Advertisement

Yazar: Uzunçorap

Kime çekmiş bu çocuk?

Çocuk yapmak da büyütmek de kalabalık bir takım oyunu kurmak demek… Haliyle ekip içi çekişmeler de kaçınılmaz. Bebek rahme düştüğü anda başlayan merak, doğumdan sonra anne ve baba taraflarının yüzde, gözde, endamda ve davranışlarda “acaba kimin genleri daha baskın” minvalinde sorularla devam eder… Birazdan çözeceğiniz test, akılları kurcalayan bu soruya cevap vermek değil, sizi eğlendirmek için yapılmıştır…...

Devamı…

Sizin tarafınıza

Sizin tarafınıza Ona baktığınızda kendinizi görür gibi oluyorsunuz. Yüzündeki, tavrındaki her ayrıntıda sizden bir iz var. Bu durum sizi ona ne kadar da yaklaştırıyor değil mi? Aman bozmayın keyfinizi. Çocuk sizin çocuğunuz, kime benzeyecekti başka? Lakin herkesin yanında da tekrarlamayın bu konudaki hissiyatınızı… Neme lazım sanki bir şüpheniz varmış da, konuyu bu kadar evirip çevirerek kendinizden emin olmaya çalışıyormuşsunuz gibi anlaşılabilir…...

Devamı…

Öteki tarafa

Öteki tarafa Alışamadınız hâlâ varlığına galiba… Sürekli sorgulayıp duruyorsunuz “kime çekmiş bu çocuk böyle” diye… Ebeveyn olmaya alıştırmamışsınız kendinizi henüz… Ama zaten insan böyle bir şeye hem daima hazırdır -çünkü dünyanın en doğal şeyidir yavrulamak- hem hiçbir zaman hazır olmaz -çünkü canlı olmanın en mühim delilidir. Kafanız karışmasın. Hem “öteki” taraftan hem sizden izlerle dolu yavrucak… Kendinizi sorgulamaktan vazgeçip, ebeveynlik konumuna alıştığınızda artık bu soruyu...

Devamı…

Benzemez kimse ona

Benzemez kimse ona Olabilir mi hiç, sizin çocuğunuz kimselere benzeyebilir mi? Dünyanın en orijinal varlığı tabii ki… Ona öyle hayransınız, üzerine o kadar titriyorsunuz, varlığıyla o kadar mutlusunuz ki hiçbir sıradan faniye benzetemiyorsunuz. Öyle olsun… Kargaya yavrusu kuzgun görünür. Dünyanın en benzersiz çocuğu sizindir, siz de zaten benzersiz bir ebeveynsinizdir. Merak etmeyin düşüncelerinizde yalnız değilsiniz. Milyonlarca ebeveyn aynı...

Devamı…

Genetik anarşi

Genetik anarşi Bakıyorsunuz bakıyorsunuz ne kendinizden ne “öteki” taraftan bir iz bulabiliyorsunuz. Her gün, her an sizi şaşırtacak bir şeyler buluyor. Kontrol altına alamıyorsunuz. Haliyle şüphedesiniz. “Kime çekmiş bu çocuk?” sorusu kimi zaman neşeli, kimi zaman umutsuz bir ses tonuyla dökülüyor dudaklarınızdan. Baktığınız o çocuk var ya, tam bir genetik mucize… Evrene verdiği çelişkili mesajları umutsuzca deşifre etmeye çalışmayın…...

Devamı…

Kampanyanın gücü adına: Şirketler GDO ithalatından vazgeçti

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF), sivil toplum ve kamuoyunun görüşlerini dikkate alarak 29 adet gıda amaçlı GDO için ithalat başvurusunu geri çektiğini duyurdu. TGDF, GDO konusunda kamuoyunun hassasiyetini göz önüne alarak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na gönderdiği resmi bir dilekçe ile 29 GDO gen başvurusunu geri çekti. Yapılan açıklamada “TGDF, GDO konusunda kamuoyunda uzun bir süredir yaşanan endişenin ve karmaşanın bir an önce sona ermesi için Biyogüvenlik Kurulu’nu göreve davet etmekte, kaçınılmaz bulaşmadan kaynaklanan sorunları çözecek adımların atılmasını talep etmekte ve söz konusu müracaatı geri çekmektedir” dendi. Greenpeace olarak, bir süredir TGDF’nin gıda amaçlı GDO başvurusunu...

