Yazar: Doç. Dr. İhsan Kafadar

Belden su alma (Lomber ponksiyon) nedir?

Halk arasında yaygın olarak kullanılan adıyla belden su alma, tıbbi adıyla lomber ponksiyon ilk kez 1891 yılında yapılmış olmasına rağmen günümüzde de tıpta vazgeçilemez tanı yöntemlerinden biridir. Bu yöntemde, omuriliğin etrafını çevreleyen omurilik sıvısınının tıbbi adıyla liquor cerebrospinalis’in incelenmesi hedeflenmektedir. Genellikle beyin omurilik sıvısı veya BOS olarak da adlandırılan bu sıvının incelenmesi ile ön planda sinir sistemi hastalıklarının tanısı hedeflenmektedir. Tıp dilinde bel bölgesi lomber bölge olarak adlandırıldığı için halk arasında belden su alma olarak adlandırılan yöntemin tıp dilinde karşılığı lomber ponksiyondur. Belden su alma yönteminin ve amaçlarının anlaşılabilmesi için bazı temel bilgileri aşağıda özetledim. Beyin omurilik sıvısı (BOS)...

Devamı…

Menenjit nedir, neden olur?

Menenjit (Beyin zarları iltihabı) ne demektir? Beynimizin etrafı farklı kalınlıklarda, farklı görevlere sahip ve kendi içinde farklı adları olan üç ana zar ile kaplıdır. Bu zarların hepsine birden “meninks” adı verilir. Bu zarların herhangi bir nedenle iltihaplanmasına ise “meningitis” veya daha çok bilinen adıyla “menenjit” denmektedir. Beyin kelimesinin tıp dilinde karşılığı ensefalondur. Tahmin edilebileceği üzere beynin etrafını çevreleyen zarların iltihaplanması durumunda beyin dokusununda bu iltihabi reaksiyondan etkilenebilmesi söz konusu olabilir böyle bir durumda ise “meningoensefalit”ten söz edilir. Menenjitin (Beyin zarları iltihabı) nedenleri nelerdir? Menenjit aniden (akut) ve kısa sürede ortaya çıkabileceği gibi uzun süren (kronik) sinsi bir süreç sonucunda...

Devamı…

Guillian-Barré-Strohl (GBS) sendromu

Guillian-Barré-Strohl (GBS) sendromu  nedir? Guillian Barré Strohl sendromu, diğer adıyla akut postenfeksiyöz veya akut enflamatuar demiyelinizan poliradikülonöropati, ilk olarak bu hastalığı 1916 yılında tanımlayan üç kişinin yani Guillian, Barré ve Strohl’un adıyla anılan bir hastalıktır. Ancak günümüzde Guillian Barré ismi bu hastalık için daha çok kullanılır hale gelmiştir. GBS’de temel olarak radiks olarak adlandırılan sinir köklerinin iltihabı “radikulit” söz konusudur. GBS’de periferik sinirlerde de etkilenme, yani enflamasyonu “polinörit” görülür. Bu sinirlerde gerçekleşen temel olay ise sinir lifinin etrafını kaplayan myelin adlı sinir kılıfının kaybolmasıdır (demiyelinizasyon). Bu sinir yapılarının etkilenmesi sonucunda, hastada gevşek felç ve duyu bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Guillian-Barré-Strohl...

Devamı…

Duchenne kas distrofisi

Duchenne kas distrofisi (DMD) nedir? Kas distrofisi denince kişilerin isteyerek hareket ettirebildiği ve kısaca istemli kaslar olarak adlandırılan kasların ilerleyici olarak yapısının bozulduğu bir hastalık grubu anlaşılmaktadır. Bu hastalık grubunun ortak özelliği; kas kuvvetsizliği, sinsi başlangıç ve ilerleyici olmasıdır. Zaman içinde bu hastalıklarda kas dokusunda azalma ve yerine yağ dokusu geçmesi görülür. Bu grup kas hastalıkları içinde en sık rastlanılan tip Duchenne kas distrofisidir. 1861 yılında ilk kez hastalığı tanımlayan Fransız nörolog Guillaume Benjamin Armand Duchenne de Boulogne’nin adıyla anılan bu hastalığın klasik formu X’kromozomuna  bağlı kalıtım gösterir yani yalnızca erkeklerde görülür, kadınlar ise taşıyıcıdır. Duchenne kas distrofisinin (DMD)...

