Kürtaj düzenlemesiyle ilgili gelişmeleri değerlendiren jinekolog Bülbül, bir kadına asla kürtaj görüntüsü seyrettirmeyeceğini söylerken, tıp etiği uzmanı Çokar, “hastalara kalp ameliyatı görüntüsü izletiliyor mu” diye soruyor.

Yeni kürtaj düzenlemesiyle ilgili yeni detaylar basına yansıdı. Haberlere göre, kürtaj olmak isteyen kadınlara kürtaj görüntüleri izletilmesi, kadın gebeliğini devam ettirmeye ikna olmazsa bebeğin kalp atışlarının dinletilmesi planlanıyor.

bianet’e konuşan jinekolog doktor Gülnihal Bülbül ve tıp etiği uzmanı Dr. Muhtar Çokar, bunun etik dışı bir düzenleme olduğu, eğer uygulanmaya başlanırsa ortaya çıkacak olumsuz sonuçlar nedeniyle geri çekileceği görüşünde.

Bülbül: Bir doktor olarak, bunu asla yapmam

Jinekolog Gülnihal Bülbül, kürtaj düzenlemesiyle ilgili detayları “İnsanların özel yaşantılarına saygı duymayan, dayatmacı bir anlayışın etik kuralları çiğneyerek uygulanması” olarak değerlendirirken, bir doktor olarak asla böyle bir uygulamanın parçası olmayacağını belirtiyor.

“Unutmamak gerekiyor ki, her şeye rağmen kürtaj olacak, ikna olmayacak kadınlar var. Bu kadınların psikolojinin bozulması, vicdanının kanatılması yanlıştır. Bakamayacağı bir çocuğa sahip olmaktansa, gebelikten vazgeçenlere hayatı boyunca unutamayacağı bir travma yaşatmak demek. Korkunç bir şey, insan haklarına aykırı. Umarız böyle bir uygulama çıkartmazlar.

“Bir insanı rızası dışında nasıl ikna odasına sokarlar? Ben asla böyle bir yanlışlığın içine düşmek istemem, bunu asla uygulamam. Bilimselliğe önem veren herhangi bir kadın doğumcu da bu uygulama karşısında rahatsızlık hissedecektir.”

Bülbül, söz konusu uygulamanın ABD’den örnek alınmasını ise şöyle değerlendiriyor:

“ABD’de çok uç uygulamalar var. Oradaki fanatik, katolik inancın uygulamaların örnek alınması değil, kınanması gerekir. Devletin insanların hayatına saygı duyan bir anlayışla vatandaşa hizmet götürmesi gerekir. Ama Türkiye’de bize nasıl yaşanacağı öğretilmeye çalışılıyor, eğer ikna olmazsak, ikna odaları oluşturuluyor.

“Bu uygulama eminim ki uygulanmaya başlasa da geri çekilir, çünkü çok yanlış sonuçlar doğuracaktır.”

Çokar: Danışman kendi görüşünü empoze edemez

Tıp etiği uzmanı Dr. Muhtar Çokar ise uygulanması planlanan prosedürün danışmanlık anlayışına da ters düştüğünün altını çiziyor.

“Danışman hastaya seçenekleri ve doğacak sonuçları sunar, seçim yapmakta destek verir ama kendi görüşünü empoze etmez. Sadece vazgeçirilmek için görüşme yapılacaksa bu danışmanlık değil, kürtajın cinayet olduğunun kanıtlanmasına yönelik bir uygulamadır.

“Ülkelerin düşük hızları, düşük öncesi danışmanlık verilerek kadınların ikna edilip edilmemesine bağlı olmaksızın birbirlerine çok yakın durumda. Yasak olsun ya da olmasın, ikna edilsin ya da edilmesin, kadınların tüm ülkelerdeki düşüğe başvurma oranları neredeyse aynı. Dolayısıyla ikna edilerek kadınların vazgeçirilmesinin çok etkili bir uygulama olduğunu ileri sürmek doğru değil.

“Bahsedilen danışmanlık biçimi, kadının ruh sağlığına zarar verebileceği, özerkliğini zedeleyeceği gerekçeleriyle etik olarak kabul edilemez. Açık kalp ameliyatından önce hastaya bunun görüntüsü mü izletiliyor? O zaman kimse kalp ameliyatı olmazdı. Düzenlemelerin böyle uç noktalara gitmeyeceğini temenni ediyoruz.

“Muhtemelen bu uygulamadan, zararları görülünce vazgeçilecektir.”

Düzenleme ne getiriyor?

Yeni Şafak gazetesinde Ayfer Mallı imzasıyla yayımlanan habere göre, kürtaj yaptırmak isteyen kadınlara uygulanması planlanan prosedür özetle şöyle;

* Kürtaj yaptırmak isteyen kadın, hekimle başbaşa bir görüşme yapacak. Uzman doktor, kürtajın kadına zararları ve bebeğin nasıl alındığına dair videolar izlettirecek.

* Kadın hâlâ bebeği aldırmak isterse, karnındaki çocuğun kalp sesi dinlettirilecek.

Amerika’da 19 eyalette uygulanan bu sistemde ‘kısa süreli terapi’ uygulanıyor. Kürtaj ve meme kanseri arasındaki bağlantıya dikkat çekilerek, kürtajın uzun dönemdeki psikolojik etkileri ve ceninin acı çektiği yönünde bilgiler veriliyor. Amerika’daki bu çalışma modelinin yüzde 90 başarı sağlandığı öne sürülüyor.

* Doğum hastanelerindeki odalar lüks otel konforunda olacak. Yeni yapılacak olan hastanelerde, genel doğum odaları kaldırılacak, yerine tek kişilik odalar yapılacak.

* Annenin 4 ay olan doğum izni süresinin 6 aya çıkarılması planlanıyor. Ancak doğum izninin kadın istihdamı önünde bir engel oluşturmaması için doğum iznine çıkmış kadının yerine geçici olarak birisinin çalıştırılması veya maaşının belli bir kısmı ile sigortasını devletin ödemesi planlanıyor.

* Annenin çok ciddi bir doğum korkusu varsa, sezaryen olması zorunlu olarak kabul edilerek cerrahi müdahale yapılacak.

 

Çiçek Tahaoğlu / Bianet