Yazar: Ada Haliloğlu

Çevre dostu değilseniz, okumayın!

Işık kirliliği çok kötü bir şeydir. Çoğu kişinin düşündüğünün aksine ışık kirliliğinin tasarrufla alakası yoktur. Gereğinden fazla ışık, yani enerji tüketmek belki bize ekonomik açıdan zarar verir ama ışık kirliliğinden sadece enerji tasarruf ederek kurtulamayız. Işık kirliliği gereksiz ışık olması demektir. Farklı kaynaklardan açığa çıkabilir. Bazıları şöyledir: – Yol, cadde ve sokak aydınlatmaları – Park, bahçe ve spor alanlarının aydınlatmaları – Turistik tesislerin, binaların dış kısmındaki aydınlatmaları – Reklam panolarından çıkan ışıklar – Güvenlik amacıyla aydınlatma – Evlerden, binalardan fazlaca çıkan ışıklar Işık kirliliği her çeşit anlamsız aydınlatmayı içine alır. Eğer bir sorunuz varsa, yazabilirsiniz, yorum atabilirsiniz. Ama asıl...

Devamı…

Hayattaki yarış hakkında önemli not

Hayattaki yarışı aramanıza gerek yok. Birincisi onu zaten bulamazsınız. İkincisi o sizi mutlaka bulur… Bazen zaman dursun istiyorum ama nafile… Aklım bana engel olsun istiyorum bir hata yaparken. Değil aklım hiç kimse engel olmuyor bana. Utanç verici bir durum yaşadığımda da yerin dibi açılsın istiyorum ama yeri de kontrol edemiyorum. Annemle babamı özlemek istemiyorum. Annemle babam ayrı olduğundan onları özlüyorum. Hayatla bir yarış içerisindeyim. Sürekli “hayat” kazanıyor. Sınavda birinci olmak istiyorum, ama arkadaşım birinci oluyor. Tiyatro elemesini kazanmak istiyorum, ama başka bir öğrenci kazanıyor. Sinemada en önü kapmak istiyorum, ama başka birileri kapıyor. Başkaları ile bir yarış içindeyim. Sürekli...

Devamı…

Bu yazı anneme!

1 Nisan; tatlımın doğduğu mucizevi gün! Ben annemi çooook seviyorum. Ne şans ki, 1 Nisan onun doğum günü. Onu bekleyen büyük sürprizlerden biri de bu yazı olsun istiyorum… Anne kız ilişkileri, yabancılara hep farklı gelmiştir. Fatma Teyze’nin evinde çocuk uslu ve anne kibardır. Bir de onları yalnızken görün siz… Değil laf dalaşı, artık biri diğerine bağırırken öbürü onun posterini yırtar. (Baba uzaktan komut verince de oluyor şu poster yırtma. Deneyimlerime güvenerek konuşuyorum haberiniz olsun!) Ev başlarına yıkılır, bu mübarekler enkazın altında tartışmayı sürdürür! Ama hiçbir anne veya baba çocuğunu kırmaz, ona kızmaz. Ey çocuklar, size sesleniyorum; anne baba kızmıyormuş!...

Devamı…

Gizli tarif: Mutluluk soslu şans pastası

Bugün size en güzel pastanın tarifini vereceğim. Mutluluk Soslu Şans Pastası. İşte tarifi: – 2 tatlı kaşığı sevgi – 3 bardak mutluluk (bu bölüm çok önemli, çünkü mutlulukla pastanın sosunu hazırlayacağız.) – 5 bardak kremşantisiz şans (bu bölüm daha önemli, çünkü pastanın kekinde kremşanti olmamalı) – 6 tane çikolatalı çalışkanlık kalbi – 3 çay kaşığı dürüstlük – 1 bardak sevecenlik Hazırlanışı: Sevgimizi ve dürüstlüğümüzü bir kapta karıştırıyoruz. Ayrı bir kaba mutluluğumuzu döküyoruz, sevgi ve dürüstlükten minik bir parça mutluluğa ekliyoruz ama sakın tamamını boşaltmayalım kötü olur tadı. Neyse içine eklediklerimizle beraber mutluluğu 100 derecede ısıtılmış fırına atıyoruz. Kalan sevgi...

Devamı…

İstanbul

Farkındayım çok uzun süredir yazamıyorum ama çok meşgulum. Neyse hemen konuya girsem iyi olabilir. Başlığımdan da anlaşıldığı gibi bugün konumuz İstanbul… Bu uzun ve kapanmaz konuyu ben bugün özetlemeye çalışacağım. Bakalım, artık olup olmadığı size kalmış. İstanbul aslında güzel şehirdi. Dikkat ettiniz mi “di” koydum. Bu eskiden güzeldi demek. Bakın yine bir “di” var. Neden eskiden güzeldi de şimdi değil? Çünkü şu “kentleşme” zımbırtısının esiri oldu. Neden en küçük ve en sakin yerler diğerlerine oranla daha yeşil oluyor? Çünkü oralarda daha az ev yapılıyor, insanlar çöp atsa bile kalabalık olmadığı için bir zararı dokunmuyor. Hayır, demiyorum hadi şimdi güzel...

