Advertisement

Yazar: Uzunçorap

Doğumdan sonraki 12 saat

Özellikle ilk bebeğinize hamileyseniz, her aşamayla ilgili binlerce endişe biriktiriyor olabilirsiniz. Doğumdan sonraki ilk saatler ise en önemlileri. Çünkü bir yandan doğum yorgunluğu yaşarken, bir yandan da bebekli hayata alışmak durumundasınız. İşte ilk 12 saatte sizi bekleyenler: Birinci ve ikinci saatler İlk kontrolleri yapıldıktan sonra bebeğiniz kucağınıza verilecek. Bunlar yaşayabileceğiniz en büyülü dakikalar gibi gelecek size. Bu anlarda pek çok duygusal çelişkiyle karşı karşıya kalacaksınız. Bir yanınız hamilelik sürecinin bitmesiyle artık rahatlayabileceğinizi söyleyecek, diğer yanınız bu küçücük bebeğin sorumluluğunu almanın vakti geldiğini… Bir de üstelik sizi tebrik eden, nasihatlerde bulunan bir kalabalık saracak etrafınızı… Merak etmeyin, bebeğinizi emzirmeye başladığınız...

Devamı…

Yenidoğan annesiyle uyusun

Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF’in “bebek dostu hastane” projesiyle desteklediği, anne ve bebeğin doğumdan sonra aynı odada kalabileceği imkanların sağlandığı hastane organizasyonunun, hem anne hem de bebek için motivasyon sağladığı bir araştırmayla da sabitlendi. The Cochrane Library’de yayınlanan bir yazıya göre, ilk gününü annesiyle aynı odada geçiren bebekler daha uzun süre anne sütünden faydalanıyor. The Cochrane Library yazarları, “bebek dostu hastane” uygulamasının sonuçlarını görebilmek için, doğumun bu tür hastanelerde gerçekleştiği anne ve bebekleri bir süre takip ettiler. Derginin yazarlarından Sharifah Halimah Jaafar, “Amacımız bu uygulamanın gerçekten fark yaratıp yaratmadığını anlamaktı” diye özetliyor çalışmanın amacını. Anne hastaneden çıktıktan sonra genellikle...

Devamı…

Polis olmak bile kadını kurtaramadı

Polis memuru Esra Adile Seyfi, kendisini tehdit ettiği iddiasıyla hakkında suç duyurusunda bulunduğu eski erkek arkadaşı tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli, 23 yaşındaki Esra Adile Seyfi, iş çıkışı Paşabahçe Su Ürünleri otobüs durağında beklediği sırada, eski erkek arkadaşı Akgül Semih A’nın (33) silahlı saldırısına uğradı. Yaralı halde Beykoz Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Esra Adile Seyfi, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayda, Seyfi’nin yanı sıra durakta bekleyen Asiye Yayla adlı bir polis eşi de seken bir merminin isabet etmesi sonucu yaralandı. Zanlı Akgül Semih A, silah seslerini duyarak olay yerine gelen Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü İdari Büro’da görevli...

Devamı…

Boncuğu kim yuttu?

Pınar Öğünç, tecavüz haberlerinin kimi zaman tecavüzden farksız olmayabileceğine dikkat çekiyor. Radikal’deki yazısında dile getirdiği bir başka soru ise, neden kamuoyunun kimi tecavüz ve taciz vakaları karşısında sessiz kalırken, kimilerinde alabildiğine şiddetli tepki verdiği… Üç yaşındaki bebeğe tecavüz şüphesinin yarattığı infiali nasıl okumalı? Adalete inanç da tecavüze uğrayabilir Bir tespih koptu ve boncuklar dağıldı. Baktığınız her yönden başka bir şey görünüyordu. İki gün önce haber ajanslarının çoğu, ertesi günkü gazetelerde muhtemelen kendine yer bulmayacak bir haber geçti: Urfa Siverek’te üç yaşında bir kız çocuğu boncuk yutarak ölmüştü. DİHA’nın bu ölümdeki tecavüz şüphesine yer verdiği haberiyse ertesi güne kalmadan, akşama...

Devamı…

Kaç çocuk, kaç…

CNNTURK muhabiri Göksel Göksu, işitme engelli, 14 yaşındaki Z.K.’nın öyküsünü yazdı. * * * Z.K, ilk gördüğümde dışı siyah fligranla kaplı beyaz bir arabanın arka koltuğundaydı. Kaşık kadar bir suratın silueti yansıyordu camın öte yanından… Henüz 14 yaşındaki cılız çocuk bedeniyle, kendisine tecavüz edilen evleri gösteriyordu… İşitme engelli biri sesleri duyamaz… Sesleri duyamayan birine, -eğer eğitim almamışsa- günlük dilde kullandığımız kelimeler hiçbir anlam ifade etmez. Örneğin bardağı nesne olarak tanır, onunla su içer ama  ‘bardak’  yazısına anlam veremez. Verebilmesi için eğitim görmesi gereklidir. Bir yandan bardak gösterilirken, diğer yandan o bardakla su içip, ‘bardak’ kelimesini belki 100 kez cümle...

