Erkek çocuk annelerine 25 tavsiye!

7 Temmuz 2012 - Yazar: Editör - Kategoriler: Anasayfa, Genel, Haberler, Slider

ABD’li bloger anne Tabitha, kendi deneyimlerinden yola çıkarak erkek çocuk annelerine bir takım tavsiyelerde bulunmuş. Tabitha’nın çoğunluğu ana-oğul ilişkisini daha eğlenceli kılmaya yönelik tavsiyelerini özetleyerek aktarıyoruz…

1. Hislerini söyleyebileceği kelimeler öğretin
Oğlunuz çoğu zaman duygularını çığlık atarak ya da sessizce bir köşeye çekilerek ifade etmeye çalışacaktır. Korktuğu ya da heyecanlandığı zaman çığlık atar. Eğer üzerinde çalışmazsanız duygularını ifade etmeyi hayatı boyunca öğrenemez. Bu yüzden ona duygularını ifade edebileceği kelimeleri öğretmek için özellikle uğraş vermelisiniz. Kızgınım, üzgünüm, hayal kırıklığına uğradım, yıkıldım gibi kelimeleri öğretin… Daha az çığlık attığını ya da hırçınlaştığını göreceksiniz.

2. Amigo kızı olun
İyi yaptığı şeylerin sizi sevindirdiğini bilmesine müsaade edin. Yüzünüz sürekli asık olmasın. Sürekli onu nasıl ödüllendireceğinizi düşünmek yerine gülümseyin, alkışlayın… Ha, unutmayın! Tabii ki yaptıklarınız onu utandıracak ve durmanızı isteyecektir. Siz gene de kendinize engel olamayın.

3. Çamaşır yıkamayı öğretin
Hayatını kurtarmış olursunuz… İlerde karısı duacınız olur. Ütüyü de ihmal etmeyin…

4. Okuyun ve okutun
Bu sadece erkek çocuklar için geçerli değil. Çocuğunuz okuma alışkanlığını sizden alacak. Onunla okuduğunuz her kitap, gelecekte iyi bir okur olmasını sağlayacak.

5. Dans etmeyi öğretin
Oğlunuzun ilerde eğlenceli bir flört hayatı olabilmesi için ona yapabileceğiniz en büyük iyiliklerden biri. Küçüklüğünde zaten müzik duydukça çeşitli hareketler yapacaktır. Size kalan onu dans ederken utandırmamak ve hatta onunla dans etmek…

6. Kimi örnek alsın?
Buna karar verme yetisi tek başınıza size ait değil. Ama vücutlarıyla değil, kafalarıyla farklılık yaratmış insanları tercih etmesini sağlamanın çeşitli yolları var. Sürekli Batman seyreden bir çocuğa “Einstein çok önemli bir adamdı” demek kolay değil. Deseniz de inandıramayabilirsiniz. Ama hikâyeyi de anlatırsanız daha inandırıcı olursunuz.

7. Kadınlardan bahsedin
Çocuğunuz erkek diye ille de erkekleri rol modeli belleyecek diye bir kaide yok. Ona hayatı hepimiz için farklılaştırmış kadınları da anlatın.

8. Kadınlar hakkında…
Kadınlar hakkında ne zaman negatif bir şey duysa, kendinizin de bir kadın olduğunu hatırlatın. Ayrıca kendi gündelik hayatınızı, onu nasl doğurduğunuzu, onunla birlikte ve onsuz nasıl yaşadığınızı anlatarak her kadının bir nevi süperkahraman olduğunu öğrenmesini sağlayın.

9. Görgü kuralları
İçinde bulunduğunuz zamanın görgü kurallarını bir miktar da olsa öğretmenizde fayda var. Ne de olsa büyüyecek, insan içine karışacak… Çok yardımı dokunur.

10. İnanacağı bir şeyler olsun
Çocuğunuzu dindar yetiştirmek zorunda değilsiniz. Ama inandığı bir kavram, bir değer olursa korktuğu, kendini kaybolmuş ya da kızgın hissettiği zaman sebeplerini anlatmak onun için daha kolay olur. Özgürlüğe ya da adalete inanabilir örneğin. Bu onu güçlü ve dirençli kılacaktır…

11. Nezaket
Ona bebeklere, çiçeklere, hayvanlara ve başka insanlara karşı nazik olmayı öğretin…

12. Bırakın kirletsin
Ne zaman giysilerini kirletse öfkeleniyor musunuz? Vazgeçin. Kendinize kötülük ediyorsunuz. Bir çocuğun üstünü başını temiz tutması için harcadığınız çaba, çamaşır yıkamak ya da çamaşır yıkamayı çocuğunuza öğretmekten kat be kat fazla olacaktır.

13. Futbol oynayın
Oğlunuzla top peşinden koşturmak, onun standart kadınlık erkeklik hikâyesinin dışında birkaç anı geliştirmesini sağlayacaktır. Onu futboldan uzak tutamayacaksınız muhtemelen. Ama futbolla erkekliği özdeşleştirmesini engelleyebilirsiniz bir şekilde. Böylece erkeklik durumuna ilişkin hayal gücü şekillenecektir…

14. Dışarı çıkın
Arada bir onunla dışarı çıkın. Sokakları, parkları arşınlayın. Hatta uygun yerlerde elinizi bırakıp sizden uzaklaşmasına seyirci kalın. O zaten sizden uzaklaştığı her an sizi gözlüyor olacaktır. Telaşa kapılmayın, gülümseyin ve ona yalnız başına da olabileceğini gösterin.

15. Bırakın kaybetsin
Sizinle oynadığı her oyunu kazanması, hayatın sürekli kazanılan bir oyun olduğunu zannetmesine yol açabilir. Kendi çabasıyla, yetenekleriyle kazanmayı öğrenmesi için arada bir kaybetmesi de gerekir.

16. Başkalarına yardım etsin
Kendi yaşıtlarına, yaşlılara ya da size… Mutlaka birilerine yardım etmesi için fırsat kollayın ve onu teşvik edin…

17. Pratikler
Birlikte okuyun, yazın, konuşun, şarkı söyleyin… Yemek yapın, yolculuk edin ve bütün bunları sadece sizinle değil, başkalarıyla da yapması konusunda cesaretlendirin.

18. Sorularını yanıtlayın
Size binlerce “neden”le başlayan soru soracaktır. Cevapsız bırakmayın. Birazcık düşünerek, en olmadık sorulara bile verilecek cevaplar bulabilirsiniz.

19. Yara bandı
Evde ve çantanızda sürekli yara bandı bulundurun. Hatta onun cebine de bir adet koyup, ne işe yaradığını anlatın…

20. Babayla başbaşa
Babasıyla baş başa kalmasına izin verin. Dışarı çıksın, eğlensin, erkek erkeğe sohbet etsinler. Hatta sadece babasının bildiği, sizin bilmediğiniz bazı şeyler olmasına da göz yumun.

21. Enerjisini harcatın
Enerjisini harcayabileceği durumlar yaratın. Bahçeyi temizlesin, davul çalsın, top oynasın… Ama ne olursa olsun bilgisayar başında geçirmesin ömrünü…

22. Ev yapın
Varsa bahçenizde ya da balkonunuzda birlikte ev inşa edin. İlle de legolarla yapmak zorunda değilsiniz. Hatta etrafta her an bulunabilecek herhangi bir malzemeyle yapabilirsiniz… Daha yaratıcı olur…

23. Yeni yerler
Oğlunuzun dünyayı keşfetmekten hoşlanan biri olmasını istiyorsanız onunla yeni mekânlar keşfetmeye açık olun. Hep aynı parka gitmeyin oyun oynamak için, farklı güzergâhlarda farklı mekânlara yolculuk edin…

24. Öpün
Oğlunuza olan sevginizi başını okşayarak ve onu öperek de gösterin. Dokunulmaktan korkan bir çocuk olmasın…

25. Hayatın merkezi
Bir müddet hayatınızın merkezinde o olacak ve elbette siz de onun hayatının merkezi olacaksınız. Bu dönem boyunca yüzünüze yerleştireceğiniz onaylayıcı gülümseme onun kendine güvenen biri olmasını sağlayacak. Elbette her konuda istediği her şeyi yapamaz ve bu sınırları da yine yüzünüzdeki gülümsemeyi kullanarak ona hatırlatabilirsiniz. Ama önceliğiniz onu hayata atılmak, kendini ifade etmek ve bazen sizsiz de bir şeyler yapmak için cesaretlendirmek olsun…

Kaynak: studerteam.blogspot
Çeviri: Uzunçorap

Tümünü gör