Devamı…

Sevdiğini üzmek

O kadar zaman beraber oldun onunla. O belki annen, belki baban. Belki sevgilin, belki kardeşin. Belki de o en yakın arkadaşın. Kim olursa olsun fark etmez. Onu bir kere kırdın mı aranızdaki bağ zedelenmiştir. Bu yüzden bir sonraki seferinde minicik bir tartışma ikinizin aklında da “Biz birbirimizi sürekli kırıyoruz” şeklinde kalabilir. Eğer birini gerçekten içten seviyorsanız onu kırmayın. Çünkü birbirinizi ne kadar çok kırarsanız ona o kadar yakın zamanda elveda dersiniz. Şu anda biriyle küstüğünüzü varsayalım. Ayrılmanız için gerilmiş olan halatın iki ucu da onda değil ki. O sana doğru gelmiyorsa, sen ona git. Yoksa halat kopacak ve ikiniz...

Devamı…

Okulun ilk günü

O gün okulun ilk günüdür. Böyle heyecanla yataktan kalkar, tertemiz üniformalarına dokunursun. Korkarsın ama mutlusundur. Yeni arkadaşlarla tanışmak yeni bir ortama girmektir o mutluluğun sebebi. Genellikle ilk gün anne-baban bırakır seni okula. Sonra oraya geldiğini fark edersin. Donup kalırsın o kocaman ” okul” adlı binanın önünde… Benim bugün bahsetmek istediğim o değil. O birinci sınıfının ilk günüdür. Okul nedir bilmezsin. Ben ise sömestr veya yaz tatili sonrası ilk günden bahsediyorum: O gün bambaşkadır. O gün dönemin ya da yılın ilk günüdür ve sabırsızlıkla beklersin. Bazıları okul hiç açılmasın ister. Benim gibi. Ama olsun. Yine de bir heyecan vardır içinde....

Devamı…

Saygı kavramı

Saygı ne demek? Ne işe yarar? Saygılı olmak ne demek? Bu soruları merak ettim bende düşünüp taşınıp bu yazıyı yazdım. Evet arkadaşlar bakalım saygı neymiş. Amerika’ya gittim bu yaz. Tabii bir sürü fark var Türkiye ve Amerika arasında ama çok önemli bir şey fark ettim. Oradaki insanlar saygı denen şeye önem veriyorlar. Sokaktaki insanlar bile sana bakıp gülümsüyorlar. Hiç birbirlerine “höt höt” yapmıyorlar. Üstelik sadece birbirlerine değil doğaya, hayvanlara, kurallara ve görüp görebileceğiniz her türlü şeye saygıları var. Saygılı olmak zor birşey değil aslında. İsteyen herkes saygılı olabilir. Üstelik saygılı olmak sandığınızdan da önemli bir şey. Çok da işe...

Devamı…

Yoksa arkadaşınız bir kurt adam mı?

Eğer dolunay olduğu bir akşam arkadaşınızın aniden bir kurta dönüşeceğine dair bir ürperti duyuyorsanız, aşağıdaki listeyi gözden geçirin. Eğer kriterlerden beş tanesine sahipse doğru hissediyorsunuzdur. -Karaokede kötü bir performans sergiliyorsa ve kalın bir sese sahipse -Kırmızı ve yamuk parmaklara sahipse -Ay dolunay olmaya başladığında rakatsız oluyorsa -Gümüş takı takmıyorsa. (Kurtlar gümüşten korkarlar. Çünkü sadece gümüşle yapılan kurşunlar onları öldürebilir) -Geceleri sokaklarda garip yaratıkların gezdiğini dair bir söylenti varsa ve (nedense!?) bu hep arkadaşınızın sizinle beraber olmadığı gecelere denk geliyorsa -Eğer (özellikle kırmızı) balığınız o arkadaşınız yaklaştığında huzursuzlanıp akvaryumdan çıkmayı deniyorsa -Eğer arkadaşınız kimse görmeden köpeğinizin mamasını yemeye çalışıyorsa -Arkadaşınız...

Devamı…

Büyüklere hayat tavsiyeleri

Her gün kendine iltifat et, iyi gelir. Bazı insanlar var seni her zaman sevecek. Bunu unutma. Unutmaman gereken bir şey daha varsa o da her zaman umut olduğudur. Eğer kendini kötü hissedersen elinin altında ailen var. Sonra arkadaşların da yok mu sanki? Hasta olduğun zamanlarda yardım istemekten çekinmemelisin. Biliyorum, etrafındaki herkes seni sevmiyor ama yinede sevenlerin bol. Ayrıca kendini kötü hissettiğinde bunu birilerine anlat. Bırak bu seni rahatlatsın. Çünkü içindekiler içinde kaldımı seni yavaş yavaş boğar ve kendini eskisinden de kötü hissedersin. Bu yüzden içindekileri başkalarına anlatmak da sana iyi gelecektir. Bana güvenmelisin. Sevmediğin insanları hayatında tutmak büyük bir...

Devamı…

Uzunçorap'a e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.