Yazar: Semra Çalo Güller

Paris'e yolculuk- 4: "Recherche bonheur désespérément…"

“Recherche bonheur désespérément”: Umutsuzca mutluluğu aramak. Şimdi dönüp baktığımda tam olarak bu cümle özetliyor Paris geçmişimi. Birkaç hafta oldu okula başlayalı. Okulda Fransa’ya benim gibi yeni gelmiş ortaokul çağındaki çocukların toplandığı bir sınıftayım. İkiz Yugoslav kardeş, onların akrabası ve iki Yugoslav kız daha. Bu dörtlü grup birbirlerinden hiç ayrılmıyor. Bir Arap, bir Çinli, bir de Afrikalı biri var sınıfta. Afrikalı çocuğu gördüğümde bu sefer korkup da ağlamadım. Küçük bir sınıfız ve hiçbirimiz tek kelime Fransızca bilmeden başladığımız bu sınıftan seneye Fransızlarla aynı sınıfta olup normal ortaokul derslerini alacağız. Bir sene içinde öğrenmem gerekenleri düşünmek bile ürkütücü. İlk gün babamla okula...

Devamı…

Paris'e yolculuk- 3: Cirque de Paris

Cirque de Paris’teyim. Şaşkınlıktan gözlerim normalin iki katı büyüdü. Ne kadar büyük bir salon. Yusyuvarlak. Heyecanla beklediğimiz gün geldi çattı. Bu yaz aylarında bile üşüdüğüm Paris bugün sıcak mı ne? Erkenden uyandım ve kahvaltıyı hazırladım. İstanbul’da olsam, babaannem çoktan kalkmış, kahvaltıyı hazırlamış olurdu. Ben ekmek almaya gönderildiğim bakkalda sadece bir gazete alacak param olduğu için diğer gazeteleri hızlı hızlı okuyup çok geç kalmadan eve koştururdum. Burada da gazete okumayı sevecek miyim acaba? Fransız gazetelerinde de bizimkilerdeki gibi Pazar bulmacası var mıdır? Ben ne zaman Fransızca öğreneceğim? O kadar uzak bir ihtimal geliyor ki şu an. Kahvaltımızı yaptık ve bütün...

Devamı…

Paris'e yolculuk- 2

19 Ağustos 1983 Yeni hayatımın ilk sabahı. Gözlerimi açmaya korkuyorum. Keşke hiç uyanmasam, hazır değilim bu annem babam denen insanlarla yaşamaya. İlk kez kardeşlerim ve onlarla birlikte aynı evde yaşayacağız. Mutluydum babaannem ve dedemle, onlardan hiç ayrılmamıştım, onlar beni hiç bırakıp gitmemişlerdi. Çocuk olduğum içindi bütün bunlar, 18 yaşıma gelir gelmez ilk işim Türkiye’ye geri dönmek olacak. Kimse bana karışamayacak o zaman. Yanağımda bir öpücükle irkilerek gözleri açtım. Şefkat duygusu yerine bir korku hissetmemin sebebine anlam veremedim. Babamdı işte, işe gitmeden bizi öpüyordu. Dış kapının hemen yanındaki ranzanın üst katından aşağıya indim. Uzun bir koridora benziyordu bu oda. Yerler...

Devamı…

Paris'e yolculuk-1

Başlangıçta golf topları pürüzsüzmüş. Ama top çok uzağa gidemiyormuş. Topu pürüzlendirildiklerinde çok daha uzağa gidebildiğini keşfetmişler ve bugünkü girintili haline dönüşmüş. Evet. Hayatımızdaki pürüzler de aynı işleve sahip. Daha uzak hedeflere gidebilmemiz için bizi güçlendiriyor.* *** Annem, babam ve diğer iki kardeşimin, bizi büyüten dedem ve babaannemin tabiriyle ekmek parası için gittikleri Almanya’dan bir süre sonra geçtikleri Fransa’nın çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı François Mittrerand’ın seçim kampanyasında verdiği, ülkedeki tüm yabancı ve kağıtsızlara işçilik hakkı sözünü tutmasıyla Almanya’da henüz oturum ve çalışma izni alamamış tüm Türkler gibi onlarda Fransa ya geçmiş yerleşmiş ve bizi yanlarına almaya karar vermişlerdi. Yüz binlerce kişi...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.