Yazar: Arzu Çur

Tost makinesindeki hayatlar

Her sabah işe giderken, apartmanın önünde, aynı saatlerde karşılaşıyoruz onlarla. Biri küçücük daha, ağır okul çantası daha da belirginleştiriyor bu halini. Diğeri büyük, ortaokul öğrencisi olmalı. Küçük olan duygularını yabancılara göstermenin bir zayıflık olduğunu öğrenmemiş henüz. “Her şey yolunda” maskesini takmayı beceremiyor yüzüne, beni görünce hemen çeviriyor başını. Sabahın kör karanlığında evden sokağa fırlatılmış gelmesini hiç de istemediği bir okul servisini bekliyor zaten, bir de komşu teyzeyle mi uğraşacak? Avucunu yalasın bütün teyzeler; mademki uyku yok ona, nazlana nazlana yapacağı bir kahvaltı yok, mademki oyun olasılığı alınmış elinden, o da hiç kimseye iyi davranmayacak işte. Bana bakacağına sokak köpeklerine,...

Devamı…

Bir elimizde terlik bir elimizde fanila

Geçen yazımda fanilanın erdemlerinden bahsetmiş, “Giydirin!” diye bitirmiştim. Biraz da kendi anneliğimle dalga geçtiğim o satırlara gelen yorumlara bakınca gördüm ki, herkesin bu fanila denen nesneyle ilgili bir iki hikâyesi var. Paylaşmazsam yazık olacak. İlk bombayı üniversitede hoca olan bir arkadaşım patlattı. Annesi test olarak bir gece fanila giymeden yatmış, ertesi gün de fırça çekmiş kadıncağıza: “Çok üşünüyormuş, hasta olacaksın!” Bu olay öyle kendisi çocukken filan da değil, daha geçen yıl olmuş. Kızımız kırklı yaşlarına girmek üzere, annesi de altmış filan olsa gerek. Bir başka arkadaşımın oğlu asker. Küçücük çocuk daha diyor, haklı: Yirmi dört yaşında oğlu ve şu...

Devamı…

Var mı öyle bedavadan anne olmak?

Dur arkadaş, bakmadan geçme! Anne olmak sonsuzca sevmektir filan diyorlar ya hani sana, bil ki haklılar. Var mı öyle bedavadan anne olmak? Kalbin bütün sevgilere açık değilse olmaz. Önce bir ya sabır çekeceksin, sonra bak şunları da seveceksin: Beline yan oturttuğun bir bebekle bir nevi ortak yaşam oluşturmayı. Çorba karıştırmayı, çiçekleri sulamayı, süpürge yapmayı, toz almayı, dans etmeyi, çöp dökmeyi, kitap okumayı, hatta mucizevî bir şekilde giyinmeyi öğreneceksin. Bir süre sonra vücudun buna öyle alışacak ki oradaki ağırlık olmadığında dengeni kaybedeceksin. Anne olmadan önce değil giymek, yer bile silmeye tenezzül etmeyeceğin rengi dönmüş eşofman takımını kesinlikle çok sevmen gerekiyor. Yoksa üstünden çıkarmaya bile halin olmadığı...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.