Advertisement

Yazar: Uzunçorap

Bebek, çocuk ve yetişkinin uyku ihtiyacı ne kadardır? Doç. Dr. İhsan Kafadar cevapladı.

Uyku ihtiyacı her insanda ve yaşta önemli farklılıklar göstermektedir. Erişkinlerin büyük bir kısmı günlü aktivitelerinde kendilerini iyi hissedip aktif olabilmek için 5 ile 9 saat arası yani ortalama 7 saat uykuya ihtiyaç göstermektedir. Ancak bu genel ortalamanın dışında 4 saatlik uyku ile kendini gün içinde gayet iyi hisseden veya kendini gün içinde iyi hissedebilmek için 10 saat uykuya ihtiyaç duyan kişiler de vardır. Uyku süresindeki bu değişkenlik çocukluk süresi için de geçerlidir. Süt çocuklarının büyük bir kısmı 14-18 saat arası uyumaktadır. Ancak 12-14 saatlik uyku süresi ile yetinen süt çocukları olduğu kadar günde 20 saate kadar uyuyan süt çocukları da bulunmaktadır. Yapılan çalışmalar çocukluk döneminde uzun süreli uykuya ihtiyaç gösterenlerin ileri yaşlarda da genellikle uzun süreli uykuya ihtiyaç duyduğunu, çocukluk döneminde kısa süreli uykuya ihtiyaç duyanların da erişkin döneminde de kısa süreli uykuya ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Günümüzde uyku hakkındaki tüm bilgilerimiz ışığında hangi çocuğun hangi yaşta ne kadar uyku ihtiyacı olduğunu söyleyebileceğimiz kesin bir kuralımız yoktur. Bu konu hakkında her yaş grubu için söylenebilecek temel kural; her çocuğun “kendi uyku ihtiyacını karşılayacak kadar uyuması”...

Devamı…

Kahraman memelerim (Bölüm 6)

Kapımızda bahar. Gece üşüyor mudur diye endişelenmeme gerek kalmadı. Bunun için artık kendi yatağında yatmalısın. Kemal’le ikimizin yastık paylarından çalarak senin için yer açmak zorunda kalmayacağız. Sürgün yemiş yastıklarımızı sabah olunca yerlerden toplamayacağız, ooh… Üstelik kendi bölümünün başucunda, seni süsleyen sarı pembe masal atını, beşiğine koyacağım söz. Hem hık dediğinde yanında olacağım, inan bana. Hadi artık daha fazla beraber yatmayalım… Meyveydi, sebze püresiydi, muhallebiydi derken bütün gün el sürmediğin memelerim, gece olup da kesintisiz uyuma vakti gelince bayram etti. Sütünü içtin, küçük elin yanağımda, ben bal rengi saçlarını okşarken uykuya kanıverdin. İyice dalmanı bekledim desem yalan olur çünkü uzun...

Devamı…

İngiliz kadınlar tartışıyor: Anneler çalışsın mı, çocuklara mı baksın?

Anneliğin tarihi kadar eski bu tartışma, İngiltere eski Başbakanı Tony Blair’in eşi Cherie Booth’un geçen hafta bir panelde yaptığı açıklamalarla yeniden alevlendi. Booth, kadınların çocuklarını büyütmek için işlerini bırakıp evlerine dönmelerinin yanlış olduğunu, çalışma hayatının verdiği bağımsızlıktan vazgeçmemeleri gerektiğini söyledi. Booth, “Kimi kadınlar iyi anne olmanın yolunun işi bırakıp bütün enerjilerini çocuklara sarf etmek olduğunu söylüyor. Ben de olabildiğince iyi bir anne olmaya çalışıyorum ancak çalışan bir anne olmak çocuklarımın bensiz de yaşayabileceklerini gördükleri daha bağımsız bir ortam sağlıyor” dedi. Özellikle genç kadınlar için ekonomik bağımsızlığın çok önemli olduğunu vurgulayan Booth, kadınların kendilerinden memnun olmak için de çalışmaları gerektiğini...

