Kim bilir ne çok kadının başına geliyor. Hamile olduğunu fark edince sevinemeyen ne çok kadın var. Birçok anne ve anne adayı, aslında çocukları sevdikleri, kendi çocukları olmasını, ona bakmayı istedikleri halde, gerçekten bir çocuğu olacağını öğrenince korkuya kapılıyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri evlilik dışı çocuk doğurmaya karşı çevrenin acımasız tutumu.

Kadınlar istemeden hamile kaldıkları bebeklerinin, kendi ölümlerini getireceğinden korkuyor. Ailesi duyarsa namus adına öldürüleceğinden, istemediği biriyle zorla evlendirileceğinden, dışlanacağından, ailesinin onu reddedeceğinden, sokaklara düşeceğinden korkuyor kadınlar…

Kürtaja tabii ki karşı değilim. Hele ki bir kadının hamile olması, onun kendi hayatını tehlikeye atıyorken… Çocuk zorla istenmez. Ama pek çok kadın, özellikle de çok genç ve tecrübesiz anne adayları, hamile olduklarını fark ettiklerinde kürtaj süresi çoktan aşılmış oluyor. 19′undaki Hacire Göv gibi, hamile olduğu fark edilince ailesi tarafından öldürülen, veya doğumdan sonra hem bebeği hem kendisi katledilen insanlar var bu ülkede.

Çaresizlik içinde, hamileliğini ailesinden gizleyip kendi kendine doğum yapan ve bebeğini bir yerlere bırakan, ölüme terk eden hatta öldüren kadınlar var. Onlara saldırmak çok kolay, asıl olan kurtuluş yollarını düşünmek ve açmak. Kimi insanların bu kurtulma yollarını bu sitenin sayfalarında aradığını görmeye başladım, bildiklerimi elimden geldiğince paylaşmak istiyorum.

Tehlikedeyseniz size yardım edecek kadın kuruluşları var!

Sizin veya yakınınızın can güvenliği tehlikedeyse, istemediği bir şeye zorlanıyorsa, kadın kuruluşlarından yardım isteyebilirsiniz. Bu gibi durumlarda neler yaşanabileceğini iyi bilen, tecrübeli kadınlar var burada. Sizi yargılamayacak, sadece yardımcı olmaya çalışacaklar. Güçlerinin yetmediği noktada sizi doğru kurumlara yönlendirecekler.

Bu kurumlardan biri, Diyarbakır’da kurulmuş olan ve pek çok ilde şubesi olan Kamer. Bugüne dek sayısız hayat kurtardılar, namus adı altında işlenen cinayetleri Türkiye’nin gündemine onların çabası taşıdı. Kamer’in sitesine ulaşmak için burayı tıklayın.

Bir başka kadın dayanışma kuruluşu, İstanbul’daki Kadınlarla Dayanışma Vakfı. Kamer gibi sürekli bir yardım hattına sahip değiller, ama burada sizi anlayacak kadınlar var.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, acil durumlarda kadınların kalabileceği bir sığınağa sahip, kendi sığınaklarında yer olmasa da sizi ortada bırakmamak için ellerinden geleni yapacaklardır. Mor Çatı’ya hafta içi Salı günleri hariç 10.30-16.30 saatleri arasında ulaşılabiliyor. Ağustos ayı boyunca destek verilemiyor.

Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yardım ve bilgi hattı ALO 183′ü de arayabilirsiniz. Zor durumdaki kişi 18 yaşın altındaysa, SHÇEK’in de devreye girebildiği daha özel durumlar olabiliyor. Bu konularda da, ulaşacağınız kadın derneklerine danışabilirsiniz.

Bebeğinizi evlatlık vermek, koruyucu aileye emanet etmek

Bebeğinize bakmanız mümkün değilse, ona bakmayı isteyen başka birine emanet edebilirsiniz. Burada iki seçeneğiniz var, başka bir aile tarafından evlat edinilmek üzere bebeği bırakırsanız, artık onların çocuğu olarak büyüyecek ve onu evlat edinecek aile bulunana kadar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nda (SHÇEK) kalacak.

Çocuğu doğrudan kuruma vermek yerine, sizin de tanıdığınız bir aile tarafından evlat edinilmesini istiyorsanız, anlaşmalı evlat edinme işlemi için o aileyle birlikte SHÇEK’e başvuruyorsunuz. Ancak evlat edinmenin bazı koşulları var, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın verdiğe bilgiye göre, evlât edinmede;

* Küçüğün, evlât edinen tarafından en az bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması,

* Evlât edinmenin her halde küçüğün yararına bulunması ve evlât edinenin diğer çocuklarının yararlarının, hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi,

* Evlât edinecek kişi veya eşlerin, evlât edinilenden en az on sekiz yaş büyük olması,

* Evlat edinen ile edinilen arasında en fazla 40 yaş fark olması,

* Ayırt etme gücüne sahip olan küçüğün rızasının alınması,

* 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 311 inci ve 312 nci maddelerinde yer alan hükümler hariç, 309 uncu maddesinde belirtilen şekilde küçüğün ana ve babasının rızasının bulunması,

* Küçüğün vesayet altında olması halinde, Türk Medenî Kanununun 397 nci maddesinde öngörülen vesayet dairelerinin izninin alınmış olması,

* Eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya her ikisinin de otuz yaşını doldurmuş bulunmaları,

koşulları aranır.