Devamı…

Geleceğin toplu konutları ya da gökdelenlerin geleceği

1990’ların ilk yarısında Venezuela, tıpkı Türkiye’nin şimdilerde yaşadığına benzer bir ekonomik büyüme tecrübe ediyordu. Para en kolay bulduğu yere aktı, inşaat sektörüne. Yüzlerce gökdelen yapıldı bütün şehirde. 29 milyonluk ülkenin, 2 milyonunun evsiz olması bir yana, inşa edilen ofis binalarında, alışveriş merkezlerinde güllük gülistanlık bir hava ve yüksek fiyatlar kol geziyordu. Ve nihayet 1990’ların ikinci yarısında ekonomi adeta gümledi… O yıllarda tamamlanmıştı David Kulesi, Latin Amerika’nın en yüksek binalarından biriydi. Tamamlandığı günlerde önünde limuzinler duruyor, çatısındaki piste helikopterler konuyordu. Bugün ise Venezuela’nın çöküşünün sembollerinden biri ve 2 bin 500 evsizin sığınağı durumunda. 1990’ların krizi, 1999’da Hugo Chavez’in sağladığı politik...

Devamı…

Beslenme düzeniniz, beyninizi etkiliyor

Beyinle ilgili hastalıklar büyük bir artış eğiliminde. Kullanılan onca nöropsikiatrik ilaç da hastalıkları iyileştirmeye ve engellemeye yetmeyebiliyor. Nöroloji uzmanları giderek artan oranda beslenmeyle nöropsikiyatrik bozukluklar arasında ilişki görme eğilimindeler. Uz. Dr. Güçlü Ildız bu konuda radikal bir perspektif geliştirmiş durumda. Ildız’ın daha önce kendi web sitesinde yayınlanan yazısını dikkatinize sunuyoruz.  Organik beynin tedavisi Beyin organik yönden iyi durumda olması için doğal beslenmeli, düzenli spor yapmalı, toksik olan maddeler uzaklaştırılmalıdır. Beslenme İnsanlar tarafından bozulmamış doğal ortamlarında yaşayan hayvanlar insanlar kadar kronik hastalıklara yakalanmıyorlar ise sağlığımızı korumak için öncelikli hedef doğal beslenmek olmalıdır. Yemek istediğiniz besin maddesi doğada olduğu halde, işlenmemiş...

Devamı…

2011'de 5 yaşın altında 6.9 milyon çocuk öldü

BM Çocuk Fonu UNICEF’in yayımladığı raporda, 1990’da 12 milyon olan 5 yaşın altındaki çocuk ölümlerinin 2011’de 6,9 milyona indiği belirtildi. Raporda, çocuk ölümlerindeki azalma oranının, 2000-2011’de yaklaşık 3 kat hızlandığı vurgulandı. Rapora göre, dünya genelinde 1990’da binde 87 olan çocuk ölümleri 2011’de binde 51’e geriledi. Yüzde 41 oranındaki bu düşüşe rağmen, 2015’te çocuk ölümlerini üçte iki oranında azaltma hedefine ulaşılamadı. UNİCEF’in Genel Müdürü Anthony Lake, “yine de yapılacak çok işin olduğunu” belirterek, her gün ortalama 19 bin çocuğun, genellikle önlenebilir sebeplerden yaşamını yitirdiğine dikkati çekti. Çocuk ölümlerindeki azalmaya ilişkin en büyük ilerlemelerin Latin Amerika, Karayipler, Doğu Asya, Pasifik, Orta...

Devamı…

Çocuk doktorunun çocuğu olunca

Hastalarımız genelde söylediklerimizin yüzde 50’sini yaparlar, bu hangi sosyoekonomik düzeyden gelinirse gelinsin pek değişmez. Bu durum ya iletişim sorunlarından ya da ailenin sahip olduğu imkânlardan kaynaklanır. Buradan, çok imkânı olan daha iyi tedavi uyumu gösterir gibi bir kanı çıkmasın ki; yüksek sosyoekonomik düzeyi olan hastalar bir kez fikir alma ile yetinmedikleri ve doktor doktor gezdikleri için iletişim kurmak ve tedavi uyumu sağlamak daha zordur. Hatta internetten edinilen kirli bilgiler bu oranı daha da arttırır. Ben bir çocuk onkologuyum. Toplumun her katmanını acımasızca etkileyen, olanaklara göre başa gelme sıklığı çok değişmeyen hayatın en tatsız branşı ile uğraşıyorum. Hasta-doktor iletişiminin bizim...

Devamı…

Utandıran 'vaka'lar: Ne olur duyulmasın!

Nazan Özcan, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Figen Şahin’le giderek daha çok gündeme gelen çocuk tacizi vakalarını konuştu. Sadece geçen yıl 18 bini aşkın çocuğa cinsel saldırı davası açılırken, çocuk istismarı kongresine başkanlık eden Prof. Dr. Figen Şahin, ailelerin olayı örtmek istediklerine dikkat çekti. Edirne’de 14 yaşındaki sağır ve dilsiz Z.K.’nın tecavüz sonucu hamileliği daha birkaç gün önce gündeme düştü. Öncesini de unutmuş değiliz, B.Ç., N.Ç, Ö. C. diye kısaltmalarla giden küçük bedenler ve daha birçokları çok ağır bedeller ödüyor. Neyse ki bu konudaki çalışmalar artıyor. Uluslararası Çocuk İstismarı ve İhmali Derneği’nin 19. Uluslararası Kongresi, 9- 12 Eylül...

Devamı…