Yazar: Esra Ercan Bilgiç

Bizim kızlar…

Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara tavsiye ettiği Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nde yar alan ve kız çocuklarını aşağılayan, şiddeti özendiren ayrımcı örnekler sosyal medyada alıntılar halinde sıklıkla karşıma çıktı. Bu örneklerden biri böyleydi: “On beşindeki kız ya erde gerek ya yerde: kız on beş yaşına ulaştı mı evlendirilmelidir. Evlendirilmezse anneyi, babayı güç durumda bırakacak çok üzücü olaylar çıkabilir. Böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir.” Diğerleri de şöyleydi: “Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün: Doğacak çocuğun oğlan olması istenir. Kız olması istenmez. Onun için oğlan doğuran ana sevinir; kız doğuran ana üzülür.” “Erine göre bağla başını, tencerene göre kaynat aşını:...

Devamı…

Ulus devletin çocukları ve Andımız

Türkiye’de yaşayan tüm çocuklar ilkokul yılları boyunca and içtiler yurtlarını, milletlerini, özlerinden çok sevmeye, varlıklarını Türk varlığına armağan etmeye. 1981’de ilkokula başladım. Çocukken bu sözler öyle doğal, öyle normal gelirdi ki kulağıma. Ulus devlet ikliminin ve darbe sonrasının çocuklarıydık. İzmir’in en güzel semtlerinden birindeki Necatibey İlkokulu’nun bahçesinde, tertemiz bembeyaz kolalı yakalarıyla and içen, hep birbirine benzeyen Türk çocukları. ‘Yurdumuzun her yerinde bizim koşullarımızda yaşayan, bize benzeyen, and içerken bizim gibi göğsü kabaran çocuklar olduğunu sanacak kadar saftık. Çok bilinmez, andı kaleme alan Reşit Galip’tir. Afet İnan bunu anılarında şöyle anlatır: “1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. Reşit Galip,...

Devamı…

"Güle güle anne": Ekin’in okula alışma hikayesi

Bu yazının başlığı ilginizi çektiyse ve yazıyı okumaya karar verdiyseniz, sizin de buna benzer bir hikayeniz vardır ya da olacaktır demektir. Ekin ve Devrim’in annesiyim ben. Üniversitede öğretim görevlisiyim. Sizin gibi ben de iş dışındaki tüm vaktimi çocuklarımla geçiriyorum. Onların mutlu ve sağlıklı olmaları tabii ki her şeyden önce geliyor ama siz anlarsınız beni, bu kadarı yetmez gibi geliyor bana. Hep daha fazla ne yapabilirim diye soruyorum kendime. Çocuklarımın zihinlerini açabilmek, zeka gelişimlerini maksimize edebilmek ve yeteneklerini keşfedip geliştirebilmek için yoğun çaba harcıyorum. Bunun için kızıma hamile kalmadan önce başladım okuyup öğrenmeye. Anlayacağınız çocuklarım söz konusu ise, sizler gibi...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.