Devamı…

Belli başlı inme nedenleri nelerdir? Doç. Dr. İhsan Kafadar cevapladı.

İnme nedenleri, ön planda atardamar tıkanıklığına veya atardamarda pıhtı oluşmasına yol açan nedenler ile toplardamar kökenli nedenler olarak iki ana grupta sınıflandırılmaktadır. Atardamar tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkan inmelerde doğumsal siyanotik kalp hastalıkları çocuklardaki serebrovasküler olayların en sık nedenidir. Ancak bununla birlikte birçok farklı neden daha vardır. Bu nedenleri şöyle özetlemek mümkündür: Hiperviskozite (polisitemi, hiperlökositoz, trombositoz sonucu gelişir), aşırı pıhtılaşma yapabilen kalıtsal durumlar (faktör V leiden mutasyonu, protein C eksikliği, protein S eksikliği, antitrombin III eksikliği, protrombin gen 2010 mutasyonu vb), boyun ve servikal vertebra travması (karotis trombozuna neden olarak), otoimmün hastalıklar sonucu oluşan arteritler (SLE, Henoch-Schönlein purpurası, Kawasaki has.,PAN vb), hiperkoagülopati (antifosfolipid antikorları,lupus antikoagulanı,antikardiyolipin antikorları sonucu), doğumsal metabolizma hastalıkları (homosistinüri, hiperkolesterolemi), Moyamoya hastalığı . Birçok nedene bağlı olarak gelişen inmede tedavi etyolojik nedene yönelik tedavi, kan sulandırıcı antikoagulan tedavi ve destek tedavi olarak üç ana grupta toplanır. Bazı vakalarda cerrahi onarım da yardımcı...

Devamı…

10 soruda uyku

Uykunun fonksiyonu nedir? Uyku insanın kendisi üzerinde düşünmeye başladığı tarihin ilk çağlarından beri insanlığın ilgisini çekmiş bir konudur. Yapılan son hesaplamalara göre bir insan ortalama senede 3000 saatini veya yaşamının ortalama 24 yılını uykuda geçirmektedir. Uykunun tüm bu özelliklerine rağmen uyku ve fonksiyonları hakkında günümüzde de bilmediğimiz çok fazla konu vardır. Yine de son yıllarda uyku üzerine yapılan çalışmalar sonucunda uyku sırasında; sinir bağlantı hücrelerinin ve hormonal sistem hücrelerinin yenilendiğini, vücudun enerji tasarrufunun sağlandığını, öğrenme ve hafıza fonksiyonları ile sinir hücrelerinde çevre uyum foksiyonlarında (plastisite) uykunun önemli etkisinin olduğunu söyleyebiliriz. Uykunun hangi bölümleri vardır? 1953 yılına kadar uykunun bölümleri olabileceği konusunda bir bilgimiz yoktu. Ancak ilk kez...

Devamı…

Havale (konvulsiyon, nöbet) nedir?