Evlat edinme hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.

Bakamayacağınız çocuğun emin ellerde olmasını sağlamanın bir başka yolu da koruyucu ailelik. Burada da yine çocuğu kuruma bırakabiliyor veya onu koruması için kendi anlaştığınız bir kişi veya bir çifti koruyucu aile olarak önerebiliyorsunuz. Çocuğunuz koruyucu aile yanına yerleştiğinde onu ziyaret edebiliyorsunuz ve bir gün şartlar değiştiğinde isterseniz yine yanınıza alabiliyorsunuz.

Koruyucu aile olmak konusunda da şartlar daha esnek, evlat edinirken çocuk ile onu evlat edinen kişi arasında en az 18 en çok 40 yaş olması gerekiyor ama 25-65 yaş arasında herkes koruyucu aile olabiliyor. Bu konuyu, bir bebeğin koruyucu annesi olan gazeteci Mutlu Tönbekici, kendi yazısında (tıklayın) ve Ayşe Arman’a verdiği röportajda çok güzel anlatıyor.

Koruyucu aileliğin ayrıntıları için tıklayın.

Çocuğu evlatlık verirsem, koruyucu aileye verirsem, benim bir bebek doğurduğumu kimler öğrenir?

Burada çocuğu dünyaya getiren ama bunun duyulmasından çekinen kadınları tedirgin eden bir durum var. Çocuğunuzu evlatlık vermek veya koruyucu aile yanına yerleştirmek için kuruma vermeden önce, kendi üzerinize nüfusa kaydetmeniz gerekiyor (bunun istisnaları olabilir mi? Bu bilgi nüfusunuzdan silinir mi sonradan? Araştırıyorum ama henüz bilgi alamadım).

Bir çocuğu nüfusunuza kaydettiğinizde, sizin nüfus cüzdanınızda veya göz önündeki kimlik bilgilerinizde böyle bir çocuğunuz olduğu görünmüyor. Bu bilgi, vukuatlı nüfus kayıt örneğinizde kayıtlı. Vukuatlı nüfus örneğin, siz, eşiniz, anne-babanız, çocuklarınız, varsa veli, vasi ve vekilleriniz alabiliyor. Başka kimse alamıyor. (tıklayınız)

Evlilik dışı bir çocuğunuz varsa ve bunun bilinmesinden çekiniyorsanız, annenizin babanızın bu bilgiyi alabiliyor olması hoş değil elbette. Ama durup durduk yerde gidip sizin belgenizi almaya kalkmayacaklarını unutmayın.

Vukuatlı nüfus kaydı, bazı okulların kaydında, bazı iş yerleri tarafından istenebiliyor, bir de bazı ülkelerin vize başvurularında sorulabiliyor bildiğim kadarıyla. Bu kurumlara vukuatlı nüfus kaydınızı verecek olsanız dahi bunu ailenizden gizlemek mümkün. Bütün bu ihtimaller çocuğu bir kenara bırakmaktan iyidir. Ayrıca, ailenizden ve çevrenizden çekiniyorken, çocuğunuzdan da vazgeçmek istemiyorsanız, öz çocuğunuzun koruyucu annesi olduğunuzu dahi söyleyebilirsiniz yakınlarınıza, veya arkadaşınız, kardeşiniz herkese kurumdan aldığını söyleyerek evlat edinebilir sizin çocuğunuzu.

Çocuğu terk ederseniz…

Camii avlularına çocuklarını bırakıp hayır sahibi biri tarafından bulunsun diye dua eden anneler eski filmlerde kaldı. Çocuğunuzu terk etmek artık cezası olan bir şey. Ceza bir yana, vicdan yükünü unutmayın. Kimsenin haberi olmadan bebeği gömen anneler bundan sonraki hayatlarında rahat edebiliyor olabilir mi?

Onu herkesten saklamanız gerektiği için, kendi canınız tehlikeye girdiği için çocuğunuza bakamayacaksanız, onu istemiyorsanız, yine de bir yerlerde yaşıyor olduğunu bilmek korku değil, huzur kaynağı olsa gerek.

***

kamer için:

24 saat destek hattının telefonu 0530 644 44 10

Kadınlarla Dayanışma Vakfı için:

Kamer Hatun Mahallesi, Hamalbaşı Caddesi, No: 22 Kat: 6 Daire: 13 Beyoğlu/İstanbul

0212-251 58 50,

[email protected]

[email protected]

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı için:

0212 292 52 31-32

[email protected]

Katip Mustafa Çelebi Mah. Anadolu Sok. No: 23 D: 7-8 34433 Beyoğlu / İstanbul

***

Bu yazı, yazarımız Zeynep’in evlenmedendogurabilirsin.net adlı sitesinden alınmıştır.