isteyip istemediğinizi çok sordunuz kendinize… Bir bebek istediğinizi biliyordunuz zaten. Mesele uygun psikolojik, fizyolojik ve ekonomik koşulları yaratmaktı… Olmuş gibi görünüyor. Geride bir tek bahaneler kalmış. Gözünüzü kararttığınız ya da kader ağlarını örmeyi tamamladığı anda bu iş tamam. Tabii yarın nasıl hissedeceğinizi kimse bilemez… Acele etmezseniz ters tarafınızdan uyandığınız bir gün vazgeçebilirsiniz...

Devamı…

Mehmet Murat Azak: Önce iki kişi birbirini sevecek. Sonra üç kişi… sonra dört kişi…

1964 doğumlu ve Galatasaray Lisesi mezunu Mehmet Murat Azak, meslek olarak babasının yolundan gitmiş; Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nde diş hekimliği okumuş; diplomasını bizzat babasının elinden almış. Uzun yıllar babasıyla beraber aynı klinikte çalışan Azak, bu sırada, Türkiye’deki ilk implant operasyonlarını 1972’de yapmış olan babası Osman Azak ile İmplantoloji ve Estetik Diş hekimliği alanında ortak çalışmalarda bulunmuş. Lise yıllarından madalyalı bir atlet ve voleybolcu olan Mehmet Murat Azak şimdi, işten arta kalan zamanlarında alto saksofon çalan sıkı bir caz takipçisi. Eşi Didem’le 1991 yılında evlenen Murat Bey’le 1994’te doğan kızları Özüm hakkında konuştuk. Kaç yaşında baba oldunuz? Planlı mıydı?...

Devamı…

Çocuğunuzla okuduklarınızı paylaşın

Mine Soysal bundan böyle başta çocuk edebiyatı olmak üzere, çocuk ve okumak sözcüklerinin bir araya geldiği her alanda kafanıza takılan soruları cevaplayacak… Bu hafta Uzuncorap okurlarından Behice Ersoy’un sorularını yanıtladı… Benim çocukluğumda annem ve babam evde TV açmaz kitap okurdu. Onları göre göre kitap okuma alışkanlığı edindim. Aynısını ben de yapıyorum ama çocuğum benim kadar ilgili değil? Sizce ne yapmalıyım? Önce, çocuğunuzun kendi çocukluğunuzdaki gibi davranmasını beklemekten vazgeçin. Sonra da okuduğunuz kitaplardan hoşunuza giden alıntıları, karakterleri, öyküleri yeri geldikçe, içtenlikle, heyecanla onunla paylaşın. Bu paylaşımlar ne kadar içten, ne kadar etkileyici olursa, merakı o denli kamçılanacaktır. Size göstermese bile....

Devamı…

Cahit Koytak: Öğretmeye değil, öğrenmeye çalışın

Cahit Koytak, 29 Ocak 1949 yılında, Erzurum’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini aynı şehirde yaptı. Yüksek öğrenimini İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Fakültesi’nde tamamladı ve bu fakülteden 1974 yılında kimya yüksek mühendisi olarak mezun oldu. Kısa bir süre mühendislik, sonra uzun yıllar serbest ticaret yaptı. 1994 yılından itibaren 15 yıl bir özel TV kuruluşunda, sinema yayınını yönetti. İngilizceden, Fransızcadan, kitaplar çevirdi. Şiirlerini Diriliş, Kelime, Yöneliş, Yedi İklim, Kayıtlar, Defter, Kaşgar, Hece, Yansıma, Le Poete Travaille, Kitaplık, Kırklar, Merdiven Şiir, Anlayış v.b. BirNokta, Yeniyazı, Başka v.b. dergilerinde yayınladı. Haziran 2010’tan bu yana Taraf Gazetesi’ndeki ‘Yoksullar ve Siviller için Tezler’ köşesinde...

Devamı…

Bebeklerde antibiyotik kullanımında obezite riski

Altı aydan küçük bebeklere antibiyotik verilmesinin, ileride çok şişman olmalarına yol açabileceği bildirildi. New York Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Leonardo Trasande, ”obeziteye genellikle, çoğunlukla sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzının neden olduğunu düşündüklerini, ancak zamanla yapılan araştırmaların bunun daha karmaşık olduğu fikrini verdiğini” belirtti. Uluslararası Obezite dergisinde bugün yayımlanan araştırmaya katılan araştırmacılardan Trasande, bağırsaklardaki bakterilerin kalorinin emilim şeklinde önemli bir rol oynayabileceğini söyleyerek, özellikle çok küçük yaşta antibiyotik kullanmanın bağırsaklarda bulunan ve alınan besinlerin sindirilme şekli üzerinde etkisi olan, başka bir deyişle zayıf kalmayı sağlayan, bazı bakterileri öldürebileceğini kaydetti. Araştırmacılar, 1991 ve 1992’de İngiltere Avon’da doğan 11 bin 532 çocuğun...