Nöbet veya halk arasında daha çok havale olarak da olarak da adlandırılan konvulsiyonlar hastalık değil bir semptomdur yani bir hastalığın bulgusudur ve birçok hastalık sırasında karşımıza çıkabilir. Beyin kabuğundaki sinir hücrelerinin anormal deşarjına bağlı tüm vücudu kapsayan (generalize), veya vücudun bir kısmını tutan (fokal) kaslardaki istemsiz, ani gelişimli anormal hareketler havale olarak tanımlandırılır. Havalenin hangi tipleri vardır ve ne zaman karşımıza çıkar? Havale halk tarafından inanılanın tersine bilinç kaybının mutlaka olması gerekmediği sadece vücutta karıncalanma, görme bozuklukları gibi duysal bozukluklar veya tekrarlayan karın ağrısı gibi otonomik disfonksiyon ile de seyredebilir. Beynin oluşan lezyonlarına bağlı oluşan ve semptomatik konvulsiyon olarak da adlandırılan konvulsiyonlar en sık yaşamın ilk beş yılı içinde görülmekle birlikte tüm yaş gruplarında da görülebilinir. Tüm yaş gruplarında konvulsiyonla karşılaşılabilmesinin en büyük nedeni menenjit, ensefalit, beyin absesi, kafa travması, elektrolit düzensizliği, hipoglisemi gibi sık konvulsiyon nedenlerinin tüm yaşam boyunca karşımıza çıkabilmesidir. Tüm popülasyonun %4-5′ inin hayatları boyunca en az bir kez konvulsiyon geçirdiği bildirilmektedir. Fakat çocukluk çağında konvulsiyonu ortaya çıkaran nedenler çok daha çeşitli olabildiği ve konvulsiyon gelişmekte olan beyin üzerinde zeka geriliği, psişik bozukluklar gibi zararlara neden olabileceği için konvulsiyon çocukluk çağında daha farklı bir öneme sahiptir. Konvulsiyon nedir? Epilepsi nedir? Konvulsiyonların büyük kısmı geçici olup tekrarlamazlar. Uzun süreli tekrarlayıcı konvulsiyonlar da epilepsi olarak tanımlanır. Epilepsi nedeniyle tekrarlayan nöbetler ise semptomatik nöbet olarak değil epileptik nöbet olarak adlandırılır. Semptomatik konvulsiyonlar, toksik maddeler (ilaçlar,evde kullanılan zehirler), metabolik bozukluklar...

Devamı…

Ensefalit (Beyin iltihabı) nedir?

Ensefalit yani beyin iltihabı, beyin dokusunun ani olarak ortaya çıkan iltihaplı bir hastalığıdır. Çoğunlukla beyin zarları iltihabı yani menenjit ile birlikte görülür ve meningoensefalit adını alır. Bazen omurilik de olaya katılır ve meningoensefalomiyelit adını alır. Birincil ensefalit olarak adlandırılan beyin iltihapları virüsün girdiği yerde çoğalması ile karakterize ensefalitlerdir. Postenfeksiyöz ( enfeksiyon sonrası) ve postvaksinel (aşı sonrası) ensefalitler olarak adlandırılan diğer grubu ise bir nedene ikincil olarak gelişmiş ensefalitler oluşturur. Ensefalit etyolojisinde en sık herpes grubu virüsler suçlanmaktadır. Ensefalitin klinik ve laboratuvar bulguları nelerdir? En önemli klinik bulgu bilinç durumundaki değişikliklerdir. Huzursuzluk, saldırganlık, uykuya meyil, yüksek ateş, beyin zarı uyarılmasını düşündüren bulgular, oryantasyon bozukluğu vb benzeri bulgular görülebilir. Lomber ponksiyon denen ve halk arasında belden su almak olarak bilinen yöntemde alınan beyin omurilik sıvısının; basıncı, rengi, hücre sayısı, protein miktarı, şeker düzeyi değerlendirilir. Beyin omurilik sıvısında mikrop üretilmesi, virüsun izole edilmesi gibi yöntemler uygulanır. Bazen beyin biyopsisinde beyin iltihabına neden olan etmeni tespit etmek için beyin biyopsisine gitmek gerekebilir. Ensefalitin tedavisi nasıl yapılmaktadır ? Beyin iltihabına bağlı gelişebilen ve kafa içi basınç artışı durumu olarak adlandırılan klinik durumda antiödem tedavi, beyin iltihabı etyolojisinde en sık suçlanan herpes simplex virüsüne bağlı beyin iltihabında aciklovir tedavisi ve tüm diğer ajanlara bağlı hasta gruplarında da etyolojik nedene bağlı tedayiyle birlikte semptomatik tedavi uygulanır. Beyin iltihapları içinde en iyi prognoz kabakulağa bağlı beyin iltihabında, en yüksek ölüm nedeni ise herpes virüse bağlı beyin iltihabında...

Devamı…

Bayılma nedir?