Devamı…

Trombositlerle ilgili bozukluklar

Trombositler kemik iliğinde öncül hücrelerden oluşurlar. Çekirdekleri yoktur. Bu öncül hücrelerin üretimi ise karaciğer ve böbrekte yapılan trombopoetin denilen maddenin etkisi altındadır. Trombositler kanamanın durdurulmasının ilk fazında görev alırlar. Sayıca yetersizlikleri veya fonksiyonlarında azalma durumunda kanama olur. Trombositopeniler Normal sayısı: 150.000/mm3-450.000/mm3. Trombosit ömrü 10 gün. Dolaşıma katılan trombositlerin bir kısmı dalakta göllenir, olgunlaşmalarına devam ederler. Damar duvarı hasarı olunca (örneğin ciltte kesi) trombositler buraya yapışırlar (adhezyon). Bu trombositlerden salgılanan bazı maddeler diğer trombositlerin de birbirine yapışmasına neden olur (agregasyon). Trombositlerin yapım eksikliğine yol açan, aileden gelen durumlar TAR sendromu, Fanconi aplastik anemisi, Bernard Soulier Sendromu, May-Hegglin anomalisi, Wiskott-Aldrich Sendromu,...

Devamı…

Ne zaman konuşmaya başlayacak?

Kanadalı Lisa van de Geyn, 20 aylık kızının neden henüz konuşmaya başlamamış olabileceğini araştırıyor… Çocuğunuzun konuşma yeteneklerinin ne durumda olduğu konusunda endişeleriniz varsa sakin olun: Çocukların hangi evrede kaç kelime konuşabileceklerine dair bir kaide yok… 20 aylık olduğunda, kızım Peyton’un favori kelimesi “hayır”dı. Aslında “hayır” öğrenebildiği bir elin parmakları sayısınca kelimeden yalnızca biriydi. Kanada Dil Patolojisi ve Odyoloji Derneği’nin uzmanlarına kalsa, kızımın yaklaşık 200 kelimeyi öğrenmiş olması gereken yaşa, yani iki yaşına erişmesine yalnızca 4 ayı kalmıştı. Siz de eğer çocuğunuzun kelime bilgisinin gelişmemesi konusunda endişeleniyorsanız biraz ağırdan alın. University of Manitoba, Bebek Dili Laboratuarı’ndan Melanie Soderstrom bu evredeki...

Devamı…

Çocuğuna ne anlatıyorsun?

Banu K. Yelkovan, Radikal’de yayınlanan bugünkü yazısında futbol taraftarlığı ile çocukluk arasındaki ilişkiyi yazdı… Bugün tanık olduğumuz, kimimizin bizzat içerisinde bulunduğu ‘şiddet’ ortamının temelleri aslında çocuklukta atılıyor. Takımların kardeşliği, bizim futbol kültürümüzün sığlığı, yeni bir dünya nasıl yaratırız üzerine uzun uzun konuşmalar yapmayı seven bir arkadaşımızla yemek yerken, küçük kızının sokaktan geçen ezeli rakip formalı bir taraftarı göstererek söylediklerini hâlâ kahkahalarla hatırlarım: “Baba bu senin nefret ettiğin takımın forması değil mi?” Asıl komik olan babanın bembeyaz suratıydı aslında. “Ne nefreti?” filan diye gevelediyse de ok yaydan çıkmış, haber çocuktan alınmıştı bir kere… Şu meşhur, “Bizim derbimiz hiçbir derbiye benzemez;...

Devamı…

ÇTCS Mücadele Ağı: Küçük kızlarımızı gelin göndermeyelim

Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesine karşı bir kampanya başlattı. İnternet üzerinden yürütülen kampanyaya imza ile destek vermek mümkün. Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle (ÇTCS) Mücadele Ağı kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilmesine karşı bir kampanya başlattı. “Evlilik adı altında yürütülen bu cinsel ve ticari istismarı önleyelim. Gelin, küçük kızlarımızı koruyalım, gelin göndermeyelim” sloganıyla düzenlenen kampanya internet üzerinden yürüyor. Kampanya hakkında bilgi veren ÇTCS ile Mücadele Ağı Koordinatörü Şahin Antakyalıoğlu,ÇTCS’nin içindeki kurumların yanı sıra bireysel çalışma yapmak isteyen gençlerin katkıda bulunabilmeleri için bireysel üye olma imkanı tanıdıkları gençlik ağını kurduklarını anlattı. Kampanyanın internette dolaşan...

Devamı…