Devamı…

Devlet gebeleri fişliyor mu?

Kadın hareketinin mevcut öncülerinden biri olan avukat Hülya Gülbahar, gazeteci Ayşe Arman’a verdiği bir söyleşide Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı bir genelgeyle gebelik testi yaptıran kadınları fişlemeye başladığını söyledi. Ertesi gün üç şey oldu: Fişlendiğini söyleyen kadınlar Ayşe Arman’a yazdıkları mektuplarla vaka özetlerini anlattılar. Fişleme denilen mevzuun nasıl gerçekleştiğine dair bir hikâye de bir aile hekiminden geldi. Öte yandan Sağlık Bakanlığı böyle bir genelge olmadığını açıkladı ve Hülya Gülbahar’a eğer kendisinde varsa paylaşmasını söyledi. Gülbahar çok sağlam kaynaklardan böyle bir genelgenin olduğuna dair bilgi aldığını ancak genelgeyi görmediğini söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın web sitesinde genelgelerin yayınlandığı bir sayfa mevcut. Son yıllarda anne-çocuk...

Devamı…

Mahremiyet butonu

‘GEBLİZ’le kadını gebelikten doğuma takip ‘ev’e de uzanınca aile facialarına karşı Sağlık Bakanlığı ‘Mahremiyet’ seçeneği getirdi. Sağlık Bakanlığı, GEBLİZ’le (Gebe Bebek Lohusa İzleme Sistemi), hamileliğin başından doğuma kadar süreci kayıt altına alırken, sistemin ‘aile faciası’na yol açmaması için önlem olarak ‘Mahremiyet butonu’ konuldu. Ancak uzmanlar bunun da yeterli bir önlem olmadığını, çünkü kadınların yine de sisteme kaydedildiğini ve ilgisiz kişilerin bu bilgilere ulaşabildiğini söylüyor. Sağlık Bakanlığı, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde 2008 yılı eylül ayında başlattığı GEBLİZ’le gebe kadının kimlik ve iletişim bilgilerinin yanı sıra hamileliğinin seyrini, lohusalığını ve bebeğin aşılarını adım adım izliyor. Sistem, uzmanlara göre istenen gebeliklerde...

Devamı…

Çocuklar için 'kent masalları'

İstanbul Modern Sanat Müzesi, Burhan Doğançay’ın Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı sergisine paralel olarak, 4-6 yaş grubundan çocuklar ve aileleri için Kent Masalları adlı bir etkinlik düzenliyor. Programda çocuklar aileleriyle birlikte, Türkiye’nin önde gelen oyuncularıyla buluşarak onlardan masallar dinleyecek ve sonrasında sanat çalışmaları gerçekleştirecek. Hümeyra Betül Sayın’ın Beş Çocuk Beş İstanbul masalını okuyacak ve ardından çocuklarla eski İstanbul fotoğraflarıyla bir kolaj çalışması gerçekleştirecek. 7 Temmuz tarihindeki etkinlik için 25 Haziran’dan itibaren rezervasyon yaptırabilirsiniz. Bergüzer Korel Korel, Umberto Eco’nun Üç Kozmonot masalını okuyacak. Ardından çocuklarla, farklı kültürlere ait sembollerle bir kolaj çalışması yapacak. 28 Temmuz’da gerçekleşecek etkinliğe başvurular 16 Temmuz’dan itibaren...

