Yazar: Aytül Hasaltun

Kahraman memelerim-8

Sol yanağından boynuna doğru süzülen birkaç damla ılık sütü, elimle silip seni kaşıntıdan kurtarıyorum. Ağzının doygunluk hareketleri hiç değişmedi. Uzun uzun şapırdayıp, yalanıp belli ki keyfine varıyorsun. Yakında büyük bir sınavdan geçeceğimiz aklıma düşüyor. Ayrı geçecek olan on gün, müebbet etkisi yaratıyor. Vuslatta kaldığımız yerden devam edebilecek miyiz? Sen henüz doğmamıştın. Babanla ikimiz düşünüp durduk günlerce. Kuzeyde bir yerlerde zeytin mi ekmeli, güneyde bir yerlerde tatil köyü mü işletmeli yoksa sınırlar dışında bir yerlerde sıla hasreti mi çekmeli? Hiç bilemedik. Sensiz son günlerimiz, sana aydınlık günler yaratma çabasıyla geçti. Sonunda kurduğumuz hiçbir hayalin içinde olmadığımızı farkettik. Ve gitmek fikri...

Devamı…

Kahraman memelerim (Bölüm 7)

O yorgunlukla nasıl akıl ettim bilmiyorum, sen uçaktan indikten bir saat sonra anneannenin kollarındaydın. Ben eve koşup bir gece öncesinin kanından, kirinden, gözyaşından ve tozundan bile kurtulamayıp uykuya kanıverdim. Derdim önce iyice bir dinlenip, temizlenip, sonra sana koşmaktı. Ev ve giysiler o tozla kalamazdı. Biraz hastalıklı bir durum kabul ediyorum. Artık her on dakikada bir, en azından elimi yıkamaktan, derim kurudu ve ince çatlaklar oluştu. Dertlenmiyorum… Başladı derinden bir temizlik. Birazı her zamanki gibi akıl temizliği. Komidini, üzerindeki ıncık cıncıkların habire yerlerini değiştirerek tozunu alma halim takdire şayandı ve o an fark ettim ki Armine’nin, sesinin en yumuşağıyla sana...

Devamı…

Kahraman memelerim (Bölüm 6)

Kapımızda bahar. Gece üşüyor mudur diye endişelenmeme gerek kalmadı. Bunun için artık kendi yatağında yatmalısın. Kemal’le ikimizin yastık paylarından çalarak senin için yer açmak zorunda kalmayacağız. Sürgün yemiş yastıklarımızı sabah olunca yerlerden toplamayacağız, ooh… Üstelik kendi bölümünün başucunda, seni süsleyen sarı pembe masal atını, beşiğine koyacağım söz. Hem hık dediğinde yanında olacağım, inan bana. Hadi artık daha fazla beraber yatmayalım… Meyveydi, sebze püresiydi, muhallebiydi derken bütün gün el sürmediğin memelerim, gece olup da kesintisiz uyuma vakti gelince bayram etti. Sütünü içtin, küçük elin yanağımda, ben bal rengi saçlarını okşarken uykuya kanıverdin. İyice dalmanı bekledim desem yalan olur çünkü uzun...

Devamı…

Kahraman memelerim (Bölüm 4)

Hava soğuk. İkimizin arasında yatıyorsun. Hem acıkma sesine uyanmam kolay oluyor hem de mememi ağızına verdikten sonra uyumaya devam edebiliyorum. Bedenin büyüdü artık. Gecede üç dört kez uyanıyoruz beraber. Ama çoğu zaman doyduğunu ima eden dudak hareketlerini görmeden ve huzur içinde uyuyan seni bir kez daha koklamadan devam edemiyor uykum. Kollarımda uyuduğun anlar en mutlu olduğum zamanlar. Sanki sen değil de ben senin göğsüne sığınmış gibiyim. Hiç yalnız değilim… Psikolog koltuğumuza uzanmışız, karşı kıyıda 2010 kültür başkentlerinden biri olan İstanbul için düzenlenen havai fişek gösterisini seyretmeye çalışıyoruz. Işıklar ne kadar çok dikkatini çekiyor biliyorum. Onun içindir ki sen gör...

Devamı…

Kahraman memelerim (Bölüm 3)

Ben sana hep böyle hayran hayran bakarım. İstediğin kadar uzun emebilirsin, istediğin kadar gözlerime bakabilirsin. Çünkü ben senin gözlerinde her şeyden uzağım. Çünkü senin gözlerinde İstanbul’dayım. Prova ve gösteri günü seni ihmal ederiz belki deyip korktuk ya, hemen annelerden yardım istedik. Bir buçuk günlük ayrılığımızda hem sana taze süt olsun hem de benim memelerim rahatlasın, böylelikle de süt üretmeye devam etsin diye pompa ile süt çektim. Hemen ertesinde azaldı sütüm. (Belki de bir tesadüf bu ama içimdeki kötülük pompadan dolayı diyor ısrarla) Artık eskisi gibi tazelenirken cayır cayır yanmıyor memelerim, kaya gibi, taş gibi olup büyüyüp genişlemiyor. Birkaç gün...

Devamı…

Kahraman memelerim (Bölüm 2)

Sadece beslenme çantası ya da koca bir biberondan fazlası memelerim senin için. Benim bile tanıyamadığım bir büyüklüğe erişen, dudaklarınla sıkı sıkıya kavradığın mememi önce üstte kalan elinle itip, sonra o hep öpülesi yanaklarını usulca yerleştiriyorsun ya üzerine, dünyalar benim oluyor. Sonsuza kadar bu anı tutabilirim gibi geliyor. Sen bugün tam 74 gündür dışarıda yaşıyorsun. 74 gündür durumumuz bu. Zaten oldukça uzun olan emme zamanın benim bir de yastık olmamla, saatlere yayılıyor. Yatıp yuvarlanmayı pek seven ben bile, uzun süre yatmanın nasıl can sıkıcı ve can acıtıcı olabileceğini artık bedenimde biliyorum. Ama şikâyet bile etmiyorum. Çoktandır müptelayım sana. Bir saatten...

Devamı…

Kahraman memelerim (Bölüm 1)

Elektrik kesildi. Başka zaman olsa giyinip kuşanıp evden kendimi dışarıya atmam beş dakikayı geçmezdi. Sokağın güvenli kollarında kendimi daha rahat hissederdim. Şimdi öyle olmadı. Çünkü kucağımda sen vardın. Henüz 17 günlük halinde sol mememi dudaklarınla sıkı sıkıya kavramış yarı uykulu yarı uyanık dünyayı benden daha çok anlar gibiydin. Seni bırakıp başımın çaresine bakamazdım, o karanlıkta seni yanımda götürmek için de hazırlayamazdım. Evet ben büyük bir korkağım. Karanlık, yalnızlık, ıssızlık, köpek, ani hareketler, deniz, acı çekmek, kan görmek… Bunlar benim büyük korkularım. Bir arkadaşım ‘’küçük hayvanlar gibisin’’ demişti benim bu hallerimi tarif ederken. Ne kadar da doğruydu. Ben de çoğu...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.