Yazar: Ayşe Pınar Altun

Kitlesel ve kültürel bir fenomen: Oyun

Oyun… Her yaştan insanın tarihin ilk çağlarından beri, zevk almak amacıyla gerçekleştirdiği gönüllü bir etkinlik. Oyunun şiirle, felsefeyle, savaş sanatlarıyla olan ilişkisi, sonsuzluğuna dair ipucu veriyor bizlere. Oyunun keşfini hep merak etmişimdir. Bu merakımın düşsel dünyadaki yansımasında, iki küçük çocuğun birlikte eğlenmeyi keşfettikleri bir anı görüyorum. Şaşkın ve sorgular gözlerle önce birbirlerine sonra da birlikteliklerine bakıyorlar. Keyifli ve mutlulular. Tabii bunlar yalnızca benim hayal gücüm. Gerçekte, insanın oyunu keşfini irdelediğimizde, atalarımıza kadar uzunan uzun bir süreçle karşılaşıyoruz. Atalarımız, çevrelerinde gördükleri şeyleri taklit ederek, yaptıkları eylemleri hareketlerle birbirlerine anlatarak farkında olmadan oyunu yaratmışlar. Gündüzlerin ardından gelen gece, şiddetli yağmur, gök...

Devamı…

Biraz hareket için ipuçları

Aileler yalnızca çocuklarının inaktif geçirdikleri zamanı kısıtlayarak değil, aktif geçirdikleri zamanı artırmalarını sağlayarak da çocuklarına yardımcı olmalılar. Bunun için ebeveynler çocuklarına örnek olmalı, onlar da egzersiz yapmalı, çocuklarıyla birlikte aktif zaman geçirmeliler. Sağlıklı çocuklar yetiştirmek için; * Çocuğunuzun yaşına uygun fiziksel aktivitelerde bulunmasına olanak yaratabilirsiniz. * Fiziksel aktivite yapmaları için günlük egzersiz programları düzenleyebilirsiniz. * Fiziksel aktiviteleri günlük yaşamdaki aktivitelerle birleştirebilirsiniz. Örneğin, çocuğunuzun asansör yerine merdiven kullanmasını teşvik edebilirsiniz. * Düzenli fiziksel aktiviteye dayalı aktif yaşam tarzını siz de benimseyebiliriz, çocuğunuza örnek olabilirsiniz. * Unutmayın, fiziksel aktivite keyif verir! Aktivitelerinizi eğlenceli hale getirmeyi ihmal etmeyin. Çocuklar için basit ipuçları...

Devamı…

Çocuklarda fiziksel aktivite

Son 100-150 yılda yaşam büyük ölçüde değişikliğe uğradı. Endüstri devrimiyle el emeği azaldı, fabrikalar ve araçlar arttı; teknolojik gelişmelerle gündelik yaşam hareketsizleşti. İnsanlar daha az yürümeye, daha az el emeğini kullanmaya, diğer bir ifade ile daha az aktif olmaya başladı. 19. Yüzyılda birçok iş fiziksel aktivite gerektirirken 20. Yüzyılda fiziksel aktivite bir boş zaman uğraşı halini aldı. Hareketsizliğin ise oldukça ağır bedelleri var. Yılda 3,2 milyon insanın ölümünden sorumlu olan fiziksel inaktivite ya da bir başka deyişle hareketsizlik, DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) raporlarında ölüme neden olan risk faktörleri arasında 4. sırada yer alıyor. 150 yıl önce günde 30 bin...