Beyin kan akımının yaygın ve geçici olarak azalması ile oluşan bilinç kaybı, senkop yani bayılma olarak adlandırılır. Beynin oksijen depolama kapasitesi sınırlı olduğu için beyin kan akımının azalmasını takiben on saniye içinde bilinç kaybı ortaya çıkmaktadır. Bayılmanın hangi tipleri vardır? Vücutta çevredamar direncinin azalması sonucu ortaya çıkan bayılmalar bir sinir-damar etkisi (vazo-vagal) ya da vücudun pozisyonuna bağlı oluşan hipotansiyon (ortastatik hipotansiyon) nedeniyle oluşurlar. Bu oluşum mekanizması nedeniyle bu bayılma grubu sinir damar etkisine bağlı bayılma (vazovagal senkop) olarak adlandırılır. Bu hastalığın ortaya çıkması öncesi kansızlık (anemi), aniden ayağa kalkma, açlık, ani ağrı, korku gibi hazırlayıcı veya tetikleyici faktörler vardır. Hastalar genellikle senkopun gelişebileceğini bilirler. Bu tarz vasküler senkopların büyük bir kısmı hasta ayakta iken gelişir, bazen bu senkobu takiben kısa süreli klonik nöbetler bile gelişebilir. İnce, narin yapılı ve uzun boylu kişilerde ani ayağa kalkma yada uzun süreli ayakta durma sonrası kan basıncında olan değişiklikler nedeniyle gelişen tabloya ise ortastaz sendromu adı verilir. Astımlı çocuklarda yaygın olan tablo ise öksürük sonucunda artan akciğer zarı (intraplevral) basıncı nedeniyle sağ kalbe gelen kanın ve kalpten kan çıkışının (kardiyak output) azalmasıdır. Kalp debisi azalması sonucu gelişen ve kardiyak senkop olarak adlandırılan senkoplar doğumsal kalp anomalileri,subaortik stenoz,mitral kapak prolapsusu,uzun QT sendromu vb gibi kalp kökenli (kardiyak) nedenlere bağlı olaral gelişir. Kardiyak senkoplar diğer senkoplara göre daha az görülmekle birlikte ani ölümlere neden olabilmesi nedeniyle dikkat edilmesi gereken bir senkop türüdür. Senkoplar sırasında az...

Devamı…

İnme ne demektir? Neler inmeye neden olmaktadır?

İnme (stroke) damarsal nedenlere bağlı olarak gelişen ve 24 saatten uzun süren kısmi nörolojik bozukluk olarak tanımlanır. 24 saatten daha kısa süreli olanlar ise geçici iskemik atak adını alır. Çocukluk çağı inmelerinin ¼ ünde etyoloji saptanamayabilir. Ama inmeler tüm çocukluk çağı hastalıkları içinde nadir olarak görülen hastalıklardır. Erişkin çağında damar sertliği veya damar kireçlenmesi olarak adlandırılan aterosklerotik damar değişiklikleri beynin damarsal olaylarında ön planda karşımıza çıkarken çocukluk çağında hem beyin damarsal hastalıklarının nedenleri çok değişkendir, hem de görülme sıklığı çok daha azdır. Çocukluk çağında inmeler en sık yenidoğan döneminde görülmektedir. Belli başlı inme nedenleri nelerdir? İnme nedenleri, ön planda atardamar tıkanıklığına veya atardamarda pıhtı oluşmasına yol açan nedenler ile toplardamar kökenli nedenler olarak iki ana grupta sınıflandırılmaktadır. Atardamar tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkan inmelerde doğumsal siyanotik kalp hastalıkları çocuklardaki serebrovasküler olayların en sık nedenidir. Ancak bununla birlikte birçok farklı neden daha vardır. Bu nedenleri şöyle özetlemek mümkündür: Hiperviskozite (polisitemi, hiperlökositoz, trombositoz sonucu gelişir), aşırı pıhtılaşma yapabilen kalıtsal durumlar (faktör V leiden mutasyonu, protein C eksikliği, protein S eksikliği, antitrombin III eksikliği, protrombin gen 2010 mutasyonu vb), boyun ve servikal vertebra travması (karotis trombozuna neden olarak), otoimmün hastalıklar sonucu oluşan arteritler (SLE, Henoch-Schönlein purpurası, Kawasaki has.,PAN vb), hiperkoagülopati (antifosfolipid antikorları,lupus antikoagulanı,antikardiyolipin antikorları sonucu), doğumsal metabolizma hastalıkları (homosistinüri, hiperkolesterolemi), Moyamoya hastalığı . Birçok nedene bağlı olarak gelişen inmede tedavi etyolojik nedene yönelik tedavi, kan sulandırıcı antikoagulan tedavi ve destek tedavi olarak...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.