Devamı…

Travmalar süperkahraman olarak dirildi

‘Dalgın Sular’ projesiyle bir araya gelen profesyonel çizer, yazar, tarihçi ve psikoterapistler, cezaevi, göç ve deprem mağduru liselilerle birlikte fantastik bir evren yarattı. İstanbul’un travmaları süperkahramanlara dönüşüyor. “Haliç’in dibi taranırken meydana gelen ve hiçbir zaman ne olduğu tam açıklanmayan bir nedenden ötürü bir dizi olay yaşanmaya başlar. İlk önce ‘halüsinasyon’, ‘gaipten sesler duyma’ gibi psikopatoloji vakaları olduğu sanılan şeylerin, kısa sürede öyle olmadıkları, Haliç ’in İstanbul ’un geçmişini ‘kusmakta’ olduğu anlaşılacak ve İstanbul tamamen geçmişiyle iç içe bir hayat sürmeye başlayacak….” Dalgın Sular’a hoş geldiniz. Burası, 17 Ağustos travmasıyla yaşayan Adapazarı’ndan liselilerin, Metris Cezaevi’nden çocuk ve genç tutukluların, artık...

Devamı…

İkna odası değil, travma odası

Kürtaj düzenlemesiyle ilgili gelişmeleri değerlendiren jinekolog Bülbül, bir kadına asla kürtaj görüntüsü seyrettirmeyeceğini söylerken, tıp etiği uzmanı Çokar, “hastalara kalp ameliyatı görüntüsü izletiliyor mu” diye soruyor. Yeni kürtaj düzenlemesiyle ilgili yeni detaylar basına yansıdı. Haberlere göre, kürtaj olmak isteyen kadınlara kürtaj görüntüleri izletilmesi, kadın gebeliğini devam ettirmeye ikna olmazsa bebeğin kalp atışlarının dinletilmesi planlanıyor. bianet’e konuşan jinekolog doktor Gülnihal Bülbül ve tıp etiği uzmanı Dr. Muhtar Çokar, bunun etik dışı bir düzenleme olduğu, eğer uygulanmaya başlanırsa ortaya çıkacak olumsuz sonuçlar nedeniyle geri çekileceği görüşünde. Bülbül: Bir doktor olarak, bunu asla yapmam Jinekolog Gülnihal Bülbül, kürtaj düzenlemesiyle ilgili detayları “İnsanların...

Devamı…

Rapor yolu çile dolu

Okul vakti yaklaşırken, küçük çocuklarını okula göndermek istemeyen veliler hastane hastane rapor peşinde koşuyor. 4+4+4 eğitim sistemiyle zorunlu olarak okula başlama yaşı 66 aya yani 5.5 yaşa indirildi. Aileler çocuklarını anasınıfına kaydettirme planları yaparken otomatik olarak 1. sınıfa kayıtları yapıldı bile. 66-72 ay arasında 600 bin çocuk okullu oldu. Ancak pek çok veli ‘5.5 çok erken’ diyor. 66 ay ve üstü çocuklarını okula başlatmak istemeyen kimi aileler ‘Okula başlamaya uygun değildir’ raporu almaya çalışıyor. Kimi ise raporla çocuğunu ‘damgalatmak’ istemediğini belirterek para cezası ödemeyi göze almış durumda. Ancak raporu olmayan 66 aylık ve üstü çocukların anasınıfına kayıtları yapılmıyor. Rapor...

Devamı…

Kadına engelsiz 'sığınma' hakkı

Sığınmaevleriyle ilgili yeni yönetmelik taslağı tamam. Engelliler için düzenleme içeren taslakta, ‘kabulde ayrım yok’ denildi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca bir süredir üzerinde çalışılan ve bir kısmı kamuoyuyla paylaşılan ‘sığınmaevlerine ilişkin yönetmelik’ taslağı sonunda tamamlandı. Taslağa göre fiziki koşullarının düzeltilmesiyle birlikte şiddet mağduru engelli kadınlar da artık sığınmaevlerine kabul edilecek, bebekli kadınlara da tek kişilik oda verilecek. Taslakta “Şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan bütün kadınlar ve beraberindeki çocukları hiçbir ayrım yapılmadan konukevine kabul edilecek” maddesine de yer verildi. Taslakta dikkat çeken başlıklar şöyle: * Konukevlerini bakanlık, nüfusu 50 bini geçen il ve ilçe belediyeleri, il özel idareleri...

Devamı…