Yazar: Prof. Dr. Barbaros Ilıkkan

Influenza

Çoğunlukla solunum yollarını etkileyen viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Kolayca bulaşabilmesi nedeniyle kısa sürede yayılarak salgınlara (epidemi) neden olabilir. Virüsün A, B, C olmak üzere üç tipi vardır; en sık görülenleri A ve B tipidir. İnfluenza hayvanlarda da hastalığa neden olabilir ve bu yolla insanlara bulaşabilir. Özelikle kuşlar uzun mesafeleri aşarak virüsün tüm dünyaya kolayca yayılmasına neden olabilirler. Virüs çocuklar arasında daha kolay yayılır; bu nedenle genç nüfuslu ve kalabalık toplumlarda epidemiler daha sık görülür. * Hastalığın kuluçka süresi 2- 3 gündür. Virüs çoğunlukla solunum yollarını tutar. * Nezle, gözlerde kızarıklık, boğazda kızarıklık ve kuru öksürükle başlar. Hastalık çoğunlukla üst...

Devamı…

Sıcak çarpması

Vücut ısısının uzun süre 40 derecenin üzerinde kalması kan dolaşımında ve bunun sonucu olarak tüm vücut dokularında sıvı ve tuz dengesini bozar; bu durum tüm organ fonksiyonlarını etkileyebilir; kalp ve sinir sistemi gibi yaşamsal organlardaki fonksiyon bozuklukları yaşamı tehdit eden sonuçlara neden olabilir. Sıcak çarpması çoğunlukla yaşlılar, çocuklar, açık ortamlarda çalışanlar ve ağır spor yapanlarda görülür. Sıcak çevre ısısı ve buna eşlik eden nem sıcak çarpmasının etkisini arttırır. Vücuttan sıvı ve elektrolit kaybı artar; bu durumda vücuttan ısı kaybını engeller. Güneş altında bir araba içinde kapalı kalmak özelikle sıvı ve tuza kaybından etkilenen süt çocuklarında kolaylıkla sıcak çarpmasına neden...

Devamı…

Ani bebek ölümü sendromu

Bir yaş altındaki bebeklerin hiçbir yakınma olmadan yatağında ölü bulunma öyküsü varsa; yapılan muayene, testler ve ayrıntılı otopsi sonucunda neden saptanmazsa bu durum ani bebek ölümü sendromu olarak tanımlanır. Dünyada bildirilen sıklık %0.5-1 arasındadır. İki yaşına kadar görülebilmesine rağmen bir aydan önce ve bir yaşından sonra sıklık çok azalır. Ölümlerin  %90’ı 5.5 aydan öncedir. Ani bebek ölümünün anneyle ilgili en önemli risk faktörleri gebelikte sigara içme öyküsü, doğum öncesi izlemin yapılmaması 20 yaştan önce doğum ve düşük sosyoekonomik yaşam şeklidir.  Bebeklerin erken ve/veya normalden küçük doğması, çoğul doğumlar ve evde sigara içme öyküsü önemli risk faktörleridir. Bebeğin yüzükoyun yatması,...

Devamı…

Yaz, çocuk ve güneş

Yaz aylarında çocuklarımızı ve kendimizi korumamız gereken tehlikelerden biri güneşin olumsuz etkileridir. Bu mevsimde bölgemize daha dik gelen ve uzayan günler nedeniyle daha uzun süre etkisini gösteren güneş ışınları çocukları olumsuz etkileyebilir; sık olmasa da hayatı tehdit edecek sonuçlara neden olabilir.  Çocuklarda sıvı kaybı erişkine göre daha kolaydır ve vücut sıvısı dağılımındaki farklılıklar nedeniyle aşırı sıvı kaybı ve buna bağlı şok ve eklenen böbrek yetersizliği daha kolay gelişebilir. Yaş ne kadar küçükse bu risk o kadar fazladır; özellikle iki yaş altındaki çocuklarda çok tehlikeli olabilir.  Güneş altında aşırı sıcakta uzun süre kalmak kolaylıkla terleme ve solunumla sıvı ve tuz...

Devamı…

Ayak ve ayakkabı: Sokrates boşuna yalınayak değildi!

Ayaklarımız bizim için en az ellerimiz kadar önemli organlarımızdır. Nedense çoğumuz onlara ellerimiz kadar özen göstermeyiz, ancak bizleri yaşam boyu tüm ağırlığımızla taşırlar. Bu nedenle yaşamın ilk günlerinden itibaren ayak sağlığı konusunda duyarlı olmalıyız. Doğal ve sağlıklı olan ayakların mümkün olduğunca çıplak olmasıdır. Zorunlu koşullarda çorap ve ayakkabı kullanılmalıdır. Hava almayan, ağır ve hareketleri kısıtlayan bir ayakkabı, sağlıklı malzemeden yapılmayan bir çorap ayak sağlığımızı olumsuz etkileyen nedenlerdir. Tüm yaş gruplarında sağlıklı olan çıplak ayakla yere basmak ve yürümektir. Ayakkabı zorunlu olarak koşullar gerektirdiğinde giyilir. Bu durum özellikle yürümeyi yeni öğrenen çocuklarda çok önemlidir. Bebek yürümeyi özgürce öğrenmelidir, her türlü...

Devamı…

Diabetes mellitus ve çocuk

Diabet karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmalarının çalışma sistemlerinde ciddi aksaklıklara ve bunun sonucu olarak çok sayıda organda fonksiyon kaybı ve özellikle çocukluk döneminde büyüme gelişme geriliğine neden olan kronik ve sinsi bir hastalıktır. Temel sorun vücutta çok sayıda görevi olan insülinin eksikliğidir. İnsülin hormonunun eksikliği tüm hücre fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. En belirgin etkisi tüm vücudumuzdaki -özellikle küçük damarların- duvar yapılarını bozarak görme kaybı, böbrek yetersizliği, vücut sinirlerinde yapısal bozukluklar (nöropati), iskemik kalp hastalığı (infarktüs) ve ekstremitelerdeki atar damarların tıkanması sonucu ayak, parmak kayıplarıdır. Hastalık seyrinde önemli olan erken dönemde tanınması ve hastalık sürecinin iyi yönetilmesidir. Doktor kontrolünde kan şekerinin...

Devamı…

Güneş girmeyen eve doktor girer

Atasözleri yıllar öncesinden günümüze gelen milyonlarca insanın akıl ve mantık süzgecinden geçmiş şiirsel ve kulağa hoş gelen, kimi zaman anlamını düşünerek kavramamız gereken cümlelerdir; doğal olarak anonimlerdir. Yıllar içerisinde anlamları güçlü olanlar günümüze kadar tutunarak gelirler; diğerleri unutulurlar. Birey olarak atasözlerinin tümünü onaylamak zorunda değiliz; ancak doğru mesaj verenleri yakalamak bize ve çevremize yarar sağlayabilir. ‘Güneş girmeyen eve doktor girer’ hepimizin duyduğu güçlü bir atasözüdür. İçinde çok sayıda anlam taşır. En çok bilineni; güneş ışınları cildimiz yoluyla vücudumuzda D vitamini depolanmasını sağlar. D vitamini özellikle yaşamın ilk yıllarında ve yaşlılarda belirgin olmak üzere tüm yaş guruplarında kemik yapımızın büyümesini...

Devamı…

Yürüyen pnomoni ya da mikoplazma enfeksiyonu

Okul çocukluğu döneminin en sık rastlanılan alt solunum yolu enfeksiyonu nedeni olarak bilinir. Hastanın genel durumunu bozmadığı ve günlük yaşamını etkilemediği için terminolojide yürüyen pnomoni (zaturre) olarak da isimlendirilir. Tüm dünyada yaygın olarak rastlanan bir enfeksiyon etkenidir ve bakteri gurubundadır. Toplumda endemik (her zaman) bulunmakla beraber özellikle İstanbul gibi kalabalık ve kapalı ortamlarda yaşayan şehirlerde daha sık rastlanır ve 4-5 yılda bir bazen daha sık salgınlara neden olabilir. Hastanın immün sistemi ve yaşı hastalığımn gelişiminde belirleyicidir… Toplumda yaygın olmasına rağmen çok bulaşıcı değildir; bu nedenle beklenenden daha az sayıda insanı etkiler. Kuluçka dönemi 1-3 hafta kadardır. Etken sıklıkla alt...

Devamı…

Meningokok enfeksiyonu

Tüm yaş guruplarında; sıklıkla çocuklarda görülen ve yaşamı tehdit edebilen sistemik (tüm vücudu saran) enfeksiyon veya menenjite neden olan bir bakteridir. Doğada sadece insanların üst solunum yollarında yaşayabilir; insandan insana yakın temasla bulaşır. Toplumda yaygınlığı arttığında, özellikle birim alanda çok sayıda insanın yaşadığı bölgelerde, zaman zaman ciddi salgınlara neden olabilir. Enfeksiyon sıklıkla kış ve erken ilkbahar dönemlerinde ve iki yaş altı çocuklarda görülür. Enfeksiyon etkeni çoğunlukla solunum yolları ile alınır ve üst solunum yollarında yerleşir. Taşıyıcılık yaygındır. Öyle ki salgınların görüldüğü dönemlerde taşıyıcılık yüzde 70’lerin üstüne çıkar. Ancak az sayıda insanda ciddi enfeksiyona neden olur. Doğal olarak toplumda taşıyıcılık...

Devamı…

Boğmaca

İki haftadan uzun süren öksürüklerde mutlaka aklımıza gelmesi gereken ve özellikle alt solunum yollarını etkileyen bir hastalıktır. Etkeni sadece solunum yolarını etkileyen özel bir bakteridir. Etken insanların bulunduğu özellikle kalabalık ortamlarda yaygın olarak görülür. 3-4 yılda bir epidemi (salgın) nedeni olabilir. Hastalığın bulaşması için mutlaka yakın temas gereklidir; bu nedenle kalabalık ortamlarda ve kapalı alanlarda bulaşma riski daha fazladır. Aşılama programlarının yaygın olduğu ülkelerde sıklık doğal olarak azalmıştır. Boğmaca aşısı yararlılık açısından bilinen en zayıf aşıdır; programın tamamlanmasından 3-5 yıl sonra koruyuculuğu çok azalır; 10-12 yıl sonra ise tamamen kaybolur. Boğmaca için en riskli dönem yaşamın ilk ayları; özellikle...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.