Tuvalet eğitimi, çocuğun kendisinin ve dış dünyanın farkına vardığı, öğrenme ve dış dünyayı keşfettiği 2-3 yaş döneminin en önemli aşamalarından biri. Üsküdar Üniversitesi Etiler Polikliniği Uzman Klinik Psikoloğu Aynur Sayım, dünyayı keşfetmenin, ona sahip olmanın hazzını yaşayan çocuklara tuvalet eğitimi esnasında ebeveynin engelleyici, korumacı, müdahaleci yaklaşımının zarar verici olduğu uyarısında bulunuyor. Sayım bu dönemde Anne-babanın çocuk için gerekli güvenlik önlemlerini alarak, çocuğa kendisini gerçekleştirmesi için fırsat vermesi, ona bir alan sunması gerektiğini belirtiyor.

Sayım bu döneme ilişkin olarak şunları söylüyor:

“Çocuk gelişiminde kritik dönemler vardır. 2-3 yaş da ise bu dönemlerden biridir. Çocuğun annesi ya da bakımını veren kişi ile arasında kuracağı güven ilişkisi, çocuğun yaşamı boyunca tüm insanlarla kurduğu ilişki tarzını ve güvenini temsil ediyor. Bu anlamda ilk 3 yıl gelişimde çok önemli. Annesinin tüm ihtiyaçlarını karşılamasını isteyen bebek, acıkınca doyurulmayı, altı pislenince temizlenmeyi, dokunsal teması, sevgi dolu bakışlara ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaçlar gecikmeden, zamanında yerine getirilirse çocuğun anneye ya da bakıcısına güveni artar, kendini de güvende hisseder.”

Bu dönemin çocuğun sosyalleşmesi ve bireyselleşmesi açısından kritik bir dönem olduğunun altını çizen Sayım, çocuğun tuvalet eğitimine de bu açıdan yaklaşmak gerektiğini kaydediyor. Sayım, tüm gelişim dönemlerinde olduğu gibi bu dönemde de çocuğun tuvalet eğitimine hazır oluşluluğunu beklemek ve sabırlı olmak gerektiği konusunda ebeveynleri uyarıyor. Sayım çocuktan gelecek sinyallerini iyi takip edilmesi gerektiği hatırlatmasında bulunuyor.

Çocuk tuvaleti geldiğinde sinyaller verir

Sayım, tuvalet eğitimine hazır olan çocuğun gereken sinyalleri zaten vereceğini kaydediyor: “Gizli gizli köşelerde çişini, kakasını yapar tuvaletinin geldiğini de söylemeye başlar. Eğer çocuk hazır olduğunu hissettiriyorsa, o zaman tuvalete götürmek ve olumlu pekiştirici kullanmak gerekir. Aferin demek, ödüllendirmek gibi.”

Ödüllendirmenin tuvalet eğitiminde önemli olduğunu vurgulayan Sayım, baskı yapılmaması konusunda da uyarıyor:

“Eğer çocuk hazır olmadan ve ya erken dönemde anne-baba acele eder, çocuğa baskı yaparsa, çocuk bu dönemde saplanır, ileride birtakım sorunlar ortaya çıkabilir. Bu süre 3 yaştır. 3 yaşa kadar beklemek gerekebilir. Çocuk altını ıslattı ya da kirletti diye ceza kullanmak, dövmek, yakmakla tehdit etmek, korkutmak, çocuğu örseler. Bu yanlış tutumlar, çocuğun, çekingen, girişimci olmayan, kendine güvensiz olmasına neden olur. Ve çocuk bu gibi cezaları beden bütünlüğüne zarar geliyor olarak algılar, insanlara güvenmez, her an zarar görmekten korkar. Anksiyetesi yüksek, kaygılı bir kişi olur. Buna bağlı olarak başka davranış sorunları da oluşabilir. Alt ıslatma, kaka kaçırma kalıcı olabilir. Kekemelik, agresivite, uyum güçlükleri, sosyal fobi gibi sorunlar tabloya eşlik edebilir, çocukta depresyon gelişebilir.”

Sayım, çocuğun gelişimi, beklenen düzeyin gerisindeyse, tuvalet eğitiminin kazanılması daha geç dönemlere kalabileceğini ifade ediyor. Tuvalet eğitimi döneminin kritik bir dönem olduğunu belirten Uzm. Psk. Aynur Sayım, anne ve babanın bu dönemde bilinçli davranması gerektiğini söylüyor.

Korumacı davranmayın

Bununla birlikte tuvalet eğitiminde geç kalınmaması gerektiğini de ifade eden Sayım, ebeveynleri bu konuda fazla korumacı olmamaları konusunda da uyarıyor:

“Çocuk sinyal verdiği halde korumacı davranıp, örneğin şimdi kış, hava soğuk, yaza bıraktık diyen annelerimiz de olduğunu görebiliyoruz. Bu tutum da aşırı korumacı-kollamacı tutum olması nedeniyle, çocuğun duygusal gelişimini olumsuz etkiler. Bu tutuma maruz kalan çocuk, her konuda muhtemelen bunu yaşar. Yani çocuğa sorumluluk verilmez, çocuk öz bakımı için desteklenmez ve korunursa, duygusal olarak büyüyemez, küçük kalır.”