Devamı…

Oyun yaşta değil baştadır

Şöyle bir sahne var aklımda epeydir: İşten çıkmışım yorgun argın, evdeki işleri, yapılacak yemekleri ve ertesi günün planını düşünerek yürüyorum. Uzun süredir arayamadığım eşimi dostumu hatırlayıp içerisinde bolca “hay aksi” geçen cümle kuruyor, hemen akabinde şık bir “kentte yaşam” meşrulaştırmasıyla konuyu kapatıyorum. Bir adım bir adımı kovalıyor, günlük egzoz limitimi tamamlayıp evime varıyorum. Ayıltma, yorgunluğu alma, çarpıntı yapma gibi bir dizi tuhaf etkiye sahip olduğu salık verilen kahveden bir bardak hazırlıyorum. Yemek hazırlama seramonisinden önce şöyle bir kendime gelme niyetindeyim. Uzanıyorum üçlü koltuğa ve kahvemden büyük bir yudum alıyorum. Her şey yolunda. Derken dışarıdan bir bağrış çağrış geliyor. Gülüşmeler, koşturma...

Devamı…

Hayal gücüne övgü: "Bu nedir?", "Sen ne dersen odur"

Küçükken yaptığımız uzun araba seyahatlerinde babamla “Buluttan Nem Kapmaca” diye bir oyun oynardık. Babam oyuna didaktik bir mana katmak, hiç yoktan bir deyim öğretmek için bu adı kullanıyordu, bulutları bir şeylere benzetme oyunu için. Büyük bir keyifle oynar, her defasında babamın sığ hayal gücünü, yaratıcı dimağımla ezerdim. Babam “bak bak şurdaki araba” derken, ben “elinde elma sepeti tutan büyük kabuklu kaplumbağa” gibi çapraşık benzetmeler yapardım. Babam hayal gücümün gerçekler parantezinde ezildiğine kanaat getirdiğinden beri oynamıyoruz bu oyunu. Şimdilerde ara ara, kendi kendime bulutlu havalarda çaya katık ediyorum “buluttan nem kapmaca”yı. Tahmin edebileceğiniz gibi “ağzından ateş çıkan dev başlı ejdarha”...

Devamı…

Kağıttan toplar

Çocuklar toplandı. Ne oyun oynayacaklarına bir türlü karar veremediler. İçlerinden biri bilgisayarın başında zaman geçirmeyi önermeden müdahale edin ve bir koşu kağıt, makas, bant, sepet kapıp gelin.  Şimdi hem hareket edelim, hem eğlenceli bir oyun oynaylım. Önerilen yaş aralığı: 7-10 (Ebeveynleri ile birlikte daha küçük yaş grubu da oynayabilir) Malzemeler: Kağıt, makas, yapıştırıcı bant, sepet/kova Oyuna Başlarken: Oyuncuların rahat hareket edebileceği büyüklükte bir oyun alanı belirleyin. Oyuncu sayısının en az iki katı olacak şekilde kağıttan toplar hazırlayın. Oyunculardan birini ebe olarak belirleyin. Oyunculara çember şeklinde dizilmelerini ve ebeye çemberin ortasında durmasını söyleyin. Çemberin ortasında duran sepete hazırladığınız kağıttan topları...

Devamı…

Eğlenceli bir kar oyunu: Renkli kartopları

Kartopu yapmaktan sıkıldık diyorsanız size çok eğlenceli bir kar oyunu önereceğim. Eğlenceli ve rengarenk bir oyun. Çocuklar bayılacak! Önerilen yaş aralığı: 6-10 (Ebeveynleri ile birlikte daha küçük yaş grubu da oynayabilir) Malzemeler: Sprey şişesi, sulu boya Oyuna Başlarken: Kişi sayısı eşit iki ekip oluşturun. Oyun alanınızı ortasına bir çizgi çekerek ikiye ayırın, bu iki alan her ekibin güvenli alanı olacak. Her ekibe kendi oyun alanının diğer ekip tarafından kolay ulaşılamayacak güvenli bir bölgesine kardan adam yapmasını söyleyin. Sprey şişesinin içerisine su doldurun ve sulu boya yardımıyla suya renk verin. Kardan adamınızın kafasının üzerinde duracak büyüklükte bir kar topu yapın...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.