Devamı…

Öğlen uykusu gerekli midir? Dr. Demet Ilıkkan yanıtladı

Bebekler ilk doğduklarında gece-gündüz ayırımı olmaksızın günü ihtiyaçlarına göre bir döngü içinde geçirirler. Bebekler gece de gündüz de acıkır-beslenir, dışkılar ve uyurlar. Birinci-ikinci ayın sonuna doğru, düzenli olmaksızın gündüz uyanıklıkları başlarken gece uykuları daha verimli, daha huzurlu olarak gelişir. Bebek altı aylık olduğunda yaklaşık 2-4 saatte bir uyuduğu gündüz uyku düzeni iyice belirmiştir. Bebek bir yaşına geldiğinde gecenin tamamını, kesinti olmaksızın uykuda geçirip gün içinde yaklaşık yarım saat -3 saat süren uykulardan 2-4 kez uyur. Gündüz uykuları gece uykusununverimli, düzenli oluşuyla çok alakalı olarak yaş ilerledikce kısalıp, seyrelip yaklaşık 3-4 yaşında ihtiyaç olmaktan çıkar. Ancak bazen erişkin yaşında bile...

Devamı…

New York’ta ebeler ‘in’

New York Times’ın yayınladığı bir habere göre, şehrin varlıklı kesimleri arasında doğum öncesi hizmetlerin alınmasında ebelik kurumu sıkı bir dönüş yapmış gibi görünüyor. Haber ebelik hizmetinden yararlanmanın, üst sınıflar arasında yeniden bir “statü sembolü” olarak görülmeye başlandığını söylüyor. Haber, ebelik yeniden tıpkı meyve suyuyla kilo vermek ya da kimi ayakkabı markaları gibi trendi olmaya mı başladı sorusuna cevap arıyor ve peşin peşin şu cevabı veriyor: “İlk bakışta görünen o ki ebeye gitmek en azından eskiden olduğu kadar tuhaf bir şeymiş gibi görünmüyor ve hatta doğal bir seçim, bir aydın davranışı olarak yeniden bir moda haline geliyor. St. Luke’s-Roosevelet Hastanesi...

Devamı…

Çocuğunuz hiperaktif olmayabilir

Almanya’da yapılan bir araştırma, anne-babaların kâbusu olarak fazlaca adından bahsedilen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (ADHD), doktorlar tarafından bir hayli fazlaca teşhis edildiğini ortaya koyuyor. Araştırmayı yapan akademisyenler, Alman doktorların teşhis ettikleri ADHD vakalarının dörtte üçünün gerçekleri yansıtmadığı görüşünde. Pek çoğumuzun “azıcık hareketli her çocuk hiperaktif olacak değil ya” diye şüpheyle baktığımız Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (ADHD) konusunda yapılan bir araştırma, konulan her teşhisin gerçeği yansıtmayabileceğini ortaya koyuyor. Almanya’daki Bochum-Ruhr ve Bazel üniversitelerinden Prof. Silvia Schneider, Prof. Jürgen Margraf ve Dr. Katrin Bruchmüller, Almanya’da ADHD teşhisi konmuş 1000 çocuk, aileleri ve doktorlarıyla yaptıkları bir araştırmayla, teşhis edilen vakaların...

Devamı…

Çocuklarımla kanser hakkında konuşmayı nasıl öğrendim?

Çocuklarımın meme kanseri olduğumu öğrendikten sonra en çok merak ettikleri şey, bu hastalığın beni öldürüp öldürmeyeceğiydi. Henüz ilkokula gidiyorlar, değişmez gerçeklerin ve uzun vadeli bilgilerin inşa ettiği bir dünyada yaşıyorlar. Akıllarına düşen ilk soru “Annemiz yaşayacak mı?” ya da “Annemiz ölecek mi?” Bu soruya nasıl cevap vereceğimi hiç öğrenmemiştim. İlk ameliyatımı Pekin’de bir hastanede geçirdim, odadaki herkes Çince konuşuyordu. Hiçbir şey söylemedim. Sessiz bir hastaydım. Çünkü Çincem yemek ısmarlamak, taksi çağırmak ve pazarda alışveriş etmek için yeterliydi yalnızca. Oğullarıma kanserden bahsederken çok zorlandım. Bir yandan bu hastalıktan bahsederken, diğer yandan yaşlanıp saçlarım ağarana kadar onlarla birlikte kalacağım konusunda yüreklerini...